yarattık ile cümle
yarattık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mesela, bir gazete yarattık, sıradan bir gazete.예를 들면, 우리는 신문을 만들었는데 보통 신문이에요.
Mesela, bir gazete yarattık, sıradan bir gazete.Na przykład stworzyliśmy gazetę, zwykłą gazetę.
Mesela, bir gazete yarattık, sıradan bir gazete.Per esempio, abbiamo creato un giornale un giornale normale.
Mesela, bir gazete yarattık, sıradan bir gazete.Por ejemplo, hemos creado un periódico, un diario normal.
Mesela, bir gazete yarattık, sıradan bir gazete.Ví dụ, chúng tôi tạo ra 1 tờ báo, 1 tờ báo thông thường.
Mesela, bir gazete yarattık, sıradan bir gazete.Wir haben zum Beispiel eine Zeitung erstellt, eine normale Zeitung.
Mesela, bir gazete yarattık, sıradan bir gazete.Έτσι, για παράδειγμα, δημιουργήσαμε μια εφημερίδα, μια κανονική εφημερίδα.
Mesela, bir gazete yarattık, sıradan bir gazete.Мы создали газету, обычную газету.
Mesela, bir gazete yarattık, sıradan bir gazete.אז לדוגמא, יצרנו עיתון,
Mesela, bir gazete yarattık, sıradan bir gazete.وعلى سبيل المثال,اخترعنا صحيفة, صحيفة يومية.
Mesela, bir gazete yarattık, sıradan bir gazete.一見 普通の新聞ですが ワイヤレスヘッドフォンを着け
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.C'est davantage une réalité que celles que nous avons créées nous-mêmes.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Det är mer en realitet än den våra själv har skapat.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.E mai mult o realitate pe care chiar noi am creat-o.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.É mais uma realidade que nossos Eus criaram.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.È più realtà di quelle che ci siamo creati noi.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Es ist mehr die Realität als die Selbste, die wir erfunden haben.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Es más real que aquellos otros que nosotros mismos hemos creado.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Het is meer realiteit dan die welke onze zelven hebben geschapen.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Itu lebih nyata daripada sesuatu yang diri kita telah ciptakan.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Je skutečnější než ta já, která jsme si vytvořili.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Jest to bardziej rzeczywiste niż te 'ja', które sami wytworzyliśmy.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.그것들은 우리 자신들이 만들어내었던 것들보다 더욱 실제적인 것입니다.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Nó thực hơn tất thảy những gì chúng ta tự tạo ra.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Sokkal inkább valóság ez, mint amiket az 'én'-eink hoztak létre!
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Είναι πιο πραγματική από αυτό που δημιούργησαν οι εαυτοί μας.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Това е по-реално от онова, което Аз-овете ни са създали.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Це більше реальність ніж те, що ми самі себе створили.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Это более реальность, чем то, что мы сами себе создали.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.הוא יותר אמיתי מאשר המציאות שהעצמי שלנו יצר.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.إنه أكثر ثباتا وواقعية من الذوات التي كوناها لأنفسنا.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.我們生存的狀態就是一個事實 僅僅系我們自己創造的。
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.現実味があるのです もしも 必ず訪れる自己の死をたたえ
Onu senin için biz yarattık! Bu aşk değil!남들이 대신 해 주는 사랑 그게 말이 돼!
Onu senin için biz yarattık! Bu aşk değil!نحن نحبها بالنيابة عنك هذا ليس حبا
Onu senin için biz yarattık!Kami yang melakukannya !
Onu senin için biz yarattık!¡Lo hacemos por ti!
Onu senin için biz yarattık!Nós fazemos isso por você!
Onu senin için biz yarattık!Ми всі працюємо за тебе.
Oturup oyunu baştan sona yarattık.우리가 모여 앉아 처음부터 끝까지 우리 힘으로 게임을 만들었어요
Oturup oyunu baştan sona yarattık.Nous nous sommes juste assis et avons créé le jeu du début à la fin.
Oturup oyunu baştan sona yarattık.Po prostu usiedliśmy i stworzyliśmy grę od początku do końca.
Oturup oyunu baştan sona yarattık.Prakticky jsme si sedli a vytvořili hru od začátku až do konce.
Oturup oyunu baştan sona yarattık.Wir setzten uns einfach hin und erschufen das Spiel vom Anfang bis zum Ende.
O zaman kendimizi yeniden yarattık ve birlikte hareket edeceğimize yemin ettik.우리는 우리자신을 새롭게 했고 함께 걸어나가기를 서약하였습니다
O zaman kendimizi yeniden yarattık ve birlikte hareket edeceğimize yemin ettik.Nos rehicimos y prometimos seguir adelante juntos.
O zaman kendimizi yeniden yarattık ve birlikte hareket edeceğimize yemin ettik.我々は力を合わせて 近代経済には 交通や交易を促進する鉄道や高速道路が必要であり
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.Aion puhua paikoista, joita miehet luovat itselleen.
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.A tak skutočne budem hovoriť o priestoroch, ktoré si pre seba muži budujú.
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.Azokról a helyekről fogok beszélni, amiket a férfiak építenek saját maguknak.
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.Będę mówił o miejscach, które mężczyźni budują dla siebie.
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.Bueno, en efecto voy a hablar acerca de los espacios que los hombres crean para ellos mismos.
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.Deci, voi vorbi într-adevăr despre spaţiile pe care bărbaţii le creează pentru ei înşişi.
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.Jadi, saya memang akan berbicara tentang area yang dibuat orang untuk dirinya sendiri,
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.Je vais vous parler des espaces que les hommes créent pour leur usage privé.
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.Keine Sorge, ich werde wirklich gleich über die Bereiche reden, die Männer für sich selbst schaffen.
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.저는 남자들이 스스로를 위해 만든 공간에 대해 말씀드리려 합니다.
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.Oggi vi voglio parlare degli spazi che gli uomini si creano per se stessi.
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.Povím vám něco o prostorech, které si muži vytvářejí sami pro sebe.
Pekala, aslında erkeklerin kendileri için yarattıkları alanlar hakkında konuşacağım.Vâng, tôi thật sự muốn nói về không gian mà người ta tạo ra cho mình