yarattı ile cümle
yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Avrupa bende şok etkisi yarattı, ve sanırım uyum sağlamak için derimi değiştirme ihtiyacı hissetmeye başladım.유럽은 저에게 충격으로 다가왔고, 저는 카멜레온처럼 피부를 변화시키며 환경에 적응해야 하는 필요성을 절실히 느꼈습니다.
Avrupa bende şok etkisi yarattı, ve sanırım uyum sağlamak için derimi değiştirme ihtiyacı hissetmeye başladım.L'Europe a été un choc pour moi, et je pense avoir ressenti le besoin de faire peau neuve pour m'intégrer.
Avrupa bende şok etkisi yarattı, ve sanırım uyum sağlamak için derimi değiştirme ihtiyacı hissetmeye başladım.Ternyata Eropa sangat mengejutkan bagi saya, dan saya mulai merasa perlu berganti kulit agar bisa membaur.
Avrupa bende şok etkisi yarattı, ve sanırım uyum sağlamak için derimi değiştirme ihtiyacı hissetmeye başladım.Европа беше шок за мен и започнах да чувствам нуждата да оцветя кожата си, за да стана един от другите.
Avrupa bende şok etkisi yarattı, ve sanırım uyum sağlamak için derimi değiştirme ihtiyacı hissetmeye başladım.אם כן, אירופה באה כשוק בשבילי, ואני חושב שהתחלתי להרגיש את הצורך להשיל את עורי כדי להשתלב.
Avrupa bende şok etkisi yarattı, ve sanırım uyum sağlamak için derimi değiştirme ihtiyacı hissetmeye başladım.والآن جاءت أوروبا لتمثل صدمة بالنسبة لي، وأعتقد أنني بدأت أشعر بالحاجة لتغيير بشرتي لتكون مناسبة.
Avrupa bende şok etkisi yarattı, ve sanırım uyum sağlamak için derimi değiştirme ihtiyacı hissetmeye başladım.「ここに馴染むには皮膚の色を変えなくては」 と考え始めました カメレオンみたいに同化したかったんです
Axis of Evil adlı komedi hareketini yarattılar.이들은 악의 축이라는 그럴듯한 이름의 희극을 만들었습니다.
Axis of Evil adlı komedi hareketini yarattılar."Trục của quỷ"
Axis of Evil adlı komedi hareketini yarattılar.יצרו את המופע בעל השם הראוי ציר הרשע.
Axis of Evil adlı komedi hareketini yarattılar.بخلق فرقة كوميدية أطلقوا عليها اسم "فرقة محور الشر الكوميدية"
Axis of Evil adlı komedi hareketini yarattılar.どこへ行っても
Ay Güneş'in ışığına ihtiyaç duyuyor, keyfini çıkardığımız yarattığı bu serinlik için bile.La luna depende de la luz del sol para reflejar incluso este frescor del que gozamos.
Ay Güneş'in ışığına ihtiyaç duyuyor, keyfini çıkardığımız yarattığı bu serinlik için bile.La lune dépend de la lumière du soleil, de façon à réfléchir même cette fraîcheur que nous apprécions.
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.És létrehoztunk egy tárgyalótermet.
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.회의실도 하나 만들었는데
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.Noi creiamo anche delle sale di consiglio.
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.Nous avons aussi créé une salle de conseil.
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.Stworzyliśmy również salę posiedzeń.
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.También creamos una sala de reuniones.
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.We hebben ook een bestuurskamer gemaakt.
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.Wir haben auch einen Sitzungssaal kreiert.
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.Направихме и заседателна зала.
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.בנינו גם חדר ישיבות.
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.كما انشأنا قاعة للمجلس.
Ayrıca birde yönetim odası yarattık.日本の京都の家具職人を雇って
Ayrıca, bu öğretinin diğer insanların üzerinde yarattığı etki de, onu kabullenmeme sebep oldu.Auch sah ich die Auswirkung, die sie auf andere hatten. Darum trat ich bei.
Ayrıca, bu öğretinin diğer insanların üzerinde yarattığı etki de, onu kabullenmeme sebep oldu.그것을 다른 사람에 게 효과 볼 수 있게 만들었는지 내가 그것을 받아들일입니다. 후에 노출 되는 것으로 나타났습니다.
Ayrıca, bu öğretinin diğer insanların üzerinde yarattığı etki de, onu kabullenmeme sebep oldu.La maison a brûlé à la terre.
Ayrıca, bu öğretinin diğer insanların üzerinde yarattığı etki de, onu kabullenmeme sebep oldu.Ακόμη βλέποντας την επίδραση που είχε σε άλλους, αυτό με έκανε να το αποδεχτώ.
Ayrıca, bu öğretinin diğer insanların üzerinde yarattığı etki de, onu kabullenmeme sebep oldu.قادر على رؤية تأثير ذلك على الآخرين، ذلك ماجعلني أقبل به. ولاحظت أنه بعد توضح
Babamın ölümü, ailede büyük bir şok yarattı. Çünkü o güçtü.Ο θάνατος του πατέρα μου προκάλεσε μεγάλο σοκ στην οικογένεια, επειδή είχε την εξουσία.
Babamın ölümü, ailede büyük bir şok yarattı.그리고 아버지의 죽음 발생 위 가족, 큰 충격
Babamın ölümü, ailede büyük bir şok yarattı.وموت والدي سبب صدمة عظيمة في العائلة
Bağımsız müzisyenlerin müziklerini büyük şirketlere satmadan pazarlayabilecekleri bir yer yarattı.Ceea ce a permis muzicienilor independenţi să aibă un loc unde să-şi vândă muzica fără a deveni comerciali.
Bağımsız müzisyenlerin müziklerini büyük şirketlere satmadan pazarlayabilecekleri bir yer yarattı.Daardoor kregen onafhankelijke muzikanten een plaats om hun muziek te verkopen zonder hun ziel te verkopen.
Bağımsız müzisyenlerin müziklerini büyük şirketlere satmadan pazarlayabilecekleri bir yer yarattı.여기서 독립음악하는 사람들이 직접 판매에 나서지 않고도 자신들의 음악을 팔 수 있게 됐습니다.
Bağımsız müzisyenlerin müziklerini büyük şirketlere satmadan pazarlayabilecekleri bir yer yarattı.І це дозволило незалежним музикантам мати місце для продажу своєї музики без того, щоб продаватись комусь.
Bağımsız müzisyenlerin müziklerini büyük şirketlere satmadan pazarlayabilecekleri bir yer yarattı.מקום משלהם למכור את המוזיקה שלהם ישירות ללקוח. מקום משלהם להגשים בו את המשימה
Bağımsız müzisyenlerin müziklerini büyük şirketlere satmadan pazarlayabilecekleri bir yer yarattı.والذي يسمح للموسيقين المستقلين ببيع موسيقاهم من غير ان بيعهم لهم
Bağımsız müzisyenlerin müziklerini büyük şirketlere satmadan pazarlayabilecekleri bir yer yarattı.身売りすることなく音楽を売る場所を持つのを助けました もともと彼らが持っている使命を
Bahçe isimli eseri yarattım.Criei uma obra chamada "Jardim", que é literalmente um jardim de humanidade.
Bahçe isimli eseri yarattım.De asemenea, am creat o piesă numită "Grădina", care e literalmente o grădină a umanității.
Bahçe isimli eseri yarattım.'인류의 정원'이라는 뜻을 담고 있습니다.
Bahçe isimli eseri yarattım.letterlijk een tuin der mensheid.
Bahçe isimli eseri yarattım.Pero había algo en la primera obra,
Bahçe isimli eseri yarattım.Это в буквальном смысле слова человеческий сад.
Bahçe isimli eseri yarattım.שאפשר לומר שהיתה מילולית גינה של האנושות.
Bahçe isimli eseri yarattım.والتي هي حرفيا حديقة للإنسانية.
Bahçe isimli eseri yarattım.ですが最初の作品で用いた
Bakın, zıplıyor. Yarattığı basıncı görebiliyorsunuz.Er komt veel druk op bij het springen.
Bakın, zıplıyor. Yarattığı basıncı görebiliyorsunuz.여기 보세요, 뛰어 내릴 수도 있습니다. 얼마나 단단한지 알 수 있지요.
Bakın, zıplıyor. Yarattığı basıncı görebiliyorsunuz.תראו, הוא קופץ. אתם רואים בכמה לחץ זה יכול לשאת.
Bakın, zıplıyor. Yarattığı basıncı görebiliyorsunuz.:ما ترون انه يقفز و أي نوع من الضعط يترتب عليها
Bakın, zıplıyor. Yarattığı basıncı görebiliyorsunuz.(膝下まで足がある人なら誰でもこうできます)
Banner'lar (yanar-döner web ilanları) ve porno reklamlarından kar eden bir endüstri yarattılar.Au creat o industrie cu reclame porno pentru a câştiga o avere.
Banner'lar (yanar-döner web ilanları) ve porno reklamlarından kar eden bir endüstri yarattılar.De har lavet en industri med bannere og porno reklamer for at tjene penge.
Banner'lar (yanar-döner web ilanları) ve porno reklamlarından kar eden bir endüstri yarattılar.Han creado una industria con carteles y anuncios pornográficos para obtener ganancia.
Banner'lar (yanar-döner web ilanları) ve porno reklamlarından kar eden bir endüstri yarattılar.Hanno creato un'industria con banner e pubblicita' a siti porno per le entrate.
Banner'lar (yanar-döner web ilanları) ve porno reklamlarından kar eden bir endüstri yarattılar.He ovat luoneet teollisuuden, porno -sun muiden mainosten kera tuloja ansaitakseen.
İlgili Sayfalar