yaratır ile cümle

yaratır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.Tworzymy opowieści, aby zdefiniować naszą egzystencję.
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.Vi skaber historier for at definere vores eksistens.
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.Wij creëren verhalen om ons bestaan te definiëren.
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.Wir erfinden Geschichten, um uns unsere Existenz zu erklären.
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.Δημιουργούμε ιστορίες για να ορίσουμε την ύπαρξή μας.
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.Ми вигадуємо історії, щоб осягнути суть життя.
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.Мы создаем истории, чтобы определить своё существование.
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.Създаваме истории, за да дефинираме съществуването си.
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.אנו יוצרים סיפורים כדי להגדיר את קיומנו.
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.فنحن نخلق القصص التي تحدد وجودنا.
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.物語を作らなければ
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.E dovevamo creare qualcosa di irrealizzabile.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.E iríamos criar uma coisa inviável.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.Et nous aurions créer quelque chose d'impraticable.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.I stworzylibyśmy coś, co byłoby niepraktyczne.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.(공공공간) 위에 다 올려놓겠죠. 그러면 도저히 말이 안되는 것을 만들게 되고 맙니다.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.Şi am fi creat ceva neviabil.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.We zouden iets gecreëerd hebben dat niet levensvatbaar zou zijn.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.Y crearíamos algo que no sería viable.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.Вийде щось справді недоцільне.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.И бихме създали нещо, което е нежизнеспособно.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.Мы бы создали что-то нежизнеспособное.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.ונזרוק את זה מעל. והיינו יוצרים משהו שהיה לא מעשי.
Ve böylece düzgün çalışamayacak bir şey yaratırdık.ويلقونه على القمة. وسوف نخلق شيئا وكان ذلك غير قابل للحياة
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Azt mondja, hogy "te nem én vagyok", az "az a növény nem én vagyok, nincs közöm hozzá".
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.E essa história do "eu" criou o mundo que temos hoje.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Ja tämä tarina itsestä oikeasti luo maailmamme.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Och den här berättelsen om jaget skapar verkligen vår värld.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Si aceasta poveste a sinelui într-adevar creeaza lumea noastra.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Ty nejsi já, ta květina nejsem já, je to něco odděleného.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.בקרב דברים נפרדים אחרים,
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.この宇宙とも分断されています。
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.Acest lucru are rolul de a incita.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.Ceci agit comme un aiguillon.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.Co samo w sobie jest podniecające.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.Đó là một điều dễ gây kích động,
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.En dat gedraagt zich als iets wat prikkelt.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.E questo ci affascina.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.Isto é uma coisa bastante provocadora.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.이것은 참으로 흥미있는 일들이지요.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.Und das ist eine anregende Sache.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.Y esto actúa como una especie de cosa excitante.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.И этот процесс будоражит воображение.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.Това действа като един вид възбудител.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.ודבר זה מתפקד כמשהו מגרה.
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.وهذا يعمل كنوع من الاثارة
Ve bu bir tür iç gıcıklayan bir durum yaratır.写真はティーザーになるし 欲望や覗き見を掻き立てるのです
Ve bu fark yaratır. Bu durum, ailenin cebinden para harcaması demektir.Das ist Geld aus der Tasche, dass Family\'92s.
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?Como é que eu crio a minha própria vida?
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?Cum îmi creez propria viaţă?
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?Dan bagaimana saya menciptakan hidup saya sendiri ?
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?En hoe creëer ik mijn eigen leven?
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?És hogyan alkotom a saját életem?
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?Et comment puis-je créer ma propre vie ?
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?I jak ja tworzę własne życie?
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?또 내가 어떻게 내 자신의 인생을 창조하지?
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?Miten luon oman elämäni?
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?Och hur skapar jag mitt eget liv?
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?Und wie gestelle ich mein eigenes Leben?
Ve kendi hayatımda nasıl yaratırım?Και πως μπορώ να δημιουργήσω τη δική μου ζωή;

İlgili Sayfalar