Tom bir yararcı.Tom is a pragmatist.
"Benim standardım açıkçası yararcılık."My standard is frankly utilitarian.
Bu durum genel anlamda görsellikten ziyade yararcı bir oyun tarzını izlemiş oldukları şeklinde yorumlanmıştır.À la place, on met le focus sur un regard beaucoup plus juste de la maladie.
Aslen, yararcılığın kurucusu Jeremy Bentham olarak bilinir.El utilitarismo de Jeremy Bentham.
Eşler arasındaki ilişki ilk olarak yararcı, faydacı, bir yaklaşımdır.Lo positivo a nivel práctico será lo útil, eficaz y constructivo.
Eşler arasındaki ilişki ilk olarak yararcı, faydacı, bir yaklaşımdır.Монстр поначалу кажется очень любезным и полезным.
Uzmanlık alanı uygulamalı etik olup etik sorunlara seküler ve yararcı bir açıdan yaklaşır.يعمل بتخصص في مجال الأخلاقيات التطبيقية ومقاربة المواضيع الأخلاقية من منظور علماني ونفعي.
Uzmanlık alanı uygulamalı etik olup etik sorunlara seküler ve yararcı bir açıdan yaklaşır.Atua na área de ética prática, tratando questões de Ética de uma perspectiva utilitarista.
Aslen, yararcılığın kurucusu Jeremy Bentham olarak bilinir.Jeho myšlenky ovlivnil utilitarista Jeremy Bentham.
Aslen, yararcılığın kurucusu Jeremy Bentham olarak bilinir.Utilitarizem kot etično teorijo je razvil Jeremy Bentham.