yararı ile cümle
yararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tartışmanın kime yararı var?Ai là người hưởng lợi từ các lập luận?
Tartışmanın kime yararı var?Chi trae beneficio dalle discussioni?
Tartışmanın kime yararı var?Cine beneficiază de argumente ?
Tartışmanın kime yararı var?Kinek származik előnye a vitákból?
Tartışmanın kime yararı var?Komu hádky prospívají?
Tartışmanın kime yararı var?Kto korzysta na kłótniach?
Tartışmanın kime yararı var?¿Quién se beneficia de los debates?
Tartışmanın kime yararı var?Qui profite de ces débats ?
Tartışmanın kime yararı var?Siapa yang bermanfaat dari argumen?
Tartışmanın kime yararı var?Wer profitiert von Streitgesprächen?
Tartışmanın kime yararı var?Wie heeft daar baat bij?
Tartışmanın kime yararı var?Кой печели от споровете?
Tartışmanın kime yararı var?Кто от этого выигрывает?
Tartışmanın kime yararı var?Хто від цього виграє?
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Ahogy vannak ebben előnyök az embereknek és az állatoknak, úgy vannak előnyei a munkahelyi játékosságnak is.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Assim como há benefícios para as pessoas e os animais, há benefícios em brincar no trabalho.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Del mismo modo que beneficia a humanos y animales el juego aporta beneficios al trabajo.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Exact cum sunt avantaje pentru oameni și animale, există avantaje pentru jocul la locul de muncă.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Genauso wie es Vorteile für Menschen und Tiere gibt, gibt es auch Vorteile für die Arbeit.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.마치 인간과 동물에게 장점이 있듯이, 직장에서의 놀이에도 장점이 있습니다.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Proprio come ci sono vantaggi per uomini e animali, ci sono dei vantaggi se si gioca al lavoro.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Sama seperti manfaat bagi manusia dan hewan, ada manfaat dari bermain di tempat kerja.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Stejně, jako jsou zde výhody pro lidi a zvířata, tak jsou zde výhody hraní i v práci.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Tak samo jak istnieją korzyści dla ludzi i zwierząt, tak też istnieją korzyści z zabawy w pracy.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Tout comme il y a des avantages pour les humains et les animaux, il y a des avantages à jouer au travail.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Zoals er voordelen zijn voor mensen en dieren, zo zijn er voordelen aan spel op het werk.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Так же, как люди и животные выигрывают от игры, работа тоже выигрывает от игры.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Ті самі переваги, які гра дає тваринам та людям, вона дає нам і в роботі.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.Точно както има и други ползи за хора и животни, забавлението е полезно и в работата.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.בדיוק כפי שיש תועלת לבני האדם ולחיות, כך יש תועלת להשתעשעות גם במקום העבודה.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.مثلما هناك فوائد للبشر والحيوانات ، هناك فوائد للعب في العمل.
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.就好似嗰啲對人類同動物嘅好處一樣, 呢啲係玩對工作嘅好處。
Tıpkı hayvanlara ve insanlara yararlı olduğu gibi, çalışmaya da yararı vardır.遊びは職場にも恩恵をもたらすのです 例えば 遊びは創造性を刺激します
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Chúng ta là những đại diện chính đáng duy nhất cho lợi ích công cộng"
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Jesteśmy jedynymi prawowitymi reprezentantami interesu publicznego."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Kitalah satu-satunya wakil yang sah dari kepentingan umum."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""오로지 우리의 정부만이 공공이익을 합법적으로 대표할 수 있다"
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Mi vagyunk a közérdek egyetlen törvényes képviselői."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""My jsme jedinými oprávněnými zástupci veřejného zájmu."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Noi siamo gli unici rappresentanti legittimi del'interesse pubblico."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Nós somos os únicos legítimos representantes do interesse público."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz."" Nous sommes les seuls et légitimes représentants de l'intérêt public. "
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz."'Somos los únicos representantes legítimos del interés público.'
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Vi är de enda legitima representanterna för allmännyttan."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Wij zijn de enige legitieme vertegenwoordigers van het algemeen belang."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Wir sind die einzig berechtigten Repräsentativen des öffentlichen Interesses."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Είμαστε οι μόνοι νόμιμοι εκπρόσωποι του δημοσίου συμφέροντος".
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Ми -- єдині легітимні представники інтересів суспільства."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Мы единственные законные представители интересов народа".
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Ние сме единствените легитимни представители на обществения интерес. "
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""אנו הנציגים הלגיטימיים היחידים של האינטרס הציבורי."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""نحن الممثلون الوحيدون الشرعيون للرأي العام".
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz."正当な代表である」と言いました でもその後 彼は
Umarım, birazcık da olsa yararım dokunmuştur. -Doufám, že to bylo alespoň trochu užitečné.
Umarım, birazcık da olsa yararım dokunmuştur. -En soms heb je niet eens een calculator nodig.
Umarım, birazcık da olsa yararım dokunmuştur. -Esperamos que você encontrou vagamente útil.
Umarım, birazcık da olsa yararım dokunmuştur. -Espero que los hayas encontrado levemente utiles...
Umarım, birazcık da olsa yararım dokunmuştur. -Mam nadzieję, że będzie to jakkolwiek użyteczne. ...
Umarım, birazcık da olsa yararım dokunmuştur. -בתקווה שמצאתם את זה מועיל באופן כלשהו.
Umarım, birazcık da olsa yararım dokunmuştur. -اتمنى انكم وجدتم هذا مفيداً
İlgili Sayfalar