yararı ile cümle

yararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Herkesin ortak yararı için herkese Ruhu belli eden bir yetenek veriliyor.Pero a cada cual le es dada la manifestación del Espíritu para provecho mutuo
Herkesin ortak yararı için herkese Ruhu belli eden bir yetenek veriliyor.Şi fiecăruia i se dă arătarea Duhului spre folosul altora.
Herkesin ortak yararı için herkese Ruhu belli eden bir yetenek veriliyor.Untuk kebaikan kita semua, Roh Allah bekerja pada setiap orang secara sendiri-sendiri
Herkesin ortak yararı için herkese Ruhu belli eden bir yetenek veriliyor.Διδεται δε εις εκαστον η φανερωσις του Πνευματος προς το συμφερον.
Herkesin ortak yararı için herkese Ruhu belli eden bir yetenek veriliyor.Защото тялото не се състои от една част, а от много.
Herkesin ortak yararı için herkese Ruhu belli eden bir yetenek veriliyor.Кожному ж дасть ся явленне Духа на користь.
Herkesin ortak yararı için herkese Ruhu belli eden bir yetenek veriliyor.Но каждому дается проявление Духа на пользу.
Herkesin ortak yararı için herkese Ruhu belli eden bir yetenek veriliyor.ולכל איש ואיש נתנה לו התגלות הרוח להועיל׃
Herkesin ortak yararı için herkese Ruhu belli eden bir yetenek veriliyor.ولكنه لكل واحد يعطى اظهار الروح للمنفعة.
Herkesin ortak yararı için herkese Ruhu belli eden bir yetenek veriliyor.聖 靈 顯 在 各 人 身 上 、 是 叫 人 得 益 處
Herkesin ortak yararı için herkese Ruhu belli eden bir yetenek veriliyor.聖靈 顯 在 各人 身上 、 是 叫人 得益處
Herkes katılsa, bu paralar dünyayı halkın yararına değiştirebilir.세상을 바꿀 수 있는 양의 돈을 모을 수 있습니다.
Herkes katılsa, bu paralar dünyayı halkın yararına değiştirebilir.שיכולים לשנות את העולם לטובת הכלל אם הם מסכימים.
Herkes katılsa, bu paralar dünyayı halkın yararına değiştirebilir.الذي يستطيع تغيير العالم لبعض الخير الذي يتفق عليه الجميع.
Herkes katılsa, bu paralar dünyayı halkın yararına değiştirebilir.津波が南アジアを襲ったとき アメリカは12億ドルの寄付をしました
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Älköön kukaan katsoko omaa parastaan, vaan toisen parasta.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Chớ ai tìm lợi riêng cho mình , nhưng ai_nấy hãy tìm cho kẻ khác .
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Chớ ai tìm lợi riêng cho mình, nhưng ai nấy hãy tìm cho kẻ khác.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Ingen søge sit eget, men Næstens!
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Ingen söke sitt eget bästa, utan envar den andres.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Ingen søke sitt eget, men enhver søke den annens beste!
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.누구든지 자기의 유익을 구치 말고 남의 유익을 구하라
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Nadie busque su propio bien, sino el bien del otro
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Nech nikto nehľadá svojho vlastného, ale každý to, čo je blížneho.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Nessuno cerchi l'utile proprio, ma quello altrui
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Niemand suche das Seine, sondern ein jeglicher, was des andern ist.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Nihče naj ne išče svojega, temuč vsak dobro drugega.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Nikt niechaj nie szuka tego, co jest jego, ale każdy, co jest bliźniego.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Nimeni să nu-şi caute folosul lui, ci fiecare să caute folosul altuia.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Ninguém busque o proveito próprio, antes cada um o de outrem.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Que personne ne cherche son propre intérêt, mais que chacun cherche celui d`autrui.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Senki ne keresse, a mi az övé, hanem kiki azt, a mi a másé.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.U moet niet uw eigen belang zoeken, maar dat van de ander.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Žádný nehledej svých věcí, ale jeden každý toho, což jest bližního.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Μηδεις ας ζητη το εαυτου συμφερον, αλλ' εκαστος τα του αλλου.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.И тъй, ядете ли, пиете ли, нещо ли вършите, всичко вършете за Божията слава.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Никто не ищи своего, но каждый пользы другого.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.Нїхто свого нехай не шукає, а кожен (того) що другого.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.איש איש אל יבקש את תועלת עצמו כי אם את תועלת רעהו׃
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.لا يطلب احد ما هو لنفسه بل كل واحد ما هو للآخر.
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.無 論 何 人 、 不 要 求 自 己 的 益 處 、 乃 要 求 別 人 的 益 處
Herkes kendi yararını değil, başkalarının yararını gözetsin.無論 何人 、 不 要求 自己 的 益處 、 乃 要求 別人 的 益處
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok.Bagaimanapun juga, Memaksa Seung Jo dan Hae Ra bersama sama sekali tidak bermanfaat baik untuk kita.
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok.Comunque, constringere Seung Jo e Hae Ra insieme non ci favorisce per niente.
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok.De toute façon, forcer Seung Jo et Hae Ra à être ensemble ne nous sera pas bénéfique du tout.
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok.Dù sao thì, Seung Jo và Hae Ra ở cùng nhau thì hoàn toàn không được đâu!
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok.I alla fall tvinga Seung Jo och Hae Ra tillsammans gör oss absolut inte bra.
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok.In ieder geval, Seung Jo en Hae Rae bij elkaar dwingen helpt ons helemaal niet.
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok.Oricum, nu este bine daca ii obligi sa fie impreuna.
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok.Wie auch immer! Seung Jo und Hae Ra immer zusammen zu bringen, hat für uns keine Vorteile.
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok.Τέλος πάντων, το να φέρουμε αναγκαστικά τον Σουνγκ Τζο και τη Χε Ρα μαζί δεν μας κάνει καθόλου καλό.
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok.Так или иначе, заставлять Сын Чжо и Хе Ра идти вместе - для нас в этом абсолютно никакой пользы.
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok...على اي حال إجبار سيونغ جو وهاي ري معاً يظهرنا بمظهر سيء
Her neyse, ...Seung Jo ve Hae Ra'yı birlikte zorlamanın bize kesinlikle yararı yok.スンジョとヘラを一緒にしても 私たちにとって良い事はひとつもないんですよ 分かってるよ
Hiç sanmıyorum. Daha da kötüsü, öğrendiklerinin pratik anlamda bir yararı bile yok.Nu cred. și ce-i mai rău, ce învață ei nici măcar nu mai e necesar.
Hiç sanmıyorum. Daha da kötüsü, öğrendiklerinin pratik anlamda bir yararı bile yok.И което е по-лошо, нещата, които учат, вече дори не са полезни.
Hükümet şimdi kamu yararına çalışan, Sadece güçlü bir plutocracy faydalanmak için.Κυβέρνηση ήταν τώρα να τρέξει προς το δημόσιο συμφέρον, όχι μόνο να επωφεληθεί ένα ισχυρό πλουτοκρατία.
İkimizin yararına birlikte ne yapabiliriz?Ce putem face împreună în beneficiu comun?
İkimizin yararına birlikte ne yapabiliriz?Ce que nous pouvons faire ensemble qui soit profitable à nous deux.
İkimizin yararına birlikte ne yapabiliriz?Chúng ta có thể làm gì cùng nhau để tôi và bạn cùng có lợi?
İlgili Sayfalar