yararı ile cümle

yararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.Przejrzanego przed założeniem świata, a objawionego czasów ostatecznych dla was,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.οστις ητο μεν προωρισμενος προ καταβολης κοσμου, εφανερωθη δε εν τοις εσχατοις καιροις δια σας,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.предназначенного еще прежде создания мира, но явившегося в последние времена для вас,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.призначеного перш настання сьвіта, обявленого в останнї часи задля вас,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.הנודע מראש לפני מוסדות תבל ונגלה באחרית הימים למענכם׃
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.معروفا سابقا قبل تأسيس العالم ولكن قد أظهر في الازمنة الاخيرة من اجلكم.
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.基 督 在 創 世 以 前 、 是 豫 先 被 神 知 道 的 、 卻 在 這 末 世 、 纔 為 你 們 顯 現
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.基督 在 創世 以前 、 是 豫 先 被 神 知道 的 、 卻 在 這末世 、 纔為 你 們顯現
En fazla yararı, kişi başına232-702 ile Çek Cumhuriyeti’nin sağlayacağıtahmin edilmektedir (Bkz.L'attuazione neipaesi candidati le direttive UE sulla qualitàdelle acque affronterà questi problemi.
En fazla yararı, kişi başına232-702 ile Çek Cumhuriyeti’nin sağlayacağıtahmin edilmektedir (Bkz.Méně lidí bude musetkupovat balenou vodu, což posílí rodinnérozpočty a sníží objem produkovanéhoodpadu.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Allerlei dingen.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Die Institution hat alles mögliche davon.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Há imensas coisas que a instituição pode ganhar.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Hay muchas cosas que benefician a la institución.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Il y a toutes sortes d'avantages pour l'institution.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Institutionen får en masse ud af det.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.기관에게도 정말 많은 이득이 있을 수 있습니다
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Le istituzioni ne ricavano molto sotto diversi punti di vista.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Sunt tot felul de foloase pentru instituţie.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Vannak mindenféle szempontok ezzel kapcsolatban az intézmény számára.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Velkou spoustu věcí.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Zyskuje wiele rzeczy.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Για πολλούς λόγους.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.А выгода очень даже большая.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.Има всякакви данни в институцията.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.יש כל מני דברים שהמוסד מרוויח מזה.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.وهناك كل أنواع الرّبح للمؤسسة.
Enstitüye yararı olan çok çeşitli şeyler var.慈善といった類の見方もできますが
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››A Ezav povedal: Hľa, jednako idem zomrieť, načože mi je prvorodenstvo?!
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Eesau vastasi: "Katso, minä kuolen kuitenkin, mitä minä esikoisuudellani teen?"
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Então replicou Esaú: Eis que estou a ponto e morrer; logo, para que me servirá o direito de primogenitura?
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Entonces Esaú dijo: --He aquí que yo me voy a morir; ¿de qué, pues, me servirá la primogenitura
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Esau antwortete: Siehe, ich muß doch sterben; was soll mir denn die Erstgeburt?
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Esau a răspuns: ,,Iată-mă, sînt pe moarte; la ce-mi slujeşte dreptul acesta de întîi născut?``
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Ê - sau đáp rằng : Nầy , anh gần thác , quyền trưởng_nam để cho anh dùng làm_chi ?
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Ê-sau đáp rằng: Nầy, anh gần thác, quyền trưởng nam để cho anh dùng làm chi?
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Ésaü répondit: Voici, je m`en vais mourir; à quoi me sert ce droit d`aînesse?
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Esau svarade: »Jag är ju döden nära; vartill gagnar mig då min förstfödslorätt?»
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Esau svarede: "Jeg er jo lige ved at omkomme; hvad bryder jeg mig om min Førstefødselsret!"
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Esau svarte: Jeg holder på å dø; hvad skal jeg da med førstefødselsretten?
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››És monda Ézsaú; Ímé én halni járok, mire való hát nékem az én elsõszülöttségem?
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Ezav pa reče: Glej, proti smrti hitim, čemu mi tisto prvorojenstvo?
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››I řekl Ezau: Aj, já k smrti se blížím, k čemuž mi tedy to prvorozenství?
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››I rzekł Ezaw: Otom ja bliski śmierci, cóż mi po pierworodztwie?.
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Kata Esau, "Peduli apa hak itu bagi saya. Saya lapar setengah mati!
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››에서가 가로되 내가 죽게 되었으니 이 장자의 명분이 내게 무엇이 유익하리요
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Rispose Esaù: «Ecco sto morendo: a che mi serve allora la primogenitura?»
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Και ο Ησαυ ειπεν, Ιδου, εγω υπαγω να αποθανω, και τι με ωφελουσι ταυτα τα πρωτοτοκια;
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››А Исав рече: Виж, аз съм на умиране, за какво ми е това първородство?
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››Исав сказал: вот, я умираю, что мне в этом первородстве?
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››ויאמר עשו הנה אנכי הולך למות ולמה זה לי בכרה׃
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››فقال عيسو ها انا ماض الى الموت. فلماذا لي بكورية.
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››以 掃 說 、 我 將 要 死 、 這 長 子 的 名 分 於 我 有 甚 麼 益 處 呢
Esav, ‹‹Baksana, açlıktan ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?››以 掃說 、 我 將 要死 、 這長 子 的 名分 於 我 有 甚麼 益 處呢
Everest Dağına tırmanmanın yararı ne?Apa gunanya mendaki Gunung Everest?
Everest Dağına tırmanmanın yararı ne?A quoi sert de gravir le Mont Everest ?
Everest Dağına tırmanmanın yararı ne?Čemu koristi plezanje na Everest?
Everest Dağına tırmanmanın yararı ne?Ce rost are să escaladezi Everestul?
Everest Dağına tırmanmanın yararı ne?¿De qué sirve escalar el Monte Everest?
Everest Dağına tırmanmanın yararı ne?"e à qual eu devo tentar responder é esta: " 'De que serve escalar o monte Evereste?'
İlgili Sayfalar