Bence de bu hiçbir işe yaramayan bir tekne için harika bir isim!Und wissen Sie, ich halte das fuer einen ganz grossartigen Namen fuer Boote, die alles dafuer tun
Bence de bu hiçbir işe yaramayan bir tekne için harika bir isim!וזה נראה לי שם מעולה לסירות שמנסות
Bence de bu hiçbir işe yaramayan bir tekne için harika bir isim!واعتقد انه اسم جيد للقواب التي تحاول القيام بشيء
Bence de bu hiçbir işe yaramayan bir tekne için harika bir isim!你知唔知,我覺得隻船個名改得好好 佢哋而家出盡辦法
Bence de bu hiçbir işe yaramayan bir tekne için harika bir isim!湾の何千平方マイルも広がる 海上の原油を ブームで囲おうと 躍起になっているんですから
Beni duyabiliyorsan, beni görmeden anlayabilirsin Eğer beni gördüğün halde duyamıyorsan, bu işe yaramaz.Jeśli się słyszymy, możemy się zrozumieć, nie widząc się nawzajem.
Beni duyabiliyorsan, beni görmeden anlayabilirsin Eğer beni gördüğün halde duyamıyorsan, bu işe yaramaz.Якщо ви можете мене бачити, не чуючи мене, це не спрацює.
Benim bilmek istediğim şey, aşının işe yarayıp yaramadığı.Eines würde ich gerne wissen: ist der Impfstoff wirksam?
Benim bilmek istediğim şey, aşının işe yarayıp yaramadığı.Het enige wat ik wil is weten of het vaccin werkt.
Benim bilmek istediğim şey, aşının işe yarayıp yaramadığı.Lo que me gustaría saber es: ¿funciona a vacuna?
Benim bilmek istediğim şey, aşının işe yarayıp yaramadığı.M. BRYCE:
Benim bilmek istediğim şey, aşının işe yarayıp yaramadığı.O que eu gostaria de saber é se essa vacina funciona.
Benim boyutu ile ilgili oldu. Bu yaramaz çocuklar, biri tarafından ateşe verildiBolo to o veľkosti min. Bolo to zapálili škodlivý chlapci, jeden
Benim boyutu ile ilgili oldu. Bu yaramaz çocuklar, biri tarafından ateşe verildi그것은 광산의 크기였습니다. 이것은 장난들, 하나 화재로 설정되었습니다
Benim boyutu ile ilgili oldu. Bu yaramaz çocuklar, biri tarafından ateşe verildiזה היה בערך בגודל שלי. הוא הוצת על ידי נערים שובב אחד
Benim boyutu ile ilgili oldu. Bu yaramaz çocuklar, biri tarafından ateşe verildiفمن عن حجم الألغام. وكان وضعها على النار من جانب الفتيان مؤذ ، واحدة
Benim boyutu ile ilgili oldu. Bu yaramaz çocuklar, biri tarafından ateşe verildi選挙の夜、私はミスをしない場合。
Benimle.... Ben olmadan söylerseniz kendimi normalde hissettiğimden daha da işe yaramaz hissedeceğim.Ha nélkülem csinálják, még ennél is feleslegesebbnek fogom érezni magam.
Benimle.... Ben olmadan söylerseniz kendimi normalde hissettiğimden daha da işe yaramaz hissedeceğim.Když to děláte beze mne, tak si připadám ještě nadbytečnější než doposud.
Benimle.... Ben olmadan söylerseniz kendimi normalde hissettiğimden daha da işe yaramaz hissedeceğim.Se lo fate senza di me, mi sento ancor più superfluo di adesso.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.A ja Wam mówię, że te wszystkie drogie, skomplikowane wybory -- nie tylko nie pomagają.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Amit ezzel mondani akartam, hogy ezek a drága, komplikált választások nem egyszerűen nem segítenek.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil. Aslında zarar veriyorlar.Je vous dis que ces choix compliqués et onéreux -- non seulement ne servent à rien, ils font du mal.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Cái tôi nói cho bạn là những lựa chọn đắt, phức tạp này-- không chỉ là vô ích.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Ceea ce vă spun eu e că aceste opțiuni, scumpe și complicate nu numai că nu ajută.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Co se snažím říct je, že tyhle drahé, komplikované možnosti -- ne že jednoduše nejsou k ničemu.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Det jeg fortæller Jer er at disse dyre, komplicerede valg -- det er ikke at de simpelthen ikke hjælper.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Ik zeg u hetzelfde over deze dure, ingewikkelde keuzes -- Ze helpen niet.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Ja hovorím, že tieto drahé, komplikované možnosti -- nielenže nepomáhajú.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Jaz pa vam govorim o tem, da te drage kompleksne izbire, ne le, da ne pomagajo.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.제가 말씀드리고자 하는것은 비싸고 복잡한 선택이 도움이 안될 뿐 아니라
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Minä kerron teille, että kalliit, monimutkaiset vaihtoehdot -- ei ole kyse vain siitä, että ne eivät auta.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Saya ingin katakan bahwa pilihan-pilihan yang mahal dan rumit tak hanya berarti mereka tak berguna.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Voglio dire che queste scelte, complicate e dispendiose, non è che siano semplicemente inutili.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Αυτό που σας λέω εγώ είναι ότι αυτές οι ακριβές, περίπλοκες επιλογές όχι μόνο δε βοηθάνε.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.А аз казвам, че тези скъпи, сложни избори - не само че не помагат.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.אני אומר לכם שהאפשרויות היקרות והמסובכות האלה -- לא רק שלא עוזרות,
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.ما أقوله لكم هو أن هذه البدائل المعقدة والباهظة الثمن، ليس فقط لا تعين.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.役に立たないだけではない 実際には危害を加えるのです
Benim yüzümden kendini işe yaramaz hissetmesini istemem.Je ne veux pas qu'il soit gêné par ma présence.
Benim yüzümden kendini işe yaramaz hissetmesini istemem.Uda³ siê w drogê.
Benim yüzümden kendini işe yaramaz hissetmesini istemem.Я не хочу, чтобы он чувствовал неловкость и боль.
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?"Ich bin wertlos." Was kann ich tun?
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Ik ben waardeloos.
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Jestem bezużyteczny, co mam teraz zrobić?"
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Je suis un bon à rien, qu'est ce que je dois faire ? "
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Jsem bezcenný. Co budu dělat?
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Não valho nada, o que hei de fazer?
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Semmirekellő vagyok, mit kell tennem?"
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Som bezcenný, čo budem robiť?
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Sono senza parole, cosa devo fare?
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Sunt fără valoare, ce am de făcut?
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Tôi là kẻ vô dụng, tôi phải làm gì?"
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Че съм некадърник. Какво трябва да направя?
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Что я ничегошеньки не стою. Что мне делать?
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?Я нікчема. Що я маю робити?
Ben olmadan söylerseniz kendimi normalde hissettiğimden daha da işe yaramaz hissedeceğim.제가 쓸모없는 사람이라는 생각이 드는데 이러시면 안됩니다.
Ben olmadan söylerseniz kendimi normalde hissettiğimden daha da işe yaramaz hissedeceğim.Om ni gör det utan mig så känner jag mig mer överflödig än jag redan gör.
Ben olmadan söylerseniz kendimi normalde hissettiğimden daha da işe yaramaz hissedeceğim.Si lo hacen sin mí me voy a sentir incluso más redundante de lo que ya me siento.
Ben olmadan söylerseniz kendimi normalde hissettiğimden daha da işe yaramaz hissedeceğim.Si vous le faites sans moi je me sens encore plus inutile que je ne le ressens déjà.