yaramış ile cümle
yaramış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her ne olursa olsun. Umarım farklı bir yolla sorunun çözüldüğünü görmek işinize yaramıştır. .Ojalá, fue bastante útil ver esto hecho de otra manera.
Her ne olursa olsun. Umarım farklı bir yolla sorunun çözüldüğünü görmek işinize yaramıştır. .Надявам се, че ви е било полезно да видите тази задача, решена по още един начин
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.A chcę, bracia! abyście wiedzieli, iż to, co się ze mną dzieje, na większe pomnożenie Ewangielii wyszło.
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.A chcem, aby ste vedeli, bratia, že to, čo sa so mnou dialo, napokon bolo viac na prospech evanjelia,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Chciť pak, bratří, abyste věděli, že to pokušení, kteréž mne obklíčilo, k většímu prospěchu evangelium přišlo,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Desidero che sappiate, fratelli, che le mie vicende si sono volte piuttosto a vantaggio del vangelo
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Hỡi anh em, tôi muốn anh em biết rằng điều xảy đến cho tôi đã giúp thêm sự tấn tới cho đạo Tin Lành,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Hỡi anh_em , tôi muốn anh_em biết rằng điều xảy đến cho tôi đã giúp thêm sự tấn_tới cho đạo Tin_Lành ,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Jeg vil at I skal vite, brødre, at det jeg har oplevd, heller har tjent til evangeliets fremme,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Je veux que vous sachiez, frères, que ce qui m`est arrivé a plutôt contribué aux progrès de l`Évangile.
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.형제들아 나의 당한 일이 도리어 복음의 진보가 된 줄을 너희가 알기를 원하노라
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Men jeg vil, I skulle vide, Brødre! at mine Forhold snarere have tjent til Evangeliets Fremme,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Tudtotokra akarom pedig adni, atyámfiai, hogy az én dolgaim inkább elõmenetelére lõnek az evangyéliomnak;
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Vreau să ştiţi, fraţilor, că împrejurările în cari mă găsesc, mai degrabă au lucrat la înaintarea Evangheliei.
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Želim pa, da spoznate, bratje, da je pripomoglo še bolj v prospeh evangeliju to, kar me je zadelo,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Θελω δε να εξευρητε, αδελφοι, οτι τα συμβαντα εις εμε συνετρεξαν μαλλον εις προοδον του ευαγγελιου,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Желаю, братия, чтобы вы знали, что обстоятельства мои послужили к большему успеху благовествования,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Хочу ж, щоб ви, браттє, зрозуміли, що те, що сталось менї, більш на користь благовістя вийшло,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.והנני מודיע אתכם אחי כי אשר מצאתני היתה אך ליתרון הבשורה׃
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.ثم اريد ان تعلموا ايها الاخوة ان اموري قد آلت اكثر الى تقدم الانجيل
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.弟 兄 們 、 我 願 意 你 們 知 道 、 我 所 遭 遇 的 事 、 更 是 叫 福 音 興 旺
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.弟兄們 、 我願意 你 們 知道 、 我 所 遭遇 的 事 、 更是 叫 福音 興旺
Koşullar çok zor, ama AMBE'nin ise yaramış prensiplerinden ödün vermemiz söz konusu olamaz.상황은 매우 어렵긴 하지만, 그렇다고 해서 AIMS 를 만든 원칙들을 타협할 여유 따위는 없습니다
Koşullar çok zor, ama AMBE'nin ise yaramış prensiplerinden ödün vermemiz söz konusu olamaz.התנאים קשים מאוד, אך אנחנו לא יכולים להרשות לעצמנו להתפשר על אותם עקרונות שגרמו ל-AIMS להצליח.
Koşullar çok zor, ama AMBE'nin ise yaramış prensiplerinden ödün vermemiz söz konusu olamaz.الشروط صعبة و لكننا لا نستطيع المساومة على هذه المبادئ التي أنجحت آيمز
Koşullar çok zor, ama AMBE'nin ise yaramış prensiplerinden ödün vermemiz söz konusu olamaz.しかし私たちにはAIMSが成功した手法を諦めて 妥協する選択肢はありません このようにまとめたいと思います:
Merhaba. Hastane sana yaramış gibi?Hoi. hoe was het om uit te werken in het ziekenhuis?
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Durante la epidemia de SARS en Beijing la cuarentena parecía ayudar.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Durante l'epidemia di SARS a Pechino, la quarantena ha dato qualche risultato.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.În timpul epidemiei de SARS în Beijing s-ar părea că a ajutat carantina.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Khi dịch bệnh SARS xảy ra ở Bắc Kinh thì biện pháp cách ly dường như có tác dụng.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.베이징에서 사스 발생 당시 격리조치는 도움이 되는 것 같았습니다.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Lors de l'épidémie de SRAS à Pékin, la quarantaine n'a été d'aucune aide.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Podczas epidemii SARS w Pekinie kwarantanna raczej pomogła.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Tijdens de SARS-epidemie in Beijing leek quarantaine te helpen.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Während der SARS-Epidemie in Peking schien Quarantäne zu helfen.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Во время эпидемии атипичной пневмонии в Пекине карантин, видимо, помог.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.По време на епидемията от атипична пневмония в Пекин карантината, изглежда, наистина помагаше.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.בזמן מגפת הסארס בבייג'ינג, הסגר כן עזר.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.خلال إنتشار وباء "سارس" في بكين ، بدا أن فرض الحجر الصحي فعالاً.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.米国全土の検疫政策は
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Also lassen Sie mich von ein paar Beispielen berichten bei denen es tatsächlich funktioniert hat.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Am să vă spun câteva exemple în care procesul chiar a funcționat.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Bene, permettetemi di portarvi alcuni esempi in cui questo ha veramente funzionato.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Bien, déjenme contarles un par de ejemplos donde esto verdaderamente ha funcionado.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Để tôi cho bạn một vài ví dụ thành công.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Eh bien, laissez-moi vous parler de quelques exemples où ça a vraiment marché.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Hadd mondjak el Önöknek pár példát, ahol ez valójában működött.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Ik geef je enkele voorbeelden waar deze methode echt werkte.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Podam wam kilka przykładów, kiedy to się udało.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Uvedu několik příkladů, kdy se to skutečně povedlo.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Vou falar-vos de alguns exemplos em que isto já resultou.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Θα σας δώσω μερικά παραδείγματα για τις περιπτώσεις που τα κατάφερα.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Дозвольте навести вам кілька прикладів, коли все вийшло.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Нека да ви дам няколко примери, къде това е вършило работа.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.Позвольте показать несколько примеров, где это действительно получилось.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.אספר לכם על כמה דוגמאות שבהן זה באמת עבד.
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.حسنا, دعوني اخبركم ببعض الامثلة حيث اثبت هذا فعاليته
Peki, size gerçekte işe yaramış olan birkaç örnek vereyim.お示ししましょう 1つは つい数ヶ月前のことですが
Sana saray yaramış bakıyorum!Gondolom szuper a palotabeli élet.