yaraları ile cümle

yaraları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.ويجب ، متأثرا بجروحه في أي حال ، لقد شفيت تماما بالفعل.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.彼はその点ではハンディキャップを感じなかった。
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Come fa a muoversi così con quelle ferite?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Como é que consegue mexer-se com tantas feridas?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?¿Cómo puede moverse con esas heridas?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Hur kan han röra sig med sina skador?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Hvordan kan han bevæge sig med sine kvæstelser?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Jakim cudem się rusza z tymi obrażeniami?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Πώς μπορεί να ελίσσεται με τόσα τραύματα;
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Как он может передвигаться с такими ранами?
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Azt hiszem, tudta, hogy mit mesélnek a sebei a világ más részein élő embereknek.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Chyba wiedział, co jego blizny powiedzą światu.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Cred că ştia ce mesaj vor trimite lumii cicatricile de pe faţa sa.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Creo que sabía lo que las cicatrices en su rostro le dirían al resto del mundo.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Ich glaube, er wusste, was die Narben auf seinem Gesicht dem Rest der Welt sagen würden.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Ik denk dat hij wist wat de littekens op zijn gezicht de wereld zouden vertellen.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Je pense qu'il savait ce que les cicatrices sur son visage allaient dire au reste du monde.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.저는 그의 얼굴에 난 상처가 다른 세계를 향해 무엇을 말하고 있는가를 그가 알고 있다고 생각했습니다.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Mielestäni hän tiesi, mitä hänen kasvojensa arvet kertoisivat muulle maailmalle.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Penso che sapesse cosa avrebbero detto al resto del mondo le cicatrici sul suo volto.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Penso que ele sabia o que as cicatrizes na cara dele diriam ao resto do mundo.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Мисля, че той знаеше какво ще кажат белезите по лицето му на останалата част от света.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Я думаю он знал что шрамы не его лице скажут остальному миру.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.לדעתי הוא ידע מה הצלקות שעל פניו יאמרו לשאר העולם.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.أعتقد أنه عرف ما ستقوله الندوب على وجهه لبقية العالم.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.この時は、混乱したのか、あるいは
Sonra da yaraların gerçekten iyileşmiş olduğunu keşfetti.Y lo que descubrió fue que realmente curó las heridas y permitió hacer cirugía en un entorno limpio.
St Francis bize yaralarını gösteriyor gibi. .---Kristovo ukřižování přímo na svém vlastním těle--takže rány od hřebů na jeho rukách a nohách Dr. Zucker:
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.A vontade de Deus era que o sofrimento envolvido em qualquer tipo de guerra fosse reduzido ao mínimo possível.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Bene, il volere di Dio era che la sofferenza in ogni tipo di guerra venisse ridotta il più possibile.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Dat de hoeveelheid lijden in welke oorlog ook tot het absolute minimum zou worden beperkt.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Dumnezeu vroia ca suferința provocată de război să fie minimă.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Guds vilja var att mängden lidande i alla former av krig skulle vara så liten som möjligt.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Kehendak Tuhan adalah jumlah penderitaan akibat perang dapat dikurangi menjadi sekecil mungkin.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.신의 의지는 어떤 전쟁에서든지 고통의 양이 가능한 한 최소로 줄여지는 것이었습니다
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.La voluntad de Dios era reducir el sufrimiento en cualquier guerra a la mínima expresión.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.No, Boží vůlí bylo snížit počet zasažených válkou na co nejméně.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Nos, Isten azt akarta, hogy a háborúkban a szenvedés mértéke a lehető legkisebb mértékre csökkenjen.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Nun, Gottes Wille war es, das Leiden in jeglichen Kriegen auf ein kleinstmöglices Maß zu beschränken.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Tego, by liczba cierpiących na wojnie była jak najmniejsza.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Ý muốn của Chúa là những mất mát trong bất cứ cuộc chiến nào cũng đều được giảm đến mức tối thiểu.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Ε λοιπόν, η θέληση του Θεού ήταν να μειωθεί o πόνος στους πολέμους όσο το δυνατόν περισσότερο.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Бог бажав, щоб кількість страждань, спричинених будь-якою війною, була якомога меншою.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Бог хотел, чтобы страдания при любых военных действиях были сведены к минимуму.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.Божията воля била да се намали страданието във всяка война колкото се може повече.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.ובכן רצונו של אלוהים היה שכמות הסבל בכל מלחמה יופחת לכמות הכי קטנה שאפשר.
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.حسناً كان يقول انه بواسطة هذا الاختراع كان سيقلل من الخسائر التي تنتج عن الحروب بأكثر قدر ممكن
Tanrı herhangi bir savaşın yaralarının mümkün olduğunca az olmasını istiyordu.できる限り少なくするということです ノルデン爆撃照準器がすることは何でしょう?
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşa# Berharap tanganku begitu kuat Mengusap lukaku
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşaLèves tes mains doucement Caresses mes blessures
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşa# Nắm tay em thật chặt Xoa dịu nỗi đau trong em
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşaSosteniendo mis manos firmemente, cuidando mi herida
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşaSosteniendo mis manos firmemente, cuidando mi herida
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşa# Stringi le mie mani, accarezzi la mia ferita
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşaSzemed lágy fénye megtölti a szobát
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşaTrzymając mocno moje ręce Opiekując się moimi ranami
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.3팩의 정맥 주사를 놓아주고, 몇 군데의 상처를 붕대로 싸매줬던 게 기억나네요.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Ik herinner me dat ik drie infusen gaf en gewonden verbond.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Je me souviens d'avoir fait trois intraveineuses, et des bandages à plusieurs blessés.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Recuerdo haber inyectado tres intravenosas, haber vendando varios heridos.

İlgili Sayfalar