yar ile cümle

yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sana yardımda bulunabilir miyim?May I help you?
Yarın öğleden sonraya kadar değil.Not until tomorrow afternoon.
Yarın bir toplantı düzenlenecek.Tomorrow, a meeting will be held.
Biri bana yardım edebilir mi?Can anyone help me?
Madem buradasın, bana yardım edebilirsin.Since you're here, you can help me.
Baba çocuğun elinden tuttu ve caddeyi geçmesine yardım etti.The father took the boy by the hand and helped him across the street.
Yaramaz çocuklara tahammül edemiyorum.I cannot tolerate naughty children.
Yarın kar olacak.There will be snow tomorrow.
Yarın bana ödünç verdiğin parayı iade edeceğim.Tomorrow, I'll return the money you lent me.
Ne yazık ki onlara yardım edemem.Unfortunately, I cannot help them.
Yarın kapalıyız.We're closed tomorrow.
Onlara yardım etmek için buradayızWe're here to help them.
Yarın açığız.We're open tomorrow.
Sana yapabildiğim kadar çok yardımcı olacağım.I'll help you as much as I can.
Taro, sen bana yardım edebilir misin?Taro, could you help me?
Onu yarın ziyâret edeceğim.I'll visit him tomorrow.
Ben yarın Bay Brown'ı ziyaret edeceğim.I'll visit Mr. Brown tomorrow.
Sen yarın ziyaret edeceğim.I'll visit you tomorrow.
Demir yararlı bir metaldir.Iron is a useful metal.
Yarın hava güzel olursa, piknik yapacağız.If the weather is nice tomorrow, we will have a picnic.
O, spor yarışmasında olağanüstü performansları koymayı başardı.He was able to put up remarkable performances at the sports competition.
O, yarışmadan diskalifiye edildi.He was disqualified from the competition.
Gel ve yardım et.Come over and help out.
Amcam yarın Aomori'ye bir iş gezisine gidiyor.My uncle's on a business trip to Aomori tomorrow.
Umarım yarın yağmur yağar.I hope that it rains tomorrow.
Yarım kilosu ne kadar?How much for half a kilo?
Yarın yağmur yağacak mı?Will it rain tomorrow?
Senin yardımına ihtiyacım olacak.I'll need your help.
Beni ona yardım ettirmeye çalıştı.He tried to get me to help him.
Charles'ı bana yardım ettirmeye çalıştım fakat o etmedi.I tried to get Charles to help me, but he wouldn't.
O, ona yardım etmemizi rica etmek için geldi.He came to ask us to help him.
O, ona yardım etmemizi rica etti.He asked us to help him.
O bizden yardımımızı istemek için geldi.He came to ask us for our help.
Lütfen yarım saat bekle.Please wait for thirty minutes.
Mary pişirmede annesine yardım etti.Mary helped her mother with the cooking.
O binanın ilk yardım çıkışı yok.That building has no emergency exit.
Bit yardımcı olman gerekiyor.You're supposed to be an accessory.
Ben senin yardımını takdir ettim.I appreciated your help.
Anneme yardım etmek zorundayım.I have to help my mother.
Anneme yardımcı olmalıyım.I must help my mother.
Üzgünüm şu anda patronum uyuyor. Lütfen yarın yine gelin.I'm sorry, my boss is sleeping right now. Please come back tomorrow.
Yarın bir sınavım var.I have an exam tomorrow.
Ne yardan ne de serden geçmek.To have one's cake and eat it too.
Gemi yarın Honolulu'ya yola çıkıyor.The ship leaves for Honolulu tomorrow.
Tom bana taşınmada yardımcı oldu.Tom helped me with the move.
Lütfen bana yarım şişe şarap getirin.Please bring me a half-bottle of wine.
Onların düğünü yarın.Their wedding is tomorrow.
Bana yardım etmen incelikti.It was kind of you to help me.
Keşke onun konuşabildiğinin yarısı kadar iyi İngilizce konuşabilsem.I wish I could speak English half as well as he can.
Yarın burada olacağım.I'll be here tomorrow.
Yarın kar yağarsa bir kardan adam yapacağım.If it snows tomorrow, I'll build a snowman.
İş yarın hazır olmalı.The work should be ready tomorrow.
Yarın görüşürüz.See you tomorrow.
Trendeki birkaç yolcu, kazada yaralandı.Several passengers on the train were injured in the accident.
Kulak memelerinin ne işe yaradığını merak ediyorum.I wonder what ear lobes are for.
Görüyorsun, insanlar zaman yaratmaz; eğer başarsaydık onu asla tüketmezdik.You see, humans don't create time; if we did we'd never run out of it.
Yarın ramazan bayramını kutlayacağız.We will celebrate Eid ul-Fitr tomorrow.
Yarın öğleden sonra ne zaman istersen git.Go any time you want, tomorrow afternoon.
Hazırlan! Yarın son gün.Get ready! Tomorrow is the last day.
Yarın nehirde yıkanmaya gideceğiz.We'll go wash ourselves in the river tomorrow.

İlgili Sayfalar