yar ile cümle

yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun şakaları işe yaramadı.Her jokes fell flat.
Ona nazik yardımı için teşekkür etti.He thanked her for her kind help.
Onun doğum günü partisi yarın akşam verilecek.Her birthday party will be given next evening.
10 millik bir yarışı koşmak için yeterince güçlüydü.She was strong enough to run a 10-mile race.
O bir yarda kumaş satın aldı.She bought a yard of cloth.
O, iki yanlış başlama yüzünden yarıştan diskalifiye edildi.She was disqualified from the race for two false starts.
O, en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar adaylığını kazandı.She won an Oscar nomination for best supporting actress.
Her zaman benim ona yardım etmemi bekler.She always expects me to help her.
Annesinin evi temizlemesine yardımcı oldu.She helped her mother clean the house.
O, annesine yardım etmeli.She should help her mother.
O, annesine yardım etmiyordu.She wasn't helping her mother.
Onun yardıma ihtiyacı var.She needs help.
Yardıma ihtiyacı var.She needs help.
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandı.She won first prize in the speech contest.
Yüz metre yarışını kazandı.She won the one hundred meter race.
O, yarışmayı kazandı.She won the contest.
O, yarışmaya katıldı.She took part in the contest.
Yarışta birincilik ödülünü aldı.She took first prize in the race.
O, tomruğu yarı yarıya sürükledi, yarı yarıya taşıdı.She half dragged, half carried the log.
Kazada yaralandı.She was injured in the car accident.
Çok sayıda iyi sporculara karşı yarıştı.She competed against many fine athletes.
Belki o yarın gelecek.Perhaps she will come tomorrow.
O bana muhteşem bir yardım oldu.She was a great help to me.
O bir elbise için altı yarda kumaş aldı.She bought six yards of cloth for a dress.
O kendine yarım yamalak akşam yemeği pişirebildi.She was able to cook herself dinner, after a fashion.
Ona yardım etme önerimi reddetti.She refused my offer to help her.
O, yardım için endişeliydi.She was anxious for help.
O, kiranın yarısını ödemeyi kabul etti.She agreed that she would pay half the rent.
O, yardım için bize seslendi.She called out to us for help.
O bize yardım etmek için sadece çok sevinçliydi.She was only too glad to help us.
Başı dertte iken benden yardım istedi.She asked me for help when she was in trouble.
O başı belada olan insanlara yardım etmek için her zaman hazır.She was always ready to help people in trouble.
O benim bavulumu hazırlamama yardımcı oldu.She helped me pack my suitcase.
Onlar yarına kadar işi yaptırmamda ısrar ettiler.They insisted on my getting the work done by tomorrow.
İşte ona yardım etmemi rica etti.She asked me to help her with the work.
Ödevinde ona yardım etmemi istedi.She asked me to help her with her assignment.
O, yardım için bana başvurdu.She appealed to me for help.
O ihtiyacım olan her yardımı bana verdi.She gave me whatever help I needed.
O benim cehaletimden yaralandı.She took advantage of my ignorance.
O, bana yardım etmek için ısrar etti.She insisted on helping me.
Onun bana yardım edeceğini umuyorum.I hope that she will help me.
O, çok geç olmadan önce yarıştan çekildi.She bowed out of the race before it was too late.
O, bisikletinden düştüğünde ayağını yaraladı.She hurt her foot when she fell off her bicycle.
O, o bölgedeki yoksullara yardım etmek için onun enerjisine yatırım yapıyor.She has been investing her energy in helping the poor in that area.
Onun yararları hakkında yaygara yaptı.She made a fuss about her benefits.
Kitabında onun yardımını kabul etti.She acknowledged his help in her book.
Yardım için bağırdı fakat hiç kimse gelmedi.She shouted for help, but no one came.
O yardım için çığlık attı.She screamed for help.
Yaraya bir bandaj uyguladı.She applied a bandage to the wound.
O, bana yardım etmek için yeterince nazikti.She was kind enough to help me.
O, bize yardım etmek için yeterince nazikti.She was kind enough to help us.
Nazik şekilde ev ödevimde bana yardım etti.She kindly helped me with my homework.
O, özürlülere yardım etmek için hayatını adadı.She devoted her life to helping the handicapped.
O yaratılıştan zayıftır.She is weak by nature.
O, karı temizlememe yardım etti.She helped me to clear snow away.
O bir atışla bacağından yaralandı.She was wounded by a shot in the leg.
O yeme yarışmasında birincilik ödülü aldı.She got first prize in the eating contest.
O yardım için çağrıda bulundu.She called for help.
O, yaralı bir adam buldu.She found a man injured.
O öğle yemeğini pişirmeye yardım etti.She helped cook lunch.

İlgili Sayfalar