yar ile cümle

yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Arkadaşımın yardımını istemeye karar verdim.I decided to ask for my friend's help.
Yarım düzine yumurta aldım.I bought half a dozen eggs.
Ev işinde ebeveynlerime yardım ettim.I helped my parents with the housework.
Yaşlı bir kadının caddeyi geçmesine yardım ettim.I helped an old woman across the street.
Ben kendim buraya yabancıyım. Korkarım size yardım edemem.I'm a stranger here myself. I'm afraid I can't help you.
Lütfen bana yardım etmek için odama gel.Please come to my room to help me.
Lütfen bana yardımcı olun.Please help me.
Bana yardım ettiğiniz için çok naziksiniz.It is very kind of you to help me.
Bana yardımcı olur musun?Will you help me?
Yardım edersen memnun olurum.I'll be glad if you will help me.
Bana yardım ederken bir risk aldı.He took a risk when he helped me.
Bana yardım edecek kimsem yok.I have no one to help me.
Bana yardım edecek birçok arkadaşım var.I have a lot of friends to help me.
Bana yardım etmek için yaptığı teklifi reddetmek niyetindeyim.I intend to decline his offer to help me.
Yarın yağmur yağıp yağmayacağı bizim için bir farklılık yaratır.It makes a difference to us whether it rains tomorrow.
Yarın bir sınav olacağız.We are to take an exam tomorrow.
Yarın bir sınava gireceğiz.We are to take an exam tomorrow.
Sana yardımcı olamadığımız için üzgünüz.We are sorry we can't help you.
Biz ona parayla yardımcı olduk.We aided him with money.
Ödül için birbirimizle yarıştık.We competed with each other for the prize.
Onlara yardım etmek için elimizden geleni yaptık.We did our best to help them.
Yardım çağırdık ama kimse gelmedi.We shouted for help, but no one came.
O kadar çok işimiz var ki alabileceğimiz her türlü yardımı kabul ederiz.We are so busy we'd take any help we could get.
O kadar yoğunuz ki alabileceğimiz herhangi bir yardımı alırız.We are so busy we'd take any help we could get.
Yarın bahçe partisi vereceğiz.We are to have a garden party tomorrow.
Yarın Bay Smith'i ziyaret edeceğiz.We will visit Mr Smith tomorrow.
Biz yarın öğleden sonra parkta tekrar buluşacağız.We are to meet again at the park tomorrow afternoon.
Yarın sabah Osaka'ya hareket ediyoruz.We start for Osaka tomorrow morning.
Yarın pikniğe gideceğiz.We will go on a picnic tomorrow.
Biz yarın beyzbol oynayacağız.We're going to play baseball tomorrow.
Biz bir arkadaşın cömertliğinden yararlanmamalıyız.We should not take advantage of the generosity of a friend.
Onun biraz yardım önermesini umdum.I expected him to offer some help.
Hangi yargıç davayı muhakeme etti.Which judge heard the case?
Bir kaza oldu. Bir adam yaralandı. Aşırı kanaması var.There's been an accident. A man is hurt. He's bleeding badly.
Zaman bütün yaraları iyileştirir.Time heals all wounds.
Zaman tüm yaraları iyileştirir.Time heals all broken hearts.
Onunla çıkarak zamanımın yarısını harcarım.I spend half my time going out with her.
Biz zamanında orada olmak zorundayız, bu yüzden yarın beni bekletme.We have to be there on time, so don't stand me up tomorrow!
Bir sonraki yarışa katılacak mısınız?Are you going to take part in the next race?
Gönüllüler özürlülerin yararına bağış topladı.Volunteers collected donations for the benefit of the handicapped.
Kendi kendine yardım en iyi yardımdır.Self-help is the best help.
Sözlükteki tüm kelimeleri hatırlamaya çalışmak yararsızdır.It is useless to try to remember all the words in the dictionary.
Sözlük dil öğrenmede önemli bir yardımcıdır.A dictionary is an important aid in language learning.
Pratiği olmayan teori işe yaramaz.Theory without practice will be no use.
Ofisin yarısı izin aldı.Half the office took a day off.
Cumhurbaşkanı ve maiyeti yaralandı.The president and his entourage were injured.
Başkan gelmedi ama, yerine başkan yardımcısını gönderdi.The president did not come, but sent the vice-president in his stead.
Biz oraya bir araba yardımı ile gidebiliriz.We can go there with the help of a car.
Yanan arabalar, ölen insanlar vardı ve kimse onlara yardımcı olamadı.There were cars burning, people dying, and nobody could help them.
Onlar bir araba kazasında kötü bir şekilde yaralandı.They were badly injured in a car accident.
Eğer sürmüyorsan bir arabaya sahip olmanın yararı nedir?What's the good of having a car if you don't drive?
Bana yardım et.Lend me a hand.
Bana yardım et. Bunu yaparsan, daha sonra sana içki ısmarlarım.Give me a hand. If you do, I'll buy you a drink later.
Hey, lütfen bana burada yardım eder misin?Hey, could you give me a hand over here, please?
Biz size yardım ederiz, tamam mı?We'll help you, okay?
Mektup yarın gelecek.The letter will arrive tomorrow.
Ameliyat ona yardımcı olacak mı?Will surgery help it?
Yardıma ihtiyacı olan herkese yardım etmekten mutlu olacağım.I will be happy to assist whoever needs help.
Sana yardım edeyim. Çantan ağır gözüküyor.Let me help you. Your bag looks very heavy.
Bana yardım etmek zorunda değilsin.You don't have to help me.

İlgili Sayfalar