yarınki ile cümle

yarınki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yarınki dersler için hazırlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to be preparing for tomorrow's lessons.
Yarınki parti için yeme içme işini düzenledim.I arranged catering for tomorrow's party.
Yarınki sınav hakkında gergin olmamalısın.You mustn't be nervous about tomorrow's exam.
Yarınki dersler için hazırlık yapmalısın.You should prepare for tomorrow's lessons.
Yarınki hava güneşli ve nadiren yağışlı olmalı.Tomorrow's weather should be sunny with occasional rain.
Bugünkü yumurta yarınki tavuktan iyidir.Better an egg today than a hen tomorrow.
Yarınki havanın iyi olacağını düşünüyor musun?Do you think tomorrow's weather will be good?
O, yarınki mülakat için hazır.She is prepared for the interview tomorrow.
Yarınki toplantıyı iptal etmek istiyorum.I'd like to cancel tomorrow's meeting.
Yarınki sınav için çalışıyor olmalıyım.I should be studying for tomorrow's exam.
Yarınki toplantıya gelir misin?Could you come to tomorrow's meeting?
Tom yarınki sınavı için tekrar yapıyor.Tom is revising for his exam of tomorrow.
Yarınki testte iyi yapmak istiyorum.I'd like to do well on tomorrow's test.
Yarınki toplantıya katılmanı isterim.I'd like you to attend the meeting tomorrow.
Tom bunu kabul etmek istemiyor ama o yarınki dans hakkında heyecanlı.Tom doesn't want to admit it, but he's excited about tomorrow's dance.
Yarınki toplantıya katılabilip katılamayacağımı bilmiyorum.I don't know whether I'll be able to attend tomorrow's meeting.
Tom'un yarınki testi geçmeyeceğinden eminim.I'm sure Tom won't pass tomorrow's test.
Biz yarınki toplantıda o sorunu tartışmayı planlıyoruz.We're planning to discuss that problem at tomorrow's meeting.
Yarınki giysi provası saat birde başlar.Tomorrow's dress rehearsal starts at one o'clock.
Neredeyse tanıdığım herkes yarınki konsere gitmek istiyor.Almost everyone I know wants to go to tomorrow's concert.
Yarınki festivallerden önce daha iyi hissedeceğini umuyorum.I hope you feel better before tomorrow's festivities.
Yarınki toplantıdan Tom'a bahsettin mi?Did you tell Tom about tomorrow's meeting?
Yarınki program hakkında konuşalım.Let's talk about tomorrow's schedule.
Biz Tom'a başka bir şey söylemedikçe, o yarınki toplantıda olmayı planlıyor.Unless we tell Tom otherwise, he plans to be at tomorrow's meeting.
Tom sana bunun dışında söylemedikçe, yarınki toplantıda olmalısın.Unless Tom tells you otherwise, you should be at tomorrow's meeting.
Yarınki toplantıda bulunman gerektiğini sanmıyorum.I don't think you need to be at tomorrow's meeting.
Yarınki kahvaltı ekmek ya da pilav mı olacak?Will tomorrow's breakfast be bread, or rice?
Yarınki Fransızca sınavı için çalışmak zorundayım.I have to study for tomorrow's French test.
Öf, yarınki test için çalışmak zorundayım.Ugh, I have to study for tomorrow's test.
Tom yarınki toplantıya katılacağını söyledi.Tom said he's going to attend tomorrow's meeting.
Yarınki hava nasıl olacak?What'll tomorrow's weather be like?
Yarınki toplantının nerede olacağını biliyor musun?Do you know where tomorrow's meeting is going to be?
Tom’a yarınki toplantıdan bahsetmeyi neredeyse unutuyordum.I almost forgot to tell Tom about tomorrow's meeting.
Tom yarınki oyunda oynamayacak.Tom won't play in tomorrow's game.
Yarınki derslere hazırlanıyor galiba.He seems to be preparing for tomorrow's lessons.
Yarınki dava kanunla ilgili değil, tamamen politik.The trial tomorrow is not about the law, it's about politics.
Bu ekrandaki herkes yarınki belirli saatler için tamamen uygun.Everybody on this screen is genuinely available at those specific hours tomorrow.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.And I'm honored to meet you, the future leaders of Great Britain and this world.
Hadi bolca yiyin ki, yarınki testte başarılı olasınız.Well, eat a lot! And do well on the test tomorrow.
- Yarınki yolculuğumuzu mu planlıyorsunuz?- Busy planning our trip tomorrow?
Yarınki zafere ve Hızlılık Kupasına.To victory tomorrow and the Hastings Cup.
Yarınki derse geç kalmayacağım.I won't be late for tomorrow's lesson.
El-Sadr takipçilerine yarınki protestolara katılmasını söyledi.Al-Sadr is asking his followers to participate in tomorrow's protests.
Yarınki törene katılmayacağım.Sie will am morgigen Treffen im Farmhaus nicht teilnehmen.
Yarınki törene katılmayacağım.La cérémonie a lieu demain.
Yarınki sınav için çalışıyor olmalıyım.Debería estar estudiando para el examen de mañana.
Yarınki toplantıyı iptal etmek istiyorum.Vorrei annullare l'appuntamento di domani.
Yarınki toplantıya gelir misin?Придёшь на завтрашнюю встречу?
Yarınki törene katılmayacağım.لا أريد أن أبني اجتماع غدًا.
Yarınki toplantıya katılmanı isterim.Θα ήθελα να παραβρεθείτε αύριο στη συνάντηση.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Ison-Britannian ja tämän maailman tulevat johtajat.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.여러분들은 모두 미래에 영국과 전세계의 지도자가 될 분들이기 때문이죠.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.las futuras líderes de Gran Bretaña y de este mundo.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.le future leader della Gran Bretagna e del mondo.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Nagy Britannia és a világ jövőbeli vezetőivel.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Storbritanniens och hela världens framtida ledare.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.מנהיגות העתיד של בריטניה והעולם.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.القادة المستقبليين لبريطانيا العظمى وهذا العالم.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.私達の環境は大分違うと思われるかもしれません
Bu ekrandaki herkes yarınki belirli saatler için tamamen uygun.Alle auf diesem Bildschirm sind zu den Zeiten morgen tatsächlich verfügbar.

İlgili Sayfalar