yarına ile cümle
yarına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu günün tüketimini yarına bırakmaktır.Nu låter jag tidens pendel stanna.
Yarına kadar hoşçakal.Вони прощаються до завтра.
Bu günün tüketimini yarına bırakmaktır.Необхідно було думати про завтрашній день.
Bugünün işini yarına bırakma!Не відкладай на післязавтра те, що можна випити сьогодні.
Yarına kadar burada kalacağım.Я залишуся тут до завтра.
Yarına ne dersin?Як щодо завтра?
Sonraki Dünden Yarına, 1989 yılında ise Uçun Kuşlar Uçun albümleri yayınlandı.Далі від минулого до завтра, в 1989 році, були випущені альбоми Uçun Kuşlar Uçun .
Yarına kadar hoşçakal.Do léta a sbohem.
Bugünün işini yarına bırakma!Nu lăsa pe mâine ce poți face azi.
Yarına kadar hoşçakal.Pe mâine!
Yarına Bakış.Pentru cei de mâine.
Bu günün tüketimini yarına bırakmaktır.Asa vei putea economisi timp pentru ziua de maine.
Yarına erteleyemez misin?Nu poţi să-l amâni pe mâine?
Yarına Bakış.A Holnap.
Bu günün tüketimini yarına bırakmaktır.A mai munkát ma, a holnapi munkát holnap kell elintéznem.
Yarına kadar hoşçakal.Jäähyväiset huomiselle).
Sonraki Dünden Yarına, 1989 yılında ise Uçun Kuşlar Uçun albümleri yayınlandı.Kesällä 1989 julkaistiin seuraava albumi Musta Lindu.
Özlem...Düne, Bugüne, Yarına, 1995 yapımı Türk sinema filmi.I går og i morgen, dansk film.
“Dünden Yarına Türküler”.PUPUK KALIMANTAN TIMUR TAHUN 2013".
Bugünün işini yarına bırakma!"Sebab itu janganlah kamu kuatir akan hari besok, karena hari besok mempunyai kesusahannya sendiri.
Yarına kadar hoşçakal.より良い日までさようなら。
Bu günün tüketimini yarına bırakmaktır.」(明日の練習は休みだそうだ。
Bugünün işini yarına bırakma!「明日をもういっちょ!
(Hasan yarına kadar yürümüş olacak.) indicativus: Olguları belirtir./əjə/ は /iː/ となり -(a)í と表記される。
Bu günün tüketimini yarına bırakmaktır.但是它對明日菜無效。
Yarına kadar hoşçakal.休屠,莽曰晏然。
"Eli Kanlı Darbecilere Karşı Meşrû Iktidarın Yanındayım." Yarına Bakış.和前作《青鱂魚兄妹》一樣,《如果明天…。
Yarına Bakış.到明日。
(Hasan yarına kadar yürümüş olacak.) indicativus: Olguları belirtir.유덕(有德) " 바가바(婆伽婆)께서 이제부터 설명하여 해석하리라.
Yarına kadar hoşçakal.נתראה בקרוב".
Yarına Bakış.יש לנו מחר.
“Dünden Yarına Türküler”.שחר (פירושונים) השחר (פירושונים)
Bugünün işini yarına bırakma!Не проявявал никакви грижи за утрешния ден.
Sonraki Dünden Yarına, 1989 yılında ise Uçun Kuşlar Uçun albümleri yayınlandı.През втората половина на юни вече могат да се видят летящи птичета.
Yarına kadar yapılması gereken yapılamayan bir sürü şey var.Има много неща, които няма да могат да бъдат свършени до утре, а е нужно.
Yarına kadar beklemek istemiyorum.Не искам да чакам до утре.
Bugünün işini yarına bırakma!Ne budite dakle zabrinuti za sutra.
Yarına kadar hoşçakal.Dovidenia zajtra.
Bu günün tüketimini yarına bırakmaktır.Čo sa môže urobiť dnes, neodkladaj na zajtra.
Yarına kadar hoşçakal.Sudie, rytojau.
Yarına Bakış.Mūsų rytojus.
Yarına Bakış.Homse lühiajalugu.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.A kérdés az:
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.내일을 위해 나무를 남겨두자는 말은 생각할 가치도 없습니다.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.la questione non è: "Teniamo l'albero per domani.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.la question n'est pas de savoir s'il faut laisser cet arbre pour demain mais
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.Nu e o chestiune de "Hai să păstrăm copacul pentru mîine."
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir."Чи не залишити це дерево на завтра?"
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.אין פה שאלה של -- בואו נשאיר את העץ למחר.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.أيست كذلك المسألة -- دعونا نرك الشجرة للغد.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.今日食べる物さえ無い状態
'Ben burada oturup,' uşak 'yarına' dikkat"Aku akan duduk di sini," kata Footman itu, "sampai besok - '
'Ben burada oturup,' uşak 'yarına' dikkat"Będę tu siedzieć," Piechota stwierdził, że "do jutra -"
'Ben burada oturup,' uşak 'yarına' dikkat"Én itt ülök, a" Béka-inas megjegyezte: "holnap -"
'Ben burada oturup,' uşak 'yarına' dikkat'Eu sentar aqui ", comentou o Lacaio," até amanhã -'
'Ben burada oturup,' uşak 'yarına' dikkat"Ich werde hier sitzen," die Footman bemerkte, "bis morgen - '
'Ben burada oturup,' uşak 'yarına' dikkat'Ik zal hier zitten,' de lakei merkte, 'tot morgen -'
'Ben burada oturup,' uşak 'yarına' dikkat'Io sono seduto qui,' il cameriere ha osservato, 'fino a domani -'
'Ben burada oturup,' uşak 'yarına' dikkat"I se sta aici, denumită în continuare" infanterist remarcat, "până mâine -"
'Ben burada oturup,' uşak 'yarına' dikkat"Jag ska sitta här," betjänten anmärkte, "tills i morgon -"
İlgili Sayfalar