Yarın öğleden sonra tekrar gel, seninle konuşmak için daha fazla zamanım olacak.Come again tomorrow afternoon, when I will have more time to talk with you.
Yaklaşık olarak yarın bu zaman, Fuji dağına tırmanıyor olacağız.About this time tomorrow, we'll be climbing Mt. Fuji.
O yaklaşık yarın bu zamanda Zao dağında kayıyor olacak.He will be skiing on Mt. Zao about this time tomorrow.
Yarın bu saatte, onlar şampiyonluk için dövüşüyor olacaklar.They will be fighting for the championship this time tomorrow.
Yarın bu zamana kadar Paris'te olmalıyız.We should be in Paris by this time tomorrow.
Yarın bu saatlerde Paris'in turistik yerlerini göreceğiz.We'll be seeing the sights of Paris about this time tomorrow.
Yaklaşık yarın bu zaman Londra'nın ilginç yerlerini gezeceğiz.We'll be doing the sights of London about this time tomorrow.
Yarın bu zaman kütüphanede çalışıyor olacağım.This time tomorrow I'll be studying in the library.
Yarın bu zamana kadar Londra'da olacağım.I will be in London by this time tomorrow.
Yarın yaklaşık bu saatte sınav oluyor olacağım.I will be taking the exam about this time tomorrow.
Yarın bu saatte yağmur yağıyor olacak.It will be raining at this time tomorrow.
Yarın yaklaşık bu zaman Osaka'nın görülmeye değer yerlerini geziyor olacağız.We will be doing the sights of Osaka about this time tomorrow.
Yarınki sınav hakkında gergin olmamalısın.You mustn't be nervous about tomorrow's exam.
Yarınki dersler için hazırlık yapmalısın.You should prepare for tomorrow's lessons.
Yarın için her şeyi hazırladın mı?Did you get everything ready for tomorrow?
Yarın sabah bu mektubu postalamayı ihmal etme.Remember to mail this letter tomorrow morning.
Yarın sabah seni istasyonda bekliyor olacağım.I'll be waiting for you at the station tomorrow morning.
Yarın saat kaçta lobiye gelmeliyim?What time should I come to the lobby tomorrow?
Yarın sabah kalktığımda, güneş parlıyor ve kuşlar ötüyor olacak.When I get up tomorrow morning, the sun will be shining and the birds will be singing.
Yarın sabah onu erken getirt.Have him come early tomorrow morning.
Yarın sabah mutlaka ofise gel.Come to the office tomorrow morning without fail.
Yarın sabah altıda beni ara.Call me at six tomorrow morning.
Lütfen yarın sabah altıda beni uyandırmayı ihmal etme.Please remember to wake me up at six tomorrow morning.
Yarın sabah yedide uyandırma çağrısı istiyorum.I'd like a wake-up call at seven tomorrow morning.
Yarın sabah 7'de sizi arayacağım.I'll call for you at 7 tomorrow morning.
Yarın sabah sekizde istasyonda buluşalım.Let's meet at the station at eight tomorrow morning.
Yarın sabah saat sekizde seni arayacağım.I'll call for you at eight tomorrow morning.
Yarın sabah dokuzda beni ara.Call me at nine tomorrow morning.
Yarın sabahtan itibaren birlikte koşuya başlayalım.Let's start jogging together from tomorrow morning.
Bu mektubu yarın sabah postala.Mail this letter tomorrow morning.
Yarın sabah ayrılmak istiyorum.I'd like to check out tomorrow morning.
Yarın sabah iyi olacak.Tomorrow morning will be OK.
Yarın sabah yedide kalk.Get up at seven tomorrow morning.
Yarın sabah erken uyanmak zorundasın.You have to wake up early tomorrow morning.
Yarın sabah erken kalk!Get up early tomorrow morning!
Yarın sbah erken ayrılmalıyız.We must be off early tomorrow morning.
Yarın sabaha kadar bekleyin.Wait until tomorrow morning.
Yarın sabaha kadar bekle.Wait until tomorrow morning.
Yarın sabah beni ofiste ara.Call me at the office tomorrow morning.
Yarın sabah uyandığınızda, harika bir şey bulacaksınız.When you wake up tomorrow morning, you will find a wonderful thing.
Biz yarın sabah Japonya'dan ayrılıyoruz.We are leaving Japan tomorrow morning.
Yarın sabah beni görmeyi unutma.Don't forget to see me tomorrow morning.
Yarın sabah beni almayı unutma.Don't forget to pick me up tomorrow morning.
Yarın sabah seni arayacağım.I'll call you up tomorrow morning.
Yarın sabah gel.Come tomorrow morning.
Yarın sabah uğrayacağım ve seni alacağım.I'll come by and pick you up tomorrow morning.
Yarın sabah altıda uyandırma çağrısı istiyorum.I'd like a wake-up call at six tomorrow morning.
Yarın havanın nasıl olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea what the weather will be like tomorrow.
Yarın için hava durumu nasıl?What's the weather forecast for tomorrow?
Yarınki hava güneşli ve nadiren yağışlı olmalı.Tomorrow's weather should be sunny with occasional rain.
Yarın için hava durumu iyi değil.The weather outlook for tomorrow is not good.
Yarın akşam onunla akşam yemeği yiyeceğim, böylece o zaman onun fikrini öğreneceğim.I'm going to have dinner with him tomorrow night, so I'll feel him out then.
Yarın akşam için dört kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to book a table for four for tomorrow night.
Yarın akşam tekrar birlikte olalım.Let's get together again tomorrow evening.
Yarın akşam beş misafir alacaksın.We are to take in five guests tomorrow evening.
Yarın akşam sinemaya gitmek ister misin?Wanna go to a movie tomorrow night?
Yarın gece saat dokuzda birlikte buluşacağız.We are to meet together at 9 o'clock tomorrow night.
Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.It's supposed to rain tomorrow night, so let's leave our umbrellas until then.
Yarın akşam yemeği için rezervasyonlar yaptırmak istiyorum.I'd like to make reservations for dinner tomorrow.
Yarın akşama ne dersin?How about tomorrow night?