Raporu yarın başlatacağını iddia ediyor.She claims that she'll start the report tomorrow.
Yarın bahçeyi ziyaret edelim.Let's visit the garden tomorrow.
Tom'un mahkemesi yarın.Tom's trial is tomorrow.
Yarın uğramamı ister misin?Do you want me to drop by tomorrow?
Parti yarın olacak.The party will be tomorrow.
Yarın akşam döneceğim.I'll be back tomorrow evening.
Yarın akşama dönmüş olurum.I'll be back tomorrow evening.
O yarın dönüyor.He returns tomorrow.
Sanırım üçümüz yarın orada olacak.I think all three of us will be there tomorrow.
Yarın çok geç olacak.Tomorrow it'll be too late.
Yarından itibaren artık sigara içmeyeceğim.From tomorrow, I will no longer smoke.
Yarın çok geç.Tomorrow is too late.
Yarın ne yapmayı planlıyorsun?What are you planning to do tomorrow?
Maalesef yarın gelemem; bir buluşmam var.Unfortunately, I can't come tomorrow; I have a meeting.
Maalesef yarın gelemem; bir toplantım var.Unfortunately, I can't come tomorrow; I have a meeting.
Son teslim tarihi yarın.The deadline's tomorrow.
Yarından itibaren sigara içmeyi bırakacağım.I'll stop smoking from tomorrow.
Yarın sabaha kadar karar vermeliyizWe must decide by tomorrow morning.
Ben yarın onunla ilgileneceğim.I'll deal with it tomorrow.
Yarın sıcak olacağını sanmıyorum.I don't think it'll be hot tomorrow.
Yarın bu şehri sonsuza kadar terk edeceğim.Tomorrow I'll leave this city forever.
Tom yarın bu zamana kadar burada olacak.Tom will be here by this time tomorrow.
Tom yarın bize yardım etmeyi kabul etti.Tom has agreed to help us tomorrow.
Yarın o konuda endişeleneceğim.I'll worry about that tomorrow.
Tom'un yarın sabah Boston'a gitmeden önce yapması gereken bazı şeyler var.Tom has some things he has to do tomorrow morning before he can leave for Boston.
Tom'un yarın yapmak zorunda olduğu bazı şeyleri var.Tom has some things he has to do tomorrow.
Yarın öğleden sonra bana yardım edebilir misin?Can you help me tomorrow afternoon?
Onu yarın yapacağıma söz veriyorum.I promise I'll do that tomorrow.
Onu yarın yapmamın bir sakıncası var mı?Is it OK if I do that tomorrow?
Yarın ne bekleyebiliriz?What can we expect tomorrow?
Onu yarın yapamaz mıyım?Can't I do that tomorrow?
Yarın yağmur yağması çok olasıdır.It's very likely that it will rain tomorrow.
Büyük olasılıkla yarın yağmur yağacak.It's very likely that it will rain tomorrow.
"Yarın çarşamba mı yoksa perşembe mi?" "Yarın çarşamba.""Tomorrow is Wednesday or Thursday?" "Tomorrow is Wednesday."
Dün çarşambaydı, yarın cuma olacak.Yesterday was Wednesday, and tomorrow will be Friday.
Dün perşembeydi ve yarından sonra pazardır.Yesterday was Thursday and the day after tomorrow is Sunday.
Tom bana yarın öğleden sonra yüzmeye gidip gitmeyeceğimi sordu.Tom asked me if I was going to go swimming tomorrow afternoon.
Yarın için randevu almak istiyorum.I'd like to make an appointment for tomorrow.
Yarın yüzmeye gidelim.Let's go swimming tomorrow.
Belki de onu yapmak için yarın sabaha kadar beklemen gerekir.Perhaps you should wait until tomorrow to do that.
Yarın kim burada olacak bilmek ister misin?Do you want to know who is going to be here tomorrow?
Sanırım onu yapmak için yarın sabaha kadar beklemen gerekir.I think you should wait until tomorrow to do that.
Onu bugün değil yarın yapmanızı öneririm.I suggest you do that tomorrow instead of today.
Tom yarın onu yapmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he's not planning to do that tomorrow.
Onu yarın yapalım.Let's do that tomorrow.
Yarın gidelim.Let's leave tomorrow.
Yarın yola çıkalım.Let's leave tomorrow.
Yarın ayrılalım.Let's leave tomorrow.
Yarın yağmur yağacağını mı düşünüyorsun?Do you think it'll rain tomorrow?
En azından yarına kadar bekleyebilir misin?Can you at least wait until tomorrow?
Sanırım herkes yarın burada olmalı.I think everyone needs to be here tomorrow.
Yarın hazır olur musun?Will you be ready tomorrow?
Yarın yağmur yağacağı çok olasıdır.It's very likely that it'll rain tomorrow.
Tom yarın onu yapmayı planladığını söylüyor.Tom says he's planning to do that tomorrow.
Onu yarın yapabilir miydin?Could you do that tomorrow?
Tom yarın burada olmayacağını söylüyor.Tom says he won't be here tomorrow.
Tom yarın burada olmalı mı?Does Tom need to be here tomorrow?
Tom yarın burada olmak zorunda mı?Does Tom have to be here tomorrow?
Yarın muhtemelen yağmur yağacağını mı düşünüyorsun?Do you think it's likely to rain tomorrow?
Yarın Tom'u ziyaret etmeye gidelim.Let's go visit Tom tomorrow.