Tom'un yarın okulda olmayacağına dair çok iyi bir şans var.There's a very good chance that Tom won't be at school tomorrow.
Yarın resitalime geliyor musun?Are you coming to my recital tomorrow?
Yarın ne zaman buluşmak istiyorsun?What time do you want to meet tomorrow?
Belki yarın daha iyi bir şansımız olacak.Perhaps we'll have better luck tomorrow.
Uçağımız yarın ne zaman kalkar?What time does our plane leave tomorrow?
Tom yarın ayrılmaya karar verdi.Tom has decided to leave tomorrow.
Tom onu bu sabah yaptı bu yüzden onu yarın yapmak zorunda kalmadı.Tom did it this morning so he wouldn't have to do it tomorrow.
Yarın Tom'un evini ziyaret edeceğiz.I'll visit Tom's house tomorrow.
Tom'un yarın burada olacağından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?What makes you so sure that Tom will be here tomorrow?
Tom'un yarın burada olacağına dair çok iyi bir şans var.There's a very good chance that Tom will be here tomorrow.
Kiramın yarın vadesi doldu.My rent's due tomorrow.
Yarın ne yapmak istersin?What would you like to do tomorrow?
Yarın akşam yemeği için ne yapıyorsun?What are you doing for dinner tomorrow?
Tom yarın arabayı yıkayacak.Tom is going to wash the car tomorrow.
Ebeveynlerim yarın geri geliyor.My parents are coming back tomorrow.
Lütfen yarın geri gel.Please come back tomorrow.
Bunu bitirmek için yarına kadar bekleyemez miyiz?Can't we wait until tomorrow to finish this?
Bunu yapmak için yarına kadar bekleyemez miyiz?Can't we wait until tomorrow to do this?
Yarın Tom'un doğum günü partisine gidiyoruz, değil mi?We're going to Tom's birthday party tomorrow, right?
Yarına kadar ayrılmıyorsun, değil mi?You aren't leaving until tomorrow, right?
Yarın gece Tom'un konserine gidecek misin?Are you going to go to Tom's concert tomorrow night?
Yarın gece ne yapıyorsun?What are you doing tomorrow night?
Siz arkadaşlar yarın gece ne yapıyorsunuz?What are you guys doing tomorrow night?
Yarın gece oyun ne zaman?What time is the game tomorrow night?
Yarın sabah dağıtılacak.It'll be delivered tomorrow morning.
Jacksonlar yarın öğleden sonra bizi ziyaret ediyorlar.The Jacksons are visiting us tomorrow afternoon.
Yarın yeni iş yerinde ilk günüm.Tomorrow is my first day at the new workplace.
Tom'u bugün yarın bekliyoruz.We're expecting Tom any day now.
Onu yarın yapamazsın.You cannot do it tomorrow.
O yarın gelmeyi tercih ediyor.He'd prefer to come tomorrow.
Yarın gelmek istiyor.He'd rather come tomorrow.
Yarın bu zamanda Boston'da olacağız.This time tomorrow, we'll be in Boston.
Sence yarın yağmur yağacak mı?Do you think it's going to rain tomorrow?
Yarın toplantıya geç kalmayın.Don't be late for the meeting tomorrow.
Yarın buraya gelmesine gerek olmadığını zaten Tom'a söyledim.I've already told Tom that he doesn't need to come here tomorrow.
Tom yarın benimle gidiyor.Tom is going with me tomorrow.
Yarın kar yağacağını düşünüyor musunuz?Do you think it's going to snow tomorrow?
Yarın gelemeyeceğim.I shall not be able to come tomorrow.
Tom yarın öğleden sonra Mary ile tenis oynamayı planlıyor.Tom intends to play tennis tomorrow afternoon with Mary.
Yarın aletlerini yanında getir.Bring your tools with you tomorrow.
Umarım yarın daha iyi hissedersin.I hope that you feel better tomorrow.
Tom yarın arabamı ödünç almak istiyor.Tom wants to borrow my car tomorrow.
Yarın Tom'un yardımına ihtiyacım yok.I don't need Tom's help tomorrow.
Yarın ne olacağını hâlâ bilmiyorum.I still don't know what'll happen tomorrow.
Yarın Tom'la denize açılacağım.I'll go sailing with Tom tomorrow.
Tom'un yarın okulda olacağını sanmıyorum.I don't think Tom will be at school tomorrow.
Yarın hastaneye gitmek zorundayım.I have to go to the hospital tomorrow.
Yarın Tom'un burada olmasına ihtiyacım yok.I don't need Tom to be here tomorrow.
Tom yarın otuz yaşında olacak.Tom will be thirty years old tomorrow.
Erkek yeğenim yarın evleniyor.My nephew is getting married tomorrow.
Kuzenim yarın evleniyor.My cousin is getting married tomorrow.
Tom yarın evleniyor.Tom is getting married tomorrow.
Tom ve Mary yarın evleniyor.Tom and Mary are getting married tomorrow.
Tom'un yarın gelebilip gelemeyeceğini bilmek istiyorum.I want to know if Tom can come tomorrow or not.
Yarın bizimle gelmek istiyor musun yoksa istemiyor musun?Do you want to come with us or not?
Yarın gece geleceğim.I'll come tomorrow night.
Tom yarın Avustralya'dan uçuyor.Tom is flying in tomorrow from Australia.
Biz yarın beraber çalışalım mı?Shall we work together tomorrow?
Yarın sinemaya gidecek.She will go to the cinema tomorrow.
Onlar kazananı yarın duyuracaklar.They will announce the winner tomorrow.