Ana içeriğe geç
Sözlük

yarın ile cümle

yarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yarın onu imzalayacağım.I'll sign it tomorrow.
Yarın beni araman gerekiyor.You've got to call me tomorrow.
Yarın beni aramak zorundasın.You've got to call me tomorrow.
Yarın dağ tırmanışına gideceğim.I'm going to go mountain climbing tomorrow.
Tom yarın yardımıma ihtiyacı olduğunu söylüyor.Tom says he needs my help tomorrow.
Beklenmedik bir şey gündeme geldiği için yarın seni karşılayamayacağım.I won't be able to meet you tomorrow because something unexpected has come up.
Yarın ona kitabını vereceğim.I'll give him his book tomorrow.
Uzman yarın yağmur yağacağını söyledi.The experts said it would rain tomorrow.
"Sanırım Belçika daha iyi bir takımdır ve yarın maçı kazanacak." "Belki öyle.""I think Belgium is a better team and will win the match tomorrow." "Maybe so."
Yarın bu kadar erken kalkmak zorunda değilsin.You don't have to get up so early tomorrow.
Her şey plana göre giderse, yarın gece tekrar evde olmam gerekiyor.If all goes according to plan, I should be back home again tomorrow night.
Yarın okula gitmek zorunda değilsin.You don't have to go to school tomorrow.
Yarın okula gitmene gerek yok.You don't have to go to school tomorrow.
Eğer her şey plana göre giderse, yarın gece eve tekrar dönmüş olmalıyım.If everything goes according to plan, I should be back home again tomorrow night.
Yarın Londra'ya hareket ediyorum.I am leaving for London tomorrow.
Yarın sabah ilk olarak onu yapacağım.I'll do it first thing tomorrow morning.
Bu akşam İzlanda'dayım. Yarın evde olacağım.I am in Iceland this evening, I'll be home tomorrow.
Neden yarın akşam yemeği için benim evime uğramıyorsun?Why don't you come over to my house for dinner tomorrow?
Yarın onunla ilgileneceğiz.We'll deal with it tomorrow.
Mark dün ayrıldı, sen yarın ayrılacaksın ve ben bugün ayrılıyorum.Mark left yesterday, you will leave tomorrow, and I am leaving today.
Yarın sabah kahvaltısı için krep yiyebilir miyiz?Can we have pancakes for breakfast tomorrow?
Yarın senin evine gideceğim.I will go at your house tomorrow.
Lütfen yarın sabah altıda uyan.Please wake up at 6:00 tomorrow morning.
Yarın sabah Japonya'dan ayrılacağız.Tomorrow morning, we will leave Japan.
Tom yarın geri dönecek.Tom will be back tomorrow.
Tom yarın yoğun olacak.Tom will be busy tomorrow.
Yarına kadar yapılması gereken gerçekten bir sürü işimiz var.We really have a lot that needs to be done by tomorrow.
Tom yarın gelebilir.Tom might come tomorrow.
Tom yarın boş olacak.Tom will be free tomorrow.
Yarın gitmene gerek yok.You don't need to go tomorrow.
Yarın burada olmak zorunda değilsin?You don't have to be here tomorrow.
Tom yarın eve dönecek.Tom will return home tomorrow.
Yarın evi temizlememize yardım etmek zorundasın.You have to help us clean the house tomorrow.
Yarış yarın.The race is tomorrow.
Tom onu yarın yapacak.Tom will do it tomorrow.
Tom yarın oraya gitmek zorunda.Tom has to go there tomorrow.
Buna yarın devam edelim.Let's continue this tomorrow.
Tom yarın bu zamana kadar Boston'da olacak.Tom will be in Boston by this time tomorrow.
Bunu yarına kadar yapmazsak daha iyi olur.It would be better if we didn't do this until tomorrow.
Yarına kadar geri dönmek zorunda değilsin.You don't have to be back until tomorrow.
Tom yarın çalışmak zorunda.Tom has to work tomorrow.
Yarın çok yakın mı?Is tomorrow too soon?
O yarın gece olmak zorunda.It has to be tomorrow night.
Yarın sabah erken kalkmak zorundayız.We have to get up early tomorrow morning.
Tom yarın bize yardım etmek için istekli, değil mi?Tom is willing to help us tomorrow, isn't he?
Tom yarın Boston'dan ayrılıyor, değil mi?Tom is leaving Boston tomorrow, isn't he?
Yarın öğleden sonra Tom'un bir iş görüşmesi var.Tom has a job interview tomorrow afternoon.
Tom yarın öğleden sonra 2.30'a kadar Boston'da olmalı.Tom needs to be in Boston by 2:30 tomorrow afternoon.
Tom bana yarın öğleden sonra garajı temizlememe yardım edeceğine söz verdi.Tom promised me he would help me clean out the garage tomorrow afternoon.
Bunu yaptırmak için yarın 2.30'a kadar zamanınız var.You've got until 2:30 tomorrow to get this done.
Tom yarın akşam varacak.Tom will arrive tomorrow evening.
Bunun hakkında yarın toplantı yapabilir miyiz?Can we hold a meeting about this tomorrow?
Yarın gel, o farklı bir hikaye.Come tomorrow, that's a different story.
Tom yarın evleniyor, değil mi?Tom is getting married tomorrow, right?
Yarın Tom seni ziyaret etmeyecek.Tom isn't going to visit you tomorrow.
Tom yarın kasabadan ayrılacak.Tom is leaving town tomorrow.
Tom yarına kadar gelmiyor.Tom isn't coming till tomorrow.
Tom yarın okula gidecek.Tom is going to go to school tomorrow.
Tom yarın burada olmalı.Tom needs to be here tomorrow.
Tom yarın burada çalışmaya başlayacak.Tom is going to start working here tomorrow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod