Yarın sabah bir iş görüşmem var.I have a job interview tomorrow morning.
Yarın sana yazacağım.I will write you tomorrow.
Yarın bu zamana kadar onu bitirtin lütfen.Please have it finished by this time tomorrow.
Yarına kadar kararı erteleyelim.Let's put off the decision until tomorrow.
Yarın mükemmel olacak.Tomorrow will be perfect.
Yarın akşam onların ne yapmayı istediklerini düşünüyorsun?What do you think they want to do tomorrow evening?
Yarından sonraki güne kadar kalacağım.I'll stay until the day after tomorrow.
Yarın, çok önemli bir karar vermek zorundayım.Tomorrow, I have to make a very important decision.
Yarın bunu tekrar yapmalıyız.We should do this again tomorrow.
Bazen onlar: "Ben okula gidemem. Yarın giderim." derler.Sometimes they say: "I can't go to school. I'll go tomorrow".
Yarın Kaşgar'a ya da oralarda bir yere varabilirim.I might arrive in Kashgar or somewhere thereabouts tomorrow.
Kaçınız yarın tekrar burada olmayı planlıyor?How many of you plan to be here again tomorrow?
İşi yarına kadar hallettirmek için kaç kişi gerekecek?How many people would it take to get the job done by tomorrow?
Yarın yeni bir gündür.Tomorrow's a new day.
Yarın yeni bir gün.Tomorrow's a new day.
Yarın gece bir şey yapıyor musun?Are you doing anything tomorrow night?
Yarın eve geri dönüyorum.Tomorrow I'm going back home.
Yarın eve dönüyorum.I'm going back home tomorrow.
Yarın Boston'a dönüyorum.I'm going back to Boston tomorrow.
Bu insanlar için yarın yok.There's no tomorrow for these people.
Yarın benimle öğle yemeğine kim geliyor?Who's coming to lunch with me tomorrow?
Bana yarın için arabanı ödünç ver.Lend me your car for tomorrow.
Keşke şimdiden yarın olsa.I wish it were tomorrow already.
Yarına kadar neredeyse seni hiç bekleyemem.I can hardly wait until tomorrow.
Yarının gelmesini bekleyemem.I can't wait for tomorrow to come.
Hava müsait olursa yarın dışarı çıkacağız.We'll go out tomorrow if the weather permits.
Yarını dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to tomorrow.
Yarın için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to tomorrow.
Yarını iple çekiyorum.I'm looking forward to tomorrow.
Yarını sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to tomorrow.
Neredeyse tanıdığım herkes yarınki konsere gitmek istiyor.Almost everyone I know wants to go to tomorrow's concert.
Yarın sabah bize yardım edecek misin?Are you going to help us tomorrow morning?
Siz çocuklar yarın tekrar burada olacak mısınız?Are you kids going to be here again tomorrow?
Bana bunu yarına kadar bitirtmek zorunda olduğumu mu söylüyorsun?Are you telling me that I have to have this finished by tomorrow?
Bu yarına kadar bekleyebilir mi?Can this wait until tomorrow?
Yarın buraya dönmem gerekiyor mu?Do I need to come back here tomorrow?
Yarın öğleden sonra Tom'un bizimle alışverişe gideceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will go shopping with us tomorrow afternoon?
Yarın Tom'un bizimle yüzmeye gideceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will go swimming with us tomorrow?
Yarın Tom'un yüzeceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will swim tomorrow?
Sence Tom yarın yüzer mi?Do you think Tom will swim tomorrow?
Tom yarın buraya dönmeli mi?Does Tom need to come back here tomorrow?
Umarım yarın yağmur yağmayacak.I do hope that it won't rain tomorrow.
Tom'un yarın yüzeceğini sanmıyorum.I don't think that Tom will swim tomorrow.
Yarın son derece önemli bir toplantım var.I have an extremely important meeting tomorrow.
Yarın bir düğüne gitmek zorundayım.I have to go to a wedding tomorrow.
Tom'u yarın gece bizimle çin dominosu oynaması için davet ettiğini duydum.I heard that you have invited Tom to play mahjong with us tomorrow night.
Tom'un yarın okulda olmayacağını duydum.I heard Tom won't be at school tomorrow.
Yarın yola çıkacağını duydum.I heard you were taking tomorrow off.
Yarın seninle alışverişe gidemeyebilirim.I may not be able to go shopping with you tomorrow.
Yarın sana yardım edebilirim.I might be able to help you tomorrow.
Bu faturayı yarına kadar ödemem gerekiyor.I need to pay this bill by tomorrow.
Yarın yola çıkarsam iyi olup olmayacağını merak ediyordum.I was wondering if it would be OK if I took tomorrow off.
Tom'un yarın gece çocuklarımıza bakıp bakmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom would mind babysitting our kids tomorrow night.
Tom'un yarın bize yardım edip etmeyeceğini merak ediyorum.I wonder if Tom would mind helping us tomorrow.
Tom'un yarın ne yapmayı planladığını merak ediyorum.I wonder what Tom plans to do tomorrow.
Yarın Tom'la yüzeceğim.I'll swim with Tom tomorrow.
Yarın Tom ile yüzeceğim.I'll swim with Tom tomorrow.
Tom'un yarın toplantıda olacağından neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom will be at the meeting tomorrow.
Tom yarın paten yapmaya gidecek mi?Is Tom going to go skating tomorrow?
Tom yarın bizimle gidecek mi?Is Tom going to go with us tomorrow?