O yarından sonraki gün Viyana'ya gitmek zorunda.He says that he has to go to Vienna the day after tomorrow.
Bugün trene binersem yarın zaten Pekin'de olacağım.If I take the train today, tomorrow I'll already be in Beijing.
Tom yarın burada olacak.Tom will be here tomorrow.
Yarın çalışmaları gerekiyor.They need to work tomorrow.
Yarın biletleri alacağım.I'll buy the tickets tomorrow.
Yarın oyununu kontrol edeceğim.I will check your game tomorrow.
Yarına kadar.Until tomorrow.
Tom ve Mary hava düzelirse yarın yürüyüşe gitmeyi planlıyor.Tom and Mary plan to go hiking tomorrow if the weather improves.
Tom yarın ne zaman burada olması gerektiğini Mary'ye söyledi mi?Did Tom tell Mary what time she needed to be here tomorrow?
Bugünün domuzları yarının jambonlarıdır.Today's pigs are tomorrow's hams.
Yarın uzak bir kuzen geliyor.Tomorrow a distant cousin is coming.
Yarın 28 olacağım.Tomorrow I'll turn 28.
Yarın sabah ofisini ziyaret edebilir miyim?May I visit your office tomorrow morning?
Yarın Nîmes'e gidiyorum.I'm going to Nîmes tomorrow.
Bugün bir kral gibi davranan bir çocuk yarın bir zalim gibi davranır.Today a child acting like a king, tomorrow a tyrant.
Tom'un yarın burada olmayı planladığını bilmekten hoşlanabileceğini düşündüm.I thought you might like to know that Tom is planning to be here tomorrow.
Yarın ne zaman burada olman gerektiğini sana söylemek için arıyorum.I'm calling to tell you what time you need to be here tomorrow.
Yarın hepinizin hayvanat bahçesinde iyi zaman geçireceğinizden eminim.I'm sure you'll all have a good time at the zoo tomorrow.
Tom'un yarın burada olacağına dair bir şans olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there's a chance Tom will be here tomorrow.
Tom bana yarın bütün gün meşgul olacağını söyledi.Tom told me he was going to be busy all day tomorrow.
Yarın sabah erken saatlerde okula gitmem gerekiyor.I'm supposed to get to school early tomorrow morning.
Yarın öğleden sonra 2.30'a kadar Boston'da olmak zorundayım.I've got to be in Boston by 2:30 tomorrow afternoon.
Hâlâ Boston'dayım fakat yarın evde olacağım.I'm still in Boston, but I'll be back home tomorrow.
Yarından itibaren, akşam 9.00'a kadar açık kalacağız.Starting tomorrow, we'll stay open until 9:00 p.m.
Tom'un yarın burada olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder whether Tom will be here tomorrow or not.
Tom yarın akşam bizimle poker oynamayı planlıyor.Tom plans to play poker with us tomorrow evening.
Yarın öğleden sonra bir doktor randevum var.I have a doctor's appointment tomorrow afternoon.
Yarın öğleden sonra 2.30'da burada olmak zorundasın.You have to be here at 2:30 tomorrow afternoon.
Yarın Tom'la kahvaltı yapacağım.I'm going to have breakfast with Tom tomorrow.
Yarın akşam nerede olmayı planladığını biliyorum.I know where you plan to be tomorrow evening.
Tom yarın arabasını kullanmama izin vermeyi önerdi.Tom offered to let me use his car tomorrow.
Yarın sabah erkenden kalkacağım.I'm going to get up early tomorrow morning.
Yarın akşam 6.30'da seni alacağım.I'll pick you up tomorrow evening at 6:30.
Yarın evde kalmayı düşünüyorum.I'm thinking about staying home tomorrow.
Yarın ne olacağını merak ediyorum.I wonder what's going to happen tomorrow.
Tom'un yarınki testi geçmeyeceğinden eminim.I'm sure Tom won't pass tomorrow's test.
Yarını gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to tomorrow.
Yarın bize kimin yardım edeceğini merak ediyorum.I wonder who'll be helping us tomorrow.
Ben yarın gece hiçbir şey yapmıyorum.I'm not doing anything tomorrow night.
Yarın geceyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to tomorrow night.
Yarına kadar seni beklemiyordum.I wasn't expecting you until tomorrow.
Yarın daha iyi hissedeceğinden eminim.I'm sure you'll feel better tomorrow.
Yarın Boston'a geri gidiyorum.I'm heading back to Boston tomorrow.
Yarın Tom'la akşam yemeği yiyorum.I'm having dinner with Tom tomorrow.
Yarın onun hakkında size her şeyi söyleyeceğim.I'll tell you all about it tomorrow.
Tom yarın geri gelmemi istedi.Tom asked me to come back tomorrow.
Yarın seninle gidebileceğimden şüpheliyim.I doubt I can go with you tomorrow.
Yarın öğleden sonra orada olacağız.We'll be there tomorrow afternoon.
Tom yarın geleceğini söylüyor.Tom says that he'll come tomorrow.
Yarın daha iyi yapacağımızdan eminim.I'm sure we'll do better tomorrow.
Ben yarın kiramı ödeyeceğim.I'm going to pay my rent tomorrow.
Yarın Tom bize yardımcı olmayacak.Tom won't be helping us tomorrow.
Eminim yarın meşgul olacaksın.I'm sure you'll be busy tomorrow.
Yarın seni görmek için geri döneceğim.I'll be back to see you tomorrow.
Yarın onun hakkında endişe edeceğiz.We'll worry about that tomorrow.
Yarın kahvaltı için boşum.I'm free for breakfast tomorrow.
Seni yarın arayacağım.I'm going to call you tomorrow.
Yarın Tom'u göreceğim.I'm going to see Tom tomorrow.
Yarın onunla ilgileneceğim.I'll take care of it tomorrow.
Yarın sabah Tom'u göreceğim.I'll see Tom tomorrow morning.