Ana içeriğe geç
Sözlük

yarın ile cümle

yarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İnşallah, yarın ebeveynlerinle birlikte olacağız.Tomorrow, God willing, we'll be with your parents.
Tom'un yarın öğleden sonra bu zaman ne yapıyor olacağını düşünüyorsun?What do you think Tom will be doing this time tomorrow afternoon?
Yarın gelemezsin.You can't come tomorrow.
Tom'un yarın okula gelip gelmeyeceğini merak etmeden duramıyorum.I can't help but wonder if Tom will be at school tomorrow.
Acaba Tom yarın okulda olacak mı, merak etmeden duramıyorum.I can't help but wonder if Tom will be at school tomorrow.
Bütün gün çalışmak zorunda olduğun için yarın Tom'a yardım edemezsin.You can't help Tom tomorrow because you have to work all day.
Yarın Şangay'a gidiyorum.Tomorrow I'm going to Shanghai.
Yarın burada olacağıma söz veremem.I can't promise that I'll be here tomorrow.
Tom bu gece seni göremez ama seni yarın sabah görebilir.Tom can't see you tonight, but he can see you tomorrow morning.
Yarına kadar bekleyemem.I can't wait until tomorrow.
O yarın arayacağını söyledi.He said he would call tomorrow.
Yarın kütüphanede birbirimizi göreceğiz.We'll see each other tomorrow in the library.
Yarın bunun hakkında tekrar konuşalım.Let's talk about this again tomorrow.
Yarın bunun hakkında konuşalım.Let's talk about this tomorrow.
Onu yarına kadar bekleyelim.Let's leave it till tomorrow.
Yarın akşam yemeği yapalım.Let's do dinner tomorrow.
Yarın Tom'u görmek istiyorum.I want to see Tom tomorrow.
Yarın ölmek istemiyorum.I don't want to die tomorrow.
Yarın balığa gitmek istiyor musun?Do you want to go fishing tomorrow?
Yarına kadar buradan gitmeni istiyorum.I want you out of here by tomorrow.
Peki, yarın ne yapmak istiyorsun?So, what do you want to do tomorrow?
Tom'un yarın ilk iş burada olmasını istiyorum.I want Tom here first thing tomorrow.
Tom'un yarın derhâl buraya gelmesini istiyorum.I want Tom here first thing tomorrow.
Yarın okula gitmek istemiyorum.I don't want to go to school tomorrow.
Yarın ne zaman buluşmak istersin?What time tomorrow do you want to meet?
Yarın göz kamaştırmak isteyeceksin.You'll want to look your best tomorrow.
Yarın Boston'a geri gitmeni istiyorum.I want you to go back to Boston tomorrow.
Tom yarın gece Mary'yi dışarı çıkarmak istiyor.Tom wants to take Mary out tomorrow night.
Yarın sabah kahvaltı için yumurta istiyorum.I want eggs for breakfast tomorrow morning.
Yarın öğleye kadar onun bana teslim edilmesini istiyorum.I want it delivered to me by noon tomorrow.
Bu tartışmaya yarın devam etmek istiyorum.I want to continue this discussion tomorrow.
Yarınki toplantıya katılmanı isterim.I'd like you to attend the meeting tomorrow.
Şimdi ne kadar çok yaparsan, yarın o kadar az yapmak zorunda kalacaksın.The more you do now, the less you'll have to do tomorrow.
Yarın sabahın köründe gitmek zorundayız.We have to leave at the crack of dawn tomorrow.
Tom yarın bu zamana kadar tam bir rapor istiyor.Tom wants a full report by this time tomorrow.
Tom yarın onu görmek için geri gelmemi istiyor.Tom wants me to come back to see him tomorrow.
Yarın için randevumu iptal etmek istiyorum.I'd like to cancel my appointment for tomorrow.
Yarın sabah ilk otobüste olmak istiyoruz.We want to be on the first bus tomorrow morning.
Yarın saat kaçta iş başında olmamı istersin?What time do you want me to be at work tomorrow?
Ben hâlâ yarın seni görmek istiyorum.I still want to see you tomorrow.
Yarına kadar beklemek istemiyorum.I don't want to wait until tomorrow.
Yarın hakkında seninle konuşmak istiyorum.I want to talk to you about tomorrow.
Yarına kadar beklemek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to wait till tomorrow?
Yarın orada olamayacağımı bilmeni istiyorum.I want you to know that I can't be there tomorrow.
Yarın birlikte bir şey yapmak istiyorsan, beni ara.Call me if you want to do something together tomorrow.
Yarın gece televizyonda izlemek istediğim bir film var.There's a movie I want to watch on TV tomorrow night.
Yarın seyahat edeceğim.I'm going to travel tomorrow.
Çocuklar yarının umudu.Children are the hope of tomorrow.
Yarın söz verilmiş değil.Tomorrow is not promised.
Yarın sabah 8.00'e kadar herkesi konferans salonunda istiyorum.I want everyone in the conference room tomorrow morning by 8:00.
Ben yarın sabah ellerimde ilk şey olarak bir yazılmış rapor isterim.I want a written report in my hands first thing tomorrow morning.
Yarın erken kalkmam gerektiği için kısa süre içinde yatmak istiyorum.I want to go to sleep soon because I need to get up early tomorrow.
Tom bunu kabul etmek istemiyor ama o yarınki dans hakkında heyecanlı.Tom doesn't want to admit it, but he's excited about tomorrow's dance.
Gelecek haftaya kadar erteleyebileceğin bir şeyi asla yarına kadar erteleme.Never put off until tomorrow what you can put off until next week.
Yarın gece boş musun?Are you busy tomorrow night?
Yarın yoğun bir günün var.You've got a busy day tomorrow.
Tom, yarın sabah meşgul olacak.Tom will be busy tomorrow morning.
Açıkçası yarın biraz meşgul.Actually, tomorrow's a little busy.
Yarın Devler ve Ejderhalar oynuyor.The Giants play the Dragons tomorrow.
Bu gece bizde kal, yarın bir otel bulursun.Stay with us tonight and find a hotel tomorrow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yarın ile cümle - Sayfa 21 - yarın kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App