Yarın gidiyor olacağız.We'll be leaving tomorrow.
Sen yarın ayrılıyorsun, değil mi?It's tomorrow that you're leaving, isn’t it?
Yarın seninle buluşacağım.I'll meet you tomorrow.
İşi yarın yapacağım.I'll do the work tomorrow.
Yarın okula başlayacağız.Tomorrow, we'll be starting school.
Bazen onlar "Ben bugün okula gidemem. Yarın gideceğim." derler.Sometimes they say, "I can't go to school today. I'll go tomorrow."
O grup yarın şehrimize geliyor.That band comes to our town tomorrow.
O yarın sabah memleketini terkediyor.She is leaving for her hometown tomorrow morning.
Yarın mektupları daktiloyla yazmasını Mary'den isteyeceğim.I will ask Mary to type the letters tomorrow.
Sizin yarınız aptalsınız.Half of you are idiots.
O yarın öğleden sonra tenis oynamaya niyet ediyor.She intends to play tennis tomorrow afternoon.
O, yarın bu zamanda onunla birlikte akşam yemeği yiyor olacak.She'll be having dinner with him at this time tomorrow.
Yarın çok sıcak bir yaz günü olacak gibi görünüyor.It looks like tomorrow will be a very hot summer day.
Yarın randevuma gitmek için hangi elbiseleri giymem gerektiğini düşünüyorsun?What clothes do you think I should put on to go to my date tomorrow?
Yarın beyzbol oynayacak.He plays baseball tomorrow.
Bugün cumartesi ve yarın pazar olacak.Today is Saturday and tomorrow will be Sunday.
Yarın buluşalım mı?Shall we meet tomorrow?
Yarın buluşmak ister misiniz?Would you like to meet tomorrow?
O, yarınki mülakat için hazır.She is prepared for the interview tomorrow.
Belki yarın bir yolunu bulacağım.Maybe tomorrow, I'll find my way.
Bugün arkadaşlar, yarın düşmanlar.Friends today, enemies tomorrow.
Yarın için hazırlıklarını tamamladın mı?Have you completed your preparations for tomorrow?
Babam yarın eve geliyor.My father is coming home tomorrow.
Babam yarın sabah bana lezzetli bir yemek pişirecek.My father will cook me a delicious meal tomorrow morning.
Yarın sabah 6'da uyanacağım.Tomorrow morning, I'll wake up at 6.
Lütfen yarın sabah altıda beni uyandır.Please wake me up at 6 tomorrow morning.
Yarın sabah, saat 6:00'da beni uyandır, lütfen.Tomorrow morning, wake me up at 6:00, please.
Yarın sabah geç kalacağımı size bildirmek istedim.I just want to let you know that I'll be late tomorrow morning.
Yarınki toplantıyı iptal etmek istiyorum.I'd like to cancel tomorrow's meeting.
Yarın sabaha kadar geleceğim.I'll come by tomorrow morning.
Yarın öğleden sonra buralarda olacağım, bu yüzden lütfen uğra.I'm going to be around tomorrow afternoon, so please drop in.
Yarının toplantının bir saatten fazla süreceği ihtimali yok.It's unlikely that tomorrow's meeting will last over an hour.
Yarın havanın iyi olmasını umalım.Let's hope the weather is good tomorrow.
Lütfen yarın doktora gitmemi hatırlat.Please remind me to go to the doctor's tomorrow.
Yarın bir cep telefonu satın almayı planlıyorum.I'm planning to buy a mobile phone tomorrow.
Ben onu dün dışarıya gönderdim ve bu yüzden onu yarın geri almalısın.I sent it out yesterday, and so you should get it tomorrow.
Sanırım yarın tamamen kel olacağım.I guess that tomorrow I'll be completely bald.
Yarın partiye gelmeyecek misin?Won't you come to the party tomorrow?
Yarın partiye gelmiyor musun?Aren't you coming to the party tomorrow?
Muhtemelen yarın erken kalkacağım.I will probably get up early tomorrow.
Lütfen yarın saat 6'da beni uyandır.Please wake me up at six tomorrow.
Yarın başka bir gün ama yarına kadar burada olamaz.Tomorrow is another day, but it won't be here until tomorrow!
Tren istasyonu yarından itibaren kapalı olacak.The train station will be closed from tomorrow.
O tren istasyonu yarından itibaren kapalı olacak.That station will be retired as of tomorrow.
Yarın ona soracağım.Tomorrow, I will ask him.
Otobüs şoförleri yarın greve gidecekler.The bus drivers are going on strike today.
İş yarın başlayacak.Work is due to begin tomorrow.
Yarın eve gittikten sonra arayacağım.I'll call after going home tomorrow.
Yarın ne yapıyorsun?What are you doing tomorrow?
Bugün dükkân kapalı ise, ben yarın tekrar deneyeceğim.If the shop is closed today, I'll try again tomorrow.
Yarın Amerika'ya gidiyorum.I'm going to America tomorrow.
Yarınki sınav için çalışıyor olmalıyım.I should be studying for tomorrow's exam.
Tom yarın ne yapmak istiyor?What does Tom want to do tomorrow?
Tom, yarın yağmur yağacağını düşünüyor.Tom thinks it will rain tomorrow.
Tom'un yarın bir testi olduğu için bu gece yatmaya erken gitmeli.Tom should go to bed early tonight since he has a test tomorrow.
Tom yarın toplantı olacağını söylüyor.Tom says that he'll be at the meeting tomorrow.
Tom yarın öğleden sonra havuzu temizleyemeyeceğini söyledi.Tom said he couldn't clean the pool tomorrow afternoon.
Tom yarın partimize gelebilir.Tom is able to come to our party tomorrow.
Tom yarın havanın iyi olacağını umuyor.Tom hopes that it'll be fine tomorrow.
Tom yarın kar yağmayacağını umuyor.Tom hopes that it doesn't snow tomorrow.