Yumi yarın öğleden sonra bu kamerayı kullanacak.Yumi will use this camera tomorrow afternoon.
Yarına sana uyar mı?How about tomorrow?
Yarına ne dersin?How about tomorrow?
Yarın gece, Narita havalimanına gidiyorum.Tomorrow night, I am going to Narita airport.
Uyumalıyım! Yarın derslerim var.I have to get to sleep! I've got classes tomorrow.
Yarın yağmur yağarsa beni almaya gel.Come to pick me up if it rains tomorrow.
Yarın için hazırlanmakla meşgulüm.I'm busy getting ready for tomorrow.
Yarın yağmur yağacak gibi görünüyor ama elimden geleni yapacağım.It looks like rain tomorrow, but I'll try my best.
Bence yarın yağmur yağmayacak.I think it won't rain tomorrow.
Bugünün kuramsal matematiği yarının uygulamalı matematiğidir.Today's pure mathematics is tomorrow's applied mathematics.
Bugünün nazari matematiği yarının tatbikî matematiğidir.Today's pure mathematics is tomorrow's applied mathematics.
İş yarına kadar tamamlanmalı.The work must be completed by tomorrow.
Yarın havanın nasıl olacağını söylemek zor.It's hard to say what the weather will be like tomorrow.
Yarın yağmur yağarsa, ben sadece evde kalacağım.If it rains tomorrow, I'll just stay at home.
Ben yarını bilmeliyim.I need to know tomorrow.
Yarın dışarı çıkıyor musun?Are you going out tomorrow?
Ben yarın alışverişe gideceğim.I'll go shopping tomorrow.
Ben yarın evde kalacağım.I'll stay at home tomorrow.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalacağız.If it rains tomorrow, we'll stay at home.
Yarın yağmur yağarsa, ben pikniğe gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I won't go to the picnic.
Yarın okula geç kalmayın.Don't be late to school tomorrow.
Yarın Noel.Tomorrow is Christmas.
O yarın Çine gidiyor.He leaves for China tomorrow.
Bugünkü yumurta yarınki tavuktan iyidir.Better an egg today than a hen tomorrow.
Yarın evine uğrayacağım.I'll call at your house tomorrow.
Hava tahminlerine göre yarın kar yağacak.According to the weather forecast, it will snow tomorrow.
Yarınki havanın iyi olacağını düşünüyor musun?Do you think tomorrow's weather will be good?
Yarının hoş bir gün olacağını düşünüyor musunuz?Do you think tomorrow will be a nice day?
Konferans yarın sona erecek.The conference will end tomorrow.
Kitabı ona yarın vereceğim.I will give him the book tomorrow.
Bugünün işini yarına bırakma.A stitch in time saves nine.
Yarın muhtemelen kar yağacak.Probably it will snow tomorrow.
Yarın kitapları kütüphaneye götüreceğim.Tomorrow, I'll take the books to the library.
Bogdan, yarın orada olacağını söylemişti.Bogdan said he would be there tomorrow.
Hava iyi olursa yarın ayrılacağım.We shall leave tomorrow, weather permitting.
Onun yarın gelip gelmeyeceğini merak ediyorum.I wonder if he'll come tomorrow.
Yarın gelebilirim.I can come tomorrow.
Bugün tıka basa ye ve yarın acından öl.Stuff today and starve tomorrow.
Yarın geri gelecek misin?Will you come back tomorrow?
Lütfen yarın bir gün izin almama izin verin.Please let me take a day off tomorrow.
Hava tahmin raporuna göre, yarın kar yağacak.According to the weather forecast it is going to snow tomorrow.
Yarın, ücretsiz tıraş oluruz.Tomorrow, we shave for free.
Yarına kadar onu istemiyorum.I don't want that until tomorrow.
Yarına kadar ona ihtiyacım var.I need it by tomorrow.
Yarın ben burada olacağım.I will be here tomorrow.
Hoşça kal. Yarın görüşürüz.Goodbye. See you tomorrow.
Yarın daha erken gitmeliyim.Tomorrow I must leave earlier.
O, yarın gelecek mi?Will he come tomorrow?
Lütfen yarın beni görmeye gelin.Please come see me tomorrow.
Yarın için her şey hazır mı?Is everything arranged for tomorrow?
Onun yarın gelmesi kesin mi?Is it certain that he will come tomorrow?
Yarın öğleden sonraya kadar değil.Not until tomorrow afternoon.
Yarın bir toplantı düzenlenecek.Tomorrow, a meeting will be held.
Yarın kar olacak.There will be snow tomorrow.
Yarın bana ödünç verdiğin parayı iade edeceğim.Tomorrow, I'll return the money you lent me.
Yarın kapalıyız.We're closed tomorrow.
Yarın açığız.We're open tomorrow.
Onu yarın ziyâret edeceğim.I'll visit him tomorrow.
Ben yarın Bay Brown'ı ziyaret edeceğim.I'll visit Mr. Brown tomorrow.
Sen yarın ziyaret edeceğim.I'll visit you tomorrow.