Ana içeriğe geç
Sözlük

yarım saat ile cümle

yarım saat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Yarım saatte okula yürüyebilirim.I can walk to school in half an hour.
Okula yürüyerek gitmek yarım saatimizi alıyor.It takes us half an hour to walk to school.
Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık.The ferry started to move and we were across in half an hour.
Çadırı kurmak yarım saatimizi aldı.It took us half an hour to set up the tent.
Bu iş yarım saat içinde bitirilebilir.This work can be finished in half an hour.
Araba, yarım saatlik sürüşten sonra bozuldu.The car broke down after half an hour's driving.
Yarım saat daha erken ayrılmalıydın.You should have left half an hour earlier.
Yarım saat önce başlamalıydın.You ought to have started half an hour ago.
Lütfen yarım saat sonra geri gel.Please come back after half an hour.
Yarım saate gelirim.I'll be over in half an hour.
Yarım saat içinde geleceğim.I'll be over in half an hour.
Yaklaşık yarım saat bekletildim.I was kept waiting for nearly half an hour.
Yarım saat boyunca denedikten sonra kapıyı kırarak açmayı başardık.We succeeded in breaking the door open after trying for half an hour.
O yarım saat sürdü.It took half an hour.
Biz trafikte yarım saat kadar durdurulduk ve bu yüzden geç vardık.We were held up for half an hour in the traffic and so we arrived late.
Bu problemi çözmem yarım saatimi aldı.It took me half an hour to work out this problem.
Neredeyse yarım saattir bekliyorum.I have been waiting for almost half an hour.
Her gün yarım saat İngilizce çalışıyorum.I study English half an hour every day.
Her gün yarım saat İngilizce çalışırım.I study English half an hour every day.
Ben arkadaşımı yarım saat bekledim, ama o gelmedi.I waited half an hour for my friend, but he didn't turn up.
Yük treni yoğun sis nedeniyle yaklaşık yarım saat kadar gecikti.The freight train was held up about half an hour because of a dense fog.
O yarım saat içinde burada olacak.He will be here in half an hour.
O, istasyona vardığında tren neredeyse yarım saat önce kalkmıştı.When he reached the station, the train had already left almost half an hour before.
Yarım saat koşmaya devam etti.He run on for half an hour.
Yarım saat geç geldi, bu yüzden herkes ona kızgındı.He arrived half an hour late, so everyone was angry with him.
Beni yaklaşık yarım saat bekletti.He made me wait for about half an hour.
Yarım saatte iki mil yürüdü.He walked two miles in half an hour.
Onu yarım saat bekletti.She kept him waiting half an hour.
Onlar yarım saat içinde oraya yürüyecek.They'll walk there in half an hour.
Kliniğimizde yapılan ameliyat yarım saat içinde bitti.The surgery, performed at our clinic, is over in half an hour.
Konuşma yarım saat sürdü.The speech lasted thirty minutes.
O beni yarım saat bekletti.She kept me waiting for half an hour.
O, beni yarım saat bekletti.She made me wait for half an hour.
Yarım saat sonra gidersek Mary onu yapabilir.Mary might be able to make it if we go half an hour later.
Lütfen yarım saat bekle.Please wait for thirty minutes.
İş yarım saatten az bir sürede tamamlandı.The work was completed in under half an hour.
Sanırım bir yarım saat daha beklememiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should wait another half an hour.
Tom yarım saat erken vardı.Tom arrived half an hour early.
Yarım saat içinde başlıyoruz.We start in half an hour!
En geç yarım saate siparişiniz hazır.Your order will be ready within half an hour.
Yarım saat içinde seni ofisinde görmek istiyorum.I want to see you in your office in half an hour.
Lütfen yaklaşık yarım saat içinde hazır ol, tamam mı?Please be ready in about half an hour, okay?
Buradan istasyona yürüyerek yarım saat.It's half an hour by foot from here to the station.
Yarım saat erken vardılar.They arrived half an hour early.
Yarım saat önce odamı temizlemeyi bitirdim.I finished cleaning my room a half hour ago.
Yarım saatim var.I've got half an hour.
Yarım saat geçti.Half an hour passed.
Ben yarım saat geç kalacağım.I'll be a half hour late.
Tom yarım saat içinde burada olacak.Tom will be here in half an hour.
Sen onu yarım saat önce söyledin.You said that half an hour ago.
Yarım saat içinde seni toplantı odasında göreceğim.I'll see you at the meeting room in half an hour.
Öğle yemeğine yarım saat var.It's a half hour till lunch.
Yarım saat geç geldi.He came half an hour late.
Yarım saat içinde burada olabilir misin?Can you be here in half an hour?
Mary yaklaşık yarım saat önce Tom'la birlikte ayrıldı.Mary left about an hour ago with Tom.
Biraz sonra gidiyorum çünkü otobüsüm yarım saat içinde hareket ediyor.I'm leaving soon because my bus goes in half an hour.
Tom yarım saat bekledi.Tom waited for half an hour.
Tom yarım saat uyudu.Tom was asleep half the time.
Yarım saat içinde geri geleceğim.I'll come back in half an hour.
Yemek yarım saat içinde hazır olacak.The meal will be ready in a half hour.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yarım saat ile cümle - yarım saat kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App