yaptınız ile cümle

yaptınız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi bu müşterilere satın alındı altında satış yaptınız.여러분의 제품을 구입한 고객들을
Şimdi bu müşterilere satın alındı altında satış yaptınız.لقد بعت هؤلاء العملاء،
Şimdi bu müşterilere satın alındı altında satış yaptınız.ロイヤルティー・プログラムなどで維持してきました
Şimdi...bunu kendiniz mi yaptınız?Jetzt ... haben Sie <br />persönlich diese Schlafanzug gemacht?
Şimdi...bunu kendiniz mi yaptınız?Maintenant..As-tu personnellement fait ce pyjama ?
Şimdi...bunu kendiniz mi yaptınız?Pijamaua e facuta de tine?
Şimdi...bunu kendiniz mi yaptınız?Sekarang... apa kau membuat sendiri piyama ini?
Şimdi...bunu kendiniz mi yaptınız?Τώρα...έφτιαξες προσωπικά αυτή την στολή;
Şimdi...bunu kendiniz mi yaptınız?Вы сами сшили эту пижаму?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?99% z was.
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Ahora, ninguno de ustedes es marciano ¿cómo lo supieron?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Alltså, ingen av er är marsmänniska. Hur bar ni er åt?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?A teď, nikdo z vás není marťan.
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?A teraz, nikto z vás nie je Marťan, ako ste to urobli?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Egyikőjük sem marsi, honnan tudták?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Hoe kan dat?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?자, 여러분은 모두 화성인은 아닙니다, 하지만 어떻게 아셨죠?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Kukaan teistä ei ole Marsista, miten pystyitte siihen?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Mais bon, personne ici n'est Martien, comment avez-vous fait çà ?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Mas, nenhum de vós é marciano. Como o conseguiram?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Nici unul nu sunteţi marţian, cum aţi ales?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Niemand von Ihnen ist Marsianer. Wie haben Sie das gemacht?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Ora, nessuno di voi è Marziano, come avete fatto?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Τώρα, κανένας από εσάς δεν είναι Αρειανός, πως το κάνατε αυτό;
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Добре, ніхто з вас не марсіанин. Як ви це зрозуміли?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Сега, никой от вас не е Марсианец, как го направихте?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?Теперь, никто из вас не марсианин, как вы сделали это?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?אף אחד מכם לא חייזר, אז איך ידעתם?
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?حسنا، لا أحد منكم من المريخ، كيف عرفتم ذلك؟
Şimdi, hiç biriniz Marslı değil, nasıl yaptınız bunu?皆さんはクロスモデリングを行ったのです 共感覚の抽象的概念です
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.A Samson im povedal. Ak vy robíte tak, istotne sa pomstím na vás a potom prestanem.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.Da sa Samson til dem: Gjør I sådant, så vil jeg ikke hvile før jeg får hevnet mig på eder.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.Disse-lhes Sansão: É assim que fazeis? pois só cessarei quando me houver vingado de vós.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi."Ik zal niet rusten voordat ik wraak heb genomen voor deze moord!" zwoer Simson.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.In Samson jim reče: Če tako delate, gotovo ne neham, dokler se ne maščujem nad vami!
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.삼손이 그들에게 이르되 너희가 이같이 행하였은즉 내가 너희에게 원수를 갚은 후에야 말리라 하고
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.Którym rzekł Samson: Chociaście to uczynili, przecięć się ja pomszczę nad wami, a potem przestanę.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.Samson le -a zis: ,,Aşa faceţi? Nu voi înceta decît după ce-mi voi răzbuna pe voi``.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.Samson leur dit: Est-ce ainsi que vous agissez? Je ne cesserai qu`après m`être vengé de vous.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.Sam-sôn nói : Nếu các ngươi làm như_vậy , thì ta quyết hẳn báo_thù các ngươi rồi mới chịu an_nghỉ .
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.Sam-sôn nói: Nếu các ngươi làm như vậy, thì ta quyết hẳn báo thù các ngươi rồi mới chịu an nghỉ.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.Sansone disse loro: «Poiché agite in questo modo, io non la smetterò finché non mi sia vendicato di voi»
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.Simson aber sprach zu ihnen: Wenn ihr solches tut, so will ich mich an euch rächen und darnach aufhören,
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.Tedy řekl jim Samson: Ač jste učinili tak, však až se lépe vymstím nad vámi, teprv přestanu.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.А Самсон им каза: Щом правите така, аз ще си отмъстя на вас, и само тогава ще престана.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.Самсон сказал им: хотя вы сделали это, но я отмщу вам самим и тогда только успокоюсь.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.ויאמר להם שמשון אם תעשון כזאת כי אם נקמתי בכם ואחר אחדל׃
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.فقال لهم شمشون ولو فعلتم هذا فاني انتقم منكم وبعد اكفّ.
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.參 孫 對 非 利 士 人 說 、 你 們 既 然 這 樣 行 、 我 必 向 你 們 報 仇 纔 肯 罷 休
Şimşon onlara, ‹‹Madem böyle yaptınız, sizden öcümü almadan duramam›› dedi.參孫對 非利士人 說 、 你 們 既然 這樣行 、 我 必 向 你 們報 仇纔 肯 罷休
"Sistemler bu kadar açık bir şekilde çökerken, anne ve baba, siz ne yaptınız, aklınızdan neler geçiyordu?"Als das System so eindeutig zusammenbrach, Mama und Papa, was habt ihr da getan, was habt ihr gedacht?"
"Sistemler bu kadar açık bir şekilde çökerken, anne ve baba, siz ne yaptınız, aklınızdan neler geçiyordu?"Khi mà hệ thống đang sụp đổ rất rõ ràng, hả Bố và Mẹ, Bố và Mẹ làm gì, nghĩ gì lúc đấy?"
"Sistemler bu kadar açık bir şekilde çökerken, anne ve baba, siz ne yaptınız, aklınızdan neler geçiyordu?"그 체계가 그렇게도 선명하게 분열되고 있을떄, 엄마, 아빠, 두 분은 이 때 무읏을 했나요, 무엇을 생각하고 있었나요?"라고 묻는데 말입니다.
"Sistemler bu kadar açık bir şekilde çökerken, anne ve baba, siz ne yaptınız, aklınızdan neler geçiyordu?"Kun systeemi oli selvästi hajoamassa, äiti ja isi, mitä te teitte, mitä te ajattelitte?"
"Sistemler bu kadar açık bir şekilde çökerken, anne ve baba, siz ne yaptınız, aklınızdan neler geçiyordu?"Lorsque le système a été si clairement en panne, Maman et Papa, qu'avez-vous fait, à quoi pensiez-vous ? "
"Sistemler bu kadar açık bir şekilde çökerken, anne ve baba, siz ne yaptınız, aklınızdan neler geçiyordu?"Mamá y papá, mientras el sistema claramente se venía abajo, ¿qué hicieron Uds.?, ¿en qué estaban pensando?"
"Sistemler bu kadar açık bir şekilde çökerken, anne ve baba, siz ne yaptınız, aklınızdan neler geçiyordu?"Mamo, tato, kiedy system tak wyraźnie upadał, to co zrobiliście? O czym myśleliście?"
"Sistemler bu kadar açık bir şekilde çökerken, anne ve baba, siz ne yaptınız, aklınızdan neler geçiyordu?"Quando era evidente che il sistema stava crollando, mamma e papà, cosa avete fatto, cosa pensavate?"
"Sistemler bu kadar açık bir şekilde çökerken, anne ve baba, siz ne yaptınız, aklınızdan neler geçiyordu?"Saat sistem itu sudah jelas-jelas rusak, apa yang kalian pikirkan, yang kalian lakukan?"
"Sistemler bu kadar açık bir şekilde çökerken, anne ve baba, siz ne yaptınız, aklınızdan neler geçiyordu?"Μαμά και μπαμπά, όταν το σύστημα κατέρρεε, τι κάνατε, τι σκεφτόσασταν;"

İlgili Sayfalar