Kişi uygunluğu: 1. Tek özne tek yüklemdir: -Ben yaptım, sen aldın, onlar dinlemediler.Объявляют приговор, слушаю я, слушаю… Нет, не то!
Ardından ben de bir konuşma yaptım.”أنت قررت ثم تشاورت".
Acaba yanlış bir şey mi yaptım?"وكان من الخطأ القيام بهذا الأمر.»
Bir sürü siyasi açıklama yaptım.وله العديد من التصريحات السياسية.
"Hayır hocam, size ödevimi gösteremem, ben onu kafamdan yaptım...""لا آنسة سميث, لم أكتب الحل, لقد حللتها في عقلي..."
Bir araştırma yaptım.وهاهنا أبحاث.
"Her toplantıda şu uyarıyı yaptım.جاء ذلك الكلام في كل خطاب."
Sadece aktörlük yaptım" dedi.أريد أن أكون ممثلة".
Röportaj için yaptım bunları ben...أصدر التنظيم لهذا الغرض ...
Bunu iki kerede yaptım.استعملت مرتين.
“Hayatımda tek bir büyük hata yaptım.Cometi o pior erro da minha vida".
Bazen kendime ‘acaba yanlış mı yaptım?' diye soruyorum."كانت هناك أوقات أعتقد أن ما إذا كنت افعل الشيء الصحيح أم لا."
Bazen bununla ilgili araştırmalar yaptım.ففهمت حينها بأن عليّ أن أقوم بالأبحاث.
Testte kötü bir hata yaptım.عملت غلطة كبيرة بالفحص
Bunu en az yüz kere yaptım, sanırım.اظن انني فعلت هذا على الأقل مئة مرة
Fransızca sınavımda iyi yaptım.عملت جيدا بامتحان الفرنسي
Bana limonlar servis edildi, ben de limonata yaptım," dedi.Eu fui servida de limões, mas fiz limonada".
Bir sürü siyasi açıklama yaptım.Eu fiz várias declarações políticas.
Ardından ben de bir konuşma yaptım.”E ainda fez comentários."
Bende girdim işimi yaptım.Vocês conhecem meu trabalho.
Bunu iki kerede yaptım.Fiz isso em duas ocasiões diferentes.
Bunu ben yaptım.”Fui eu que a fiz."
Acaba yanlış bir şey mi yaptım?"Porque eu sei que eu fiz algo errado."
Ben de aynen bunu yaptım.Fizeram exatamente isso.
Hatti ülkesi toplanmadı ve bana karşı yürümedi, bu yüzden ben istediğimi yaptım.O país dos Hititas não marchou contra mim eu pude fazer o que quis.
Görevim neyse onu yaptım, elimden geldiğince yardımcı oldum, ve ölüyorum.“Vivi tudo o que quis, trabalhei muito com amor, mas já foi.
Zaman zaman iyi, zaman zaman kötü yaptım görevimi.Fez uma campanha regular, alternando bons e maus momentos.
Röportaj için yaptım bunları ben...Interview "Perguntas para ...
İbrahim Hocayla çok ekstra antrenmanlar yaptım.Eles também fizeram várias turnês extensivamente com Ashlee Simpson.
Ben de topa ters bir vuruş yaptım.Eu fiquei ali igual galo de briga.
Yüz üstünden 90 alsa bütün gün kara kara nerede yanlış yaptım diye düşünüyor.Arremessar 300 ou 400 bolas por dia, porque eu sabia que ele estava em French Lick fazendo a mesma coisa.
Ulaşabileceğim her şeyi yaptım.Eu fiz tudo o que dependia de mim.
Röportaj için yaptım bunları ben...In een interview zei hij dat het...
Bunu iki kerede yaptım.Dit is twee keer gebeurd.
Bunu ben yaptım.”We hebben het gedaan."
Gemiyi altı katlı yaptım.Het schip telde zes traveeën.
"Her toplantıda şu uyarıyı yaptım.Bij ieder interview kwam het ter sprake.
Bazen bununla ilgili araştırmalar yaptım.Soms wordt aanvullend onderzoek gedaan.
Bir sürü siyasi açıklama yaptım.Hij publiceerde talrijke politieke tractaten.
“Hayatımda tek bir büyük hata yaptım."De grootste fout van m'n leven".
Ölmeden önce son sözü "Ne yaptıysam Fransa için yaptım.Zijn laatste woorden waren: "Ich sterbe für Deutschland".
Çeşitli kademelerde öğretmenlik ve okul müdürlüğü yaptım.Beroepshalve was hij leraar en docent aan verschillende scholen.
O fakültede beş-altı ay kadar çalıştım; okumalar yaptım.Na 5 of 7 jaar vervolgden ze hun studies in de middenschool.
Ben insanları hayata bağlayan bir albüm yaptım.We hebben een album gemaakt waar mensen naar willen luisteren.
Sadece aktörlük yaptım" dedi.Ik ben meer artistiek", zei ze.
Acaba yanlış bir şey mi yaptım?"Ergens moet iets fout zijn gelopen”.
Seni kudretinle ve gücünle bekçim yaptım.Ik heb wel aan mijn kracht en uithoudingsvermogen gewerkt.
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Hij werd hiervoor na de oorlog door de staat Israël geëerd als Rechtvaardige onder de Volkeren.
"İki versiyon yaptım ... biri daha melodili ve hareketli.Die versie is meer gepolijst en melodieuzer.
Kahvaltıyı çoktan yaptım.Ik heb al ontbeten.
Ben çok arkadaş yaptım.Ik heb veel vrienden gemaakt.
Çok sayıda arkadaş yaptım.Ik heb veel vrienden gemaakt.
Onu böyle yaptım.Zo heb ik dat gedaan.
Bunu senin için yaptım.Ik heb dit voor jou gedaan.
Bunu senin için yaptım.Ik heb dit voor jou gemaakt.
Ben ne yaptım?Wat heb ik gedaan?
Onu ne zaman yaptım?Wanneer deed ik dat?
Çocuklarıma kavuşabilmek için yapmam gerekeni yaptım.Ik heb gedaan wat ik moest doen om terug te gaan naar mijn kinderen.
Onunla röportaj yaptım.Ik heb ’m geïnterviewd.
Bak ne yaptım!Kijk wat ik heb gemaakt!