Bana kızma, ben onu senin hatırın için yaptım.Don't be angry with me, for I did it for your sake.
Geçen yıl bir düşük yaptım.I had a miscarriage last year.
Ev ödevimi zaten yaptım.I have already done my homework.
Kırık kapıya geçici bir onarım yaptım.I made a temporary repair to the broken door.
Ben toplantıdan sonra John ile küçük bir sohbet yaptım.I had a little chat with John after the meeting.
Eve giderken Noel için biraz alışveriş yaptım.I did some shopping for Christmas on my way home.
Eve gittim ve doyurucu bir kahvaltı yaptım.I went home and ate a hearty breakfast.
Kahvaltıdan sonra biraz iş yaptım ve dışarı çıktım.I did some work after breakfast and went out.
Neredeyse mükemmel bir skor yaptım.I almost got a perfect score.
Ben pijamalar içinde kahvaltı yaptım.I had breakfast in pajamas.
Niçin onu yaptım?Why have I done it?
Niçin yanlış yaptım?Why did I go wrong?
Neyse, ona elimden geleni yaptım.Anyway, I gave it my best shot.
Bir ödül hatası yaptım.I have made a prize mistake.
Onu sadece bir şaka olarak yaptım.I just meant it as a joke.
Onu ben kendim yaptım.I made it myself.
Ben toplantıda tercüman olarak görev yaptım.I acted as interpreter at the meeting.
Onu bu şekilde yaptım.This is how I made it.
Bu yemeği ben kendim yaptım.I made this food myself.
Onu tam son dakikada yaptım.I just made it under the wire.
Ben dikkatsiz bir hata yaptım.I made a careless mistake.
O yer her zaman kalabalıktır, ama bir masa rezervasyonu yaptım, endişelenmemeliyiz.That place is always crowded, but I reserved a table today, so we don't have to worry.
Her durumda, ben görevimi yaptım.In any case, I did my duty.
Ben iyi bir alışveriş yaptım.I was dealt a good hand.
Ann'i sekreterim yaptım.I made Ann my secretary.
Neredeyse bir hata yaptım.I nearly made a mistake.
Patronumun emriyle o işi yaptım.I did that work on the orders of my boss.
Senin için bir resim yaptım.I painted a picture for you.
Senin için elmalı turta yaptım.I made an apple pie for you.
Size yardım etmek için elimden gelenin en iyisini yaptım. Gerisi size kalmış.I have done the best I could to help you. The rest is up to you.
Dün bir anfi yaptım.I built an amplifier yesterday.
Ben bir yürüyüş yaptım.I took a walk.
İşin yarısını yaptım ve şimdi bir mola verebilirim.I've done half the work, and now I can take a break.
Ben ilk otobüse zamanında yetişmek için aceleyle kahvaltı yaptım.I had breakfast in haste in order to be in time for the first bus.
Bir sürü üzücü şey yaptım.I do a lot of worrying.
Ben bir simültane tercüman olarak görev yaptım.I acted as a simultaneous interpreter.
Bir ölçüde Psikoloji öğrenimi yaptım.I have studied Psychology to some extent.
Bu köpek kulübesini kendim yaptım.I made this kennel by myself.
O elbiseyi kendim yaptım.I made that dress by myself.
Ann'e oyuncak bir bebek yaptım.I made Ann a doll.
İşi rızam olmadan yaptım.I did the work against my will.
Bu formda bir mürekkep lekesi yaptım.I got an ink blot on this form.
AIDS araştırması yaptım.I am engaged in AIDS research.
Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.I urged Keiko to stop using people for her own convenience.
Geçen defa yaptığım aynı hataları yaptım.I've made the same mistakes as I made last time.
Bu kutuları kendim yaptım.I made these boxes myself.
Ben zaten işimi yaptım.I have already done my work.
Yeteneğim dahilinde işi en iyi şekilde yaptım.I did the job to the best of my ability.
O dersi yaptım.I'm done with that lesson.
Yapabileceğim her şeyi yaptım.I have done all that I can.
Partiden sonra temizlik yaptım.I cleaned up after the party.
Ben onu zaten yaptım.I have already done it.
Ben onu şimdiden yaptım.I have done it already.
Daha önce kahvaltımı yaptım.I have already had my breakfast.
Benim konuşmamın bir taslağını yaptım.I made a draft of my speech.
Çevreyi korumak için çalışan bir bayanla röportaj yaptım.I interviewed a lady who works to protect the environment.
İstemesem de, bir hata yaptım.I've made a mistake, though I didn't intend to.
Acele bir kahvaltı yaptım ve evden ayrıldım.I had a hasty breakfast and left home.
Geçen nisan ayında Kanada genelinde bir gezi yaptım.I took a trip across Canada last April.
Komşumla ilginç bir sohbet yaptım.I had an interesting conversation with my neighbor.