Yaptıklarımdan gurur duymuyorum.I'm not proud of what I did.
Fiyat konusunda satıcıyla bir anlaşma yaptık.I'll hang onto it for now.
Tom'un yaptıkları tamam mı?Is Tom doing OK?
Sanırım Tom'un ev yapımı kurabiyeleri Mary'nin yaptıklarından daha iyi.I think Tom's homemade cookies are better than the ones Mary makes.
Bu, onların yaptıkları en iyi şey miydi?Is it the best thing they did?
Onlar ne yaptıklarını biliyordu.They knew what they were doing.
Tom ve ben her ikimiz de onu yaptık.Tom and I have both done that.
Hem Tom hem de ben onu yaptık.Tom and I have both done that.
Tom ve ben her ikimiz de hatalar yaptık.Tom and I both made mistakes.
Tom ve ben bir anlaşma yaptık.Tom and I had an agreement.
Biz iyi bir başlangıç yaptık.We're off to a good start.
Onların ne yaptıklarını biliyor musun?Do you know what they did?
Onların ne yaptıklarını biliyor musunuz?Do you know what they did?
Yaptıkları yanlıştı.What they did was wrong.
Biz neyi yanlış yaptık?What did we do wrong?
Biz iyi yaptık mı?Did we do well?
Yapılması gerekenlerden sadece üçte birini yaptık.We've only done a third of what has to be done.
Devr-i âlem yaptık.We travelled around the world.
Aptalca bir dövüş yaptık.We had a stupid fight.
Benim ve ailem için yaptıklarınıza çok minnettarım.I'm very grateful for what you've done for me and my family.
Gerçekten iyi bir konuşma yaptık.We had a really good talk.
Tom ve Mary her ikisi de John'un yaptıklarına şok oldular.Tom and Mary were both shocked by what John did.
Hem Tom hem de Mary John'un yaptıklarından şok oldular.Tom and Mary were both shocked by what John did.
Biz Tom'a reddedemeyeceği bir teklif yaptık.We made Tom an offer he couldn't refuse.
Hepimiz iyi iş yaptık.We all did well.
Affetmeyecek olan insanlar vardır. Onlar senin geçmişte yaptıklarını asla unutmaz.There are people who will be unforgiving. They never forget what you did in the past.
Büyük bir dövüş yaptık.We had a big fight.
Çok büyük bir dövüş yaptık.We had a huge fight.
Biraz sincap şeklinde kurabiyeler yaptık.We made some squirrel-shaped cookies.
Onlara ne yaptıklarını sordum.I asked them what they were doing.
Balkabağı oyma partisi yaptık.We had a pumpkin-carving party.
Güzel yeşil bir vadide yürüyüş yaptık.We took a walk in a beautiful green valley.
Yapabildiğimiz her şeyi yaptık.We did everything we could.
Yapmamız gerekeni yaptık.We did what we had to do.
Nerede hata yaptık?Where did we go wrong?
Emily ev ödevini yaptıktan sonra bir şeyler yiyecek.Emily will eat something after doing her homework.
Biz kurabiye yaptık.We made cookies.
Plan yaptık.We made plans.
Biz işimizi yaptık.We did our job.
Biz spagetti yaptık.We made spaghetti.
Bir kez seks yaptık ve onun eşi öğrendi.We had sex once and his wife found out.
Biz onu yaptık mı?Did we make it?
Onların tüm yaptıkları bu mu?Is this all they do?
Bütün sabah ne yaptıklarını düşünüyorsun?What do you think they were doing all morning?
Ne yaptıklarını düşünüyorsun?What do you think they were doing?
Yaptıklarınla gurur duymalısın.You should be proud of what you've accomplished.
Burada ne yaptıklarını öğren?Find out what they're doing here.
İstediğimiz her şeyi yaptık.We accomplished everything we wanted to.
Hayatta kalmak için yapmak zorunda olduğumuz şeyi yaptık.We did what we had to to survive.
Biz bu tartışmayı zaten yaptık.We've had this discussion already.
Biz az önce ne yaptık?What did we just do?
Senin için yaptıklarımızı taktir etmiş gibi görünmüyorsun.You don't seem to appreciate what we've done for you.
Yaptıklarımı yanlış anladın.You misinterpreted my actions.
Tom ve ben Mary'ye yardım etmek için elimizden geleni yaptık.Tom and I did our best to help Mary.
Tom yaptıklarını yaptığına çok pişman oldu.Tom deeply regretted doing what he had done.
Yaptıklarımdan dolayı pişmanlığım yok.I have no regrets for what I've done.
Güneş batmadan önce sahilde bir yürüyüş yaptık.We took a walk on the beach just before sunset.
Erkek arkadaşım ve ben ilk buluşmamızda seks yaptık.My boyfriend and I had sex on the first date.
Tom yaptıklarını hatırlayamadı.Tom couldn't remember what he had done.
Biz zaten onu yaptık.We already did that.