Onlara yardım etmek için elimizden geleni yaptık.We did our best to help them.
Biz beyzbol hakkında bir konuşma yaptık.We had a conversation about baseball.
Yaptıkların için cevap vermelisin.You ought to answer for what you have done.
Uzun lafın kısası barış yaptık.To make a long story short, we buried the hatchet.
Ödevini yaptıktan sonra televizyon izledi.After he had done his homework, he watched TV.
Ödevimi yaptıktan sonra yatmaya gittim.After I had done my homework, I went to bed.
Akşam yemeğinden sonra arabamda kasabanın etrafında kısa bir gezinti yaptık.After dinner, we took a spin around town in my car.
Anne babalar, yaramazlık yaptıkları için çocuklarını cezalandırıyorlar.Parents punish their children for misbehavior.
Köylülerin çevre üzerine yaptıkları tartışma oldukça hararetliydi.The discussion the villagers had on the environment was quite lively.
Biz onu büyük bir zevkle yaptık.We did it with the greatest pleasure.
Kahvaltı ederken, biz gün için bir plan yaptık.While having breakfast, we made a plan for the day.
Onun yaptıklarıyla söyledikleri birbirini tutmuyor.His actions run counter to his words.
Yaptıkları her zaman söyledikleriyle bağdaşmıyor.His actions do not always correspond to his words.
Onun geçmişi ile ilgili anketler yaptık.We made inquiries into his past.
O, onların ona yaptıklarına kızgın.He is furious at what they have done to him.
Onların yaptıkları şey ekonomiyi mahvediyor.What they are doing is ruining the economy.
Havaalanında ona krallara layık bir uğurlama yaptık.We gave him a royal send-off at the airport.
Türbulanstan dolayı sert bir uçuş yaptık.We had a rough flight because of turbulence.
O zaman benim için yaptıklarının hepsi için sana teşekkür ederim.Thank you for all you did for me that time.
Onun yaptıklarının doğru olduğunu düşünüyorum.I think the actions he took were right.
Onları affet, zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.Forgive them, for they know not what they do.
Allah biliyor ki elimizden gelen her şeyi yaptık.God knows we did everything we could.
Dün çok şey yaptık ve bugün yorgunuz.We did a lot yesterday and are tired today.
Yaptıklarının hiçbir bahanesi yoktur.There is no excuse for your actions.
Banyo yaptıktan sonra meyve suyu içtim.After taking a bath, I drank juice.
Kötü bir başlangıç yaptık.We got off on the wrong foot.
Biz Tahiti'ye bir aile tatili yaptık.We took a family vacation to Tahiti.
Evi yalıttığımızdan beri kalorifer yakıtında çok tasarruf yaptık.Since we insulated the house we've saved a lot on heating oil.
Biz bir hafta boyunca orada tatil yaptık.We vacationed there for a week.
Doğru şeyi yaptıklarından emindiler.They were sure they had done the right thing.
Bugün çok ilerleme yaptık.We've made a lot of progress today.
Biz insan hakları konusunda kısa bir tartışma yaptık.We had a brief discussion about human rights.
Onların yaptıkları şey pencereyi kırmaktı.What they did was break the window.
Ödevini yaptıktan sonra, yatağına gitti.After he had done his homework, he went to bed.
Büyük bir hata yaptık.We made a huge mistake.
Su yokluğu nedeniyle kötü hasat hasat yaptık.We had a poor harvest because of the lack of water.
Sporcuların yedikleri yiyecek tam olarak ne tür egzersizleri yaptıkları kadar önemlidir.The food athletes eat is just as important as what kind of exercises they do.
Biz Tom'u takımın kaptanı yaptık.We made Tom the captain of the team.
Duvardaki resim Tom'un geçen yaz yaptıklarından biridir.The picture on the wall is the one that Tom painted last summer.
Tom Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikâyet ediyor.Tom is always complaining about what Mary does.
Tom yaptıkları için Mary'yi affedemiyor.Tom can't forgive Mary for what she did.
Tom, Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikayetçi olur.Tom always complains about what Mary does.
Tom'un yaptıklarını izlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I've got better things to do than to keep track of what Tom's doing.
Dün tüm dünyadan gelen bazı turistlerle röportaj yaptık.Yesterday we interviewed some tourists from all over the world.
Böyle cezalandırılacak ne yaptık?What have we done to be punished like this?
O, kocasının yaptıklarına katlanamıyor.She cannot stand what her husband does.
Bütün gece boyunca kutlama yaptık.We partied all night long.
Biz bugün iyi iş yaptık.We made good business today.
Gölün yanında kamp yaptık.We camped on the side of the lake.
Bu konuda ne yapacağımız hakkında uzun bir tartışma yaptık.We had a long discussion about what to do about it.
Çevirmenler, anadillerine çeviri yaptıklarında en iyi işi yaparlar.Translators do their best work when they translate into their mother tongue.
İsveç'te harika bir tatil yaptık.We had a wonderful holiday in Sweden.
İsveç'te muhteşem bir tatil yaptık.We had a fantastic holiday in Sweden.
Ödevimi yaptıktan sonra arkadaşlarımla futbol oynadım.After I did my homework, I played football with my friends.
Tanrım, onları bağışla; zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.Father, forgive them; for they know not what they do.
Bir ağaca tırmanma denemesi yaptık.We made an attempt to climb up a tree.
Geçen yıl, biz Londra'ya gezi yaptık.Last year, we traveled to London.
Sonunda onu yaptık.We finally did it.
Çamur banyosu yaptık.We took a mud bath.
Biz kumdan bir kale yaptık.We made a sand castle.