Tom'un onunla bir şey yaptığını sanmıyorum.I don't think Tom did anything with it.
Tom'un bu konuda şaka yaptığını sanmıyorum.I don't think Tom was kidding about that.
Yanlış bir şey yaptığımızı sanmıyorum.I don't think we did anything wrong.
Bunu doğru yaptığımızı sanmıyorum.I don't think we did it right.
Tom'un burada ne yaptığını anlamıyorum.I don't understand what Tom is doing here.
Nerede hata yaptığımı anlamıyorum.I don't understand where I went wrong.
O, kağıttan bir iri kar tanesi yaptı.She made a paper snowflake.
Ben benim yaptığım hakkında kötü hissettim.I felt bad about what I did.
Ben onun uygun olduğunu düşündüm böylece ben onu yaptım.I felt it was necessary, so I did it.
Geçen hafta yeni bir dövme yaptırdım.I got a new tattoo last week.
Tom'a hata yaptığını kabul ettirdim.I got Tom to admit he'd made a mistake.
Tom'la bir konuşma yaptım.I had a conversation with Tom.
Geç bir kahvaltı yaptım.I had a late breakfast.
Tom'la uzun bir görüşme yaptım.I had a long talk with Tom.
Hazırlıklı bir konuşma yaptım.I had a speech ready.
Ne yaptığıma dair hiçbir fikrim yoktu.I had no idea what I was doing.
Ben biraz aramalar yaptım.I had some calls to make.
Tom için uçak rezervasyonu yaptırmak zorunda kaldım.I had to book a flight for Tom.
Yaptığımı yapmak zorundaydım.I had to do what I did.
Tom'a benim için bir web sitesi yaptırdım.I had Tom create a website for me.
Tom'a onun yerine onu yaptırdım.I had Tom do it instead.
Tom'a arama yaptırdım.I had Tom make the call.
Kız kardeşler piyano ve kemanla düet yaptılar.The sisters played a duet on the violin and piano.
Ben insanlar onu yaptığında ondan nefret ederim.I hate it when people do that.
Onlar onu yaptığında bundan nefret ediyorum.I hate it when they do that.
Tom yaptığında bundan nefret ediyorum.I hate it when Tom does that.
Onu yaptığında bundan nefret ediyorum.I hate it when you do that.
Tom onu yaptığında nefret ediyorum.I hate when Tom does that.
O, kokulu mumlarla çevrili sıcak köpük banyosu yaptı.She took a hot bubble bath surrounded by scented candles.
O bir köpük banyosu yaptı.She took a bubble bath.
Tom hasta olmuş numarası yaptı.Tom pretended to be ill.
O beni görmemiş gibi yaptı.He pretended not to see me.
Tom bana oldukça iyi yaptığımı söyledi.Tom told me I had done pretty good.
Küçük kızlar yanlış bir şey yaptığı zaman erkek kardeşlerine söylemeyi severler.Little girls love telling on their brothers when they've done something wrong.
Biz bir afiş yaptık.We made a banner.
Bütün bunu Tom'un yaptığına inanamıyorum.I can't believe Tom did all this.
Evrak işini zaten yaptım.I've already done the paperwork.
Ben zaten düzenlemeler yaptım.I've already made arrangements.
Onu önceden yaptım.I've already made it.
Ben zaten o hatayı yaptım.I've already made that mistake.
Ben zaten anlaşma yaptım.I've already made the deal.
Burada yapabileceğim her şeyi yaptım.I've done all I can here.
Yapabileceğimin hepsini yaptım.I've done all I can.
Onun hepsini yaptım.I've done all that.
Tüm bunları senin için yaptım.I've done all this for you.
Bunların hepsini senin için yaptım.I've done all this for you.
Daha bir şey yaptığım yok.I haven't done anything yet.
Cezalandırılmam gereken kötü şeyler yaptım.I've done bad things that I should be punished for.
Bundan daha çılgınca şeyler yaptım.I've done crazier things than this.
Yardım etmek için yapabileceğim her şeyi yaptım.I've done everything I can to help.
Yapmamı istediğin her şeyi yaptım.I've done everything you asked me to.
Benden istediğin her şeyi yaptım.I've done everything you've asked me to do.
Benden yapmamı istediğin her şeyi yaptım.I've done everything you've asked me to do.
Aynen yapmaya söz verdiğim şeyi yaptım.I've done exactly what I promised to do.
Tam ne söz verdiysem onu yaptım.I've done exactly what I promised.
Görevimi yaptım.I've done my duty.
Hayatımda bazı korkunç şeyler yaptım.I've done some terrible things in my life.
Bazı şeyler yaptım.I've done some things.
Bunu birkaç defa yaptım.I've done that a couple of times.
Bunu zaten yaptım.I've done that already.