Spagetti yaptım.I made spaghetti.
Çay yaptım.I made tea.
Onu mükemmel bir şekilde yaptım.I nailed it.
Çocuk kağıt uçak yaptı.The boy made a paper plane.
Her şeyi yaptım.I've done everything.
Bunu yaptım.I've done this.
Daha kötü yaptım.I've done worse.
Bu giysileri kendim yaptım.I made these clothes myself.
Gerçekten seks yaptın mı?Did you really have sex?
Hiçbir şey birinin boşuna yaptığı şey kadar pahalı değildir.Nothing is as expensive as what one does in vain.
Hiçbir şey birinin boşa yaptığı kadar sevilen değildir.Nothing is as beloved as what one does in vain.
Kalabalık tezahürat yaptı.The crowd cheered.
Bunu yaptığını itiraf etmeye zorladık.We forced him to admit that he'd done it.
Uçak zorunlu iniş yaptı.The plane made a forced landing.
Onunla resmi bir sözleşme yaptın mı?Did you make a formal agreement with him?
Onunla arkadaş olmak için elimden gelenin en iyisini yaptım.I did my best to make friends with him.
Eliyle bir jest yaptı.He made a gesture with his hand.
Kim ne yaptı?Who did what?
Bunları kim yaptı?Who made these?
İyi yaptın.You did good.
Harika yaptın.You did great.
Onu yaptın.You did it.
Sen çok yaptın.You did plenty.
Bunu yaptın.You did this.
Yeterince yaptın.You've done enough.
Ne kadar ev işi yaptın?How much housework did you do?
O bunu hemen yaptı.He did it right away.
Yaptıklarının bedelini ödemek zorundaydı.He had to face the music.
Bu ay ne kadar tasarruf yaptık?How much have we saved this month?
Senin talimatlarına göre yaptım.I did it according to your instructions.
Sizin talimatlarınıza göre yaptım.I did it according to your instructions.
Askerler sabahleyin atış talimi yaptı.The soldiers had target practice in the morning.
Onlar dün gece büyük bir curcuna yaptılar.They made a big racket last night.
Onlar berbat bir raket yaptı.They made a terrible racket.
Onlar başkente yolculuk yaptı.They took a trip to the capital.
Onu senin talimatlarına göre yaptım.We did it according to your instructions.
Yaptığı şey için onu suçlayamazsın.You can't blame her for what she did.
O biraz çikolatalı kek yaptı.She baked some chocolate brownies.
Bunu Tom mu yaptı?Did Tom do this?
O, Alzheimer hastalığı hakkında bir konuşma yaptı.He gave a speech about Alzheimer's disease.
Tom'a onu yaptır.Have Tom do it.
Belki onu Tom yaptı.Maybe Tom did it.
Çok kötü bir hata yaptım.I made a terrible mistake.
Korkunç bir hata yaptım.I've made a terrible mistake.
Tom korkunç bir şey yaptı.Tom did a terrible thing.
Tom bazı korkunç şeyler yaptı.Tom did some terrible things.
Tom çok kötü bir seçim yaptı.Tom made a terrible choice.
Biz bunu çok avantajlı koşullar altında yaptık.We did this under very advantageous conditions.
O, işini titizlikle yaptı.He did his work painstakingly.
O, işini özenle yaptı.He did his work painstakingly.
O bunu dalgın bir biçimde yaptı.He did it absentmindedly.
Onu kötü niyet olmadan yaptı.He did it without malice.
Ben onu çabucak yaptım.I did it quickly.
Hizmetçi çay servisi yaptı.The maid served the tea.
İyi bir alış yaptık.We made a good buy.
O adamın yaptığı şey bir zorbalık.What that man's done is an outrage.
Bana tahmin yaptırma.Don't make me guess.
Benim yaptığım aynı hataları yapma.Don't make the same mistakes I made.
Onlar ne yaptılar?What did they do?
Onu Tom'a yaptırma.Don't let Tom do it.