Ana içeriğe geç
Sözlük

yaptı ile cümle

yaptı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom partiyi planlayarak iyi bir iş yaptı.Tom did a good job planning the party.
Tom işçileri organize ederek iyi bir iş yaptı.Tom did a good job organizing the workers.
Tom yapmakla suçlandığı şeyi yaptığını reddetti.Tom denied that he had done what he was accused of doing.
Tom'un işi yaptırmak için kesinlikle yeterli zamanı var.Tom definitely had enough time to get the job done.
Tom, John'un yaptığını Mary'ye söylememeye karar verdi.Tom decided not to tell Mary about what John had done.
Tom, John'un yaptığını Mary'ye söylemenin onun işi olmadığına karar verdi.Tom decided it wasn't his job to tell Mary about what John had done.
Tom Mary'nin odaya doğru yürüdüğünü gördüğünde yalakalık yaptı.Tom cringed when he saw Mary walk into the room.
Tom onun yaptığını iddia ettiğini muhtemelen yapamazdı.Tom couldn't possibly have done what you claimed he did.
Tom, çocuklar onu engellemeyi sürdürdüğü için hiç iş yaptıramadı.Tom couldn't get any work done because his children kept interrupting him.
Tom yaptığını söylediği için Mary'yi suçlayamadı.Tom couldn't blame Mary for saying what she did.
Tom kesinlikle yaptığının yasa dışı olduğunu biliyordu.Tom certainly knew that what he was doing was illegal.
Tom kesinlikle onun ne yaptığını bilmediği izlenimini verir.Tom certainly gives the impression that he doesn't know what he's doing.
Tom kesinlikle ne yaptığını biliyor gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem to know what he's doing.
Tom'a kesinlikle onun yaptığını yapmasına izin vermedim.Tom certainly didn't have my permission to do what he did.
Tom kesinlikle genellikle yaptığı kadar iyi bir iş yapmadı.Tom certainly didn't do as good a job as he usually does.
Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi kesinlikle yaptı.Tom certainly did what Mary accused him of doing.
Tom kesinlikle bizim onun yapmasını istediğimiz her şeyi yaptı.Tom certainly did everything we asked him to do.
Tom kesinlikle mükemmel bir iş yaptı.Tom certainly did an excellent job.
Tom kesinlikle şeyler yaptırabilir.Tom certainly can make things happen.
Tom Mary'ye yaptığı için kendini affedemiyor.Tom can't forgive himself for what he did to Mary.
Tom bir miktar elma aldı ve elma sosu yaptı.Tom bought some apples and made apple sauce.
Tom geçimini sağlamak için ne yaptığı hakkında konuşmaya başladı.Tom began talking about what he did for a living.
Tom Mary'nin doğum günü için fırında kek yaptı.Tom baked a cake for Mary's birthday.
Tom ve Mary zoraki evlilik yaptılar.Tom and Mary had a shotgun wedding.
Tom ve Mary biraz beyin fırtınası yaptı.Tom and Mary did some brainstorming.
Sanırım Tom sonunda vazgeçecek ve onu başka birine yaptıracak.I imagine that Tom will eventually give up and let someone else do it.
Çevrimiçi yaptığın bir şeyin aleni olduğunu varsaymalısın.You should assume that anything you do online is public.
Geçen hafta yaptığımız gibi gidip kör kütük sarhoş olalım.Let's go get snockered like we did last weekend.
Yapılacak doğru şey olduğunu düşündüğün şeyi yaptığına eminim.I'm sure you did what you thought was the right thing to do.
Ben bir Sovyet-Amerikan kadınla seks yaptım.I had sex with a Soviet-American woman.
Dünkü ev ödevini yaptın mı?Did you do yesterday's homework?
Tom Mary'nin şiirini anlamış gibi yaptı.Tom pretended to understand Mary's poem.
Tom umursamıyor gibi yaptı.Tom pretended not to care.
Tom önemsememiş numarası yaptı.Tom pretended that he didn't care.
Olay onu ünlü yaptı.The event made him famous.
Tom Mary'nin çok fazla makyaj yaptığını düşünüyor.Tom thinks that Mary wears too much makeup.
Gerçek bir tatil yaptığımdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've had a real vacation.
O, nerede başkanlık yaptı?Where was he headed?
Nasıl yaptığını kimse anlamıyor ama yapıyor.Nobody understands how he does it, but he does it.
Ben senin duygularını incitmek istemedim ve yaptığıma pişmanım.I didn't want to hurt your feelings, and I regret that I did.
İyi bir sohbet yaptığımdan beri bir süre oldu.It's been a while since I had a good chat.
Onu yaptırmak için çok iyi bir yol biliyorum.I know a very good way to get it done.
Onun gibi biriyle evlenmekle aptallık yaptım.I was a fool for marrying someone like her.
Uzun bir süre, ben senin yaptığın aynı şeye inandım.For a long time, I used to believe the same thing you do.
Tom fazla mesai yaptı.Tom worked overtime.
Tom parkta bir yürüyüş yaptı.Tom took a walk in the park.
Tom Boston'a bir gezi yaptı.Tom took a trip to Boston.
Tom otuz dakika şekerleme yaptı.Tom took a nap for thirty minutes.
Dün tüm dünyadan gelen bazı turistlerle röportaj yaptık.Yesterday we interviewed some tourists from all over the world.
Onu kimseye danışmadan yaptım.I did that without consulting anyone.
Onu herhangi birinin tavsiyesini istemeden yaptım.I did that without asking for anyone's advice.
Tom bir organ bağışçısı olmak için kayıt yaptırdı.Tom registered to become an organ donor.
Tom onun yaptığını yapmamalıydı.Tom shouldn't have done what he did.
Tom yaptığımın aynısını yapmalı.Tom should do the same thing I do.
Tom Mary ile bir düet yaptı.Tom sang a duet with Mary.
Tom akşam yemeği için güveç yaptı.Tom made stew for dinner.
Tom akşam yemeği için spagetti yaptı.Tom made spaghetti for dinner.
Tom yirmili yaşlarda oldukça çok para yaptı.Tom made quite a lot of money in his twenties.
Tom kendine fıstık ezmeli sandviç yaptı.Tom made himself a peanut butter sandwich.
Tom bir hata yaptığını biliyor.Tom knows he made a mistake.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod