Tom elinden geleni yaptı, ama Mary'den daha yüksek not alamadı.Tom did the best he could, but he wasn't able to get a higher grade than Mary.
Tom sadece Mary'yi etkilemek için yaptı.Tom did it just to impress Mary.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to help Mary.
Tom Mary'ye onu yaptıramadı.Tom couldn't get Mary to do it.
Tom Mary'yi hata yaptığına ikna edemedi.Tom couldn't convince Mary that she had made a mistake.
Tom yaptıkları için Mary'yi affedemiyor.Tom can't forgive Mary for what she did.
Tom, o ve Mary'nin ilk büyük tartışmayı yaptığı zamanı unutamıyor.Tom can't forget the time he and Mary had their first big argument.
Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi yaptığı gerçeğini inkar edemez.Tom can't deny the fact that he did what Mary accused him of doing.
Tom, babasının Stradivariusını sattığında Mary'nin büyük bir hata yaptığına inanıyor.Tom believes that Mary made a big mistake when she sold her father's Stradivarius.
Tom Mary'nin doğru bir seçim yaptığına inanıyor.Tom believes Mary made the right choice.
Tom Mary'ye onu niçin yaptığını sordu.Tom asked Mary why she had done that.
Tom Mary'ye bütün sabah ne yaptığını sordu.Tom asked Mary what she had been doing all morning.
Tom Mary'ye babasının geçimini sağlamak için ne yaptığını sordu.Tom asked Mary what her father did for a living.
Tom Mary'ye o gün okulda ne yaptığı hakkında soru sordu.Tom asked Mary about what she did in school that day.
Tom ve Mary kırlarda uzun bir yürüyüş yaptılar.Tom and Mary took a long walk through the countryside.
Tom ve Mary ilk çocuklarından sonra bir ev yaptırmayı planlıyorlar.Tom and Mary are planning to have a house built after they have their first child.
Tom, Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikayetçi olur.Tom always complains about what Mary does.
Tom'un Mary'ye o gün yaptığımızdan bahsedip bahsetmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom has ever told Mary about what we did on that day.
Mary'nin bize yaptığı akşam yemeğine minnettar olmuş gibi mi yapsam acaba?I wonder if I should just pretend to appreciate the dinner that Mary made for us.
Tom'un Mary'nin yaptığı aynı şeyi yapmasını rica ettim.I asked Tom to do the same thing that Mary was doing.
Tom sana o ve Mary'nin geçen hafta sonu ne yaptığından bahsetti mi?Did Tom tell you about what he and Mary did last weekend?
Tom Mary'ye John'a gerçeği söylemesi için baskı yaptı.Tom urged Mary to tell John the truth.
Onun ne yaptığını biliyorum.I know what he did.
Bütün sınıf, testi yaptı.The whole class took the test.
İtalyan, Almanya'da kahvesi için Yunan euro parası ile ödeme yaptı.The Italian paid for his coffee in Germany with Greek euro coins.
Tom Mary'nin onun için yaptığı jambonlu sandviçi yiyiverdi.Tom scarfed down the ham sandwich that Mary had made for him.
Tom kendine bir fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yaptı.Tom made himself a peanut butter and jelly sandwich.
Tom'un yaptıklarını izlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I've got better things to do than to keep track of what Tom's doing.
Tom'un yaptığı ev gerçekten hoş.The house that Tom built is really nice.
Tom'un yaptığı ev harika.The house Tom built is wonderful.
O, onu para için yaptı.He did it for money.
Para uğruna yaptı.He did it for money.
Kanada için yaptığın her şey için teşekkür ederim.Thank you for everything you've done for Canada.
O zamandan beri ondan haber almadım. Onun ne yaptığını merak ediyorum.I haven't heard anything from him since then. I wonder what he's up to.
O bir önceki yönetmene gönderme yaptı.He made reference to the previous director.
Önemli olan bugün ne yaptığındır, dün geçmişte kalmıştır.The only thing that matters is what you do today, yesterday is gone.
Biz paket yaptırmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we need a doggy bag.
Elimden geleni yaptım.I did my best.
Henüz ev ödevini yaptın mı?Have you done your homework yet?
Allah aşkına ne yaptığını sanıyorsun?What in the world do you think you're doing?
Sen ne halt yaptığını sanıyorsun?What on earth do you think you're doing?
Onun yaptığı yasal değil.What he's doing is illegal.
Onun yaptığı yasalara aykırıdır.What he's doing is against the law.
Tom'un yaptığı yeterince iyi değilse ne olacak? O zaman ne yapacağız?What if what Tom does isn't good enough? What'll we do then?
Tom onun yaptığını iddia ettiğin şeyi asla yapmazdı.Tom would never do what you claim he did.
Tom Mary'nin mutfakta ne yaptığını merak etti.Tom wondered what Mary was making in the kitchen.
Tom Mary'nin burada ne yaptığını merak etti.Tom wondered what Mary was doing here.
Her zaman öğleden sonra yaptığı gibi Tom bir yürüyüş için dışarı gitti.Tom went out for a walk as he always does in the afternoon.
Tom işleri çabucak yaptırmak istedi.Tom wanted to get things done quickly.
Tom, Mary'nin yaz tatilinde ne yaptığını bilmek istedi.Tom wanted to know what Mary did during her summer vacation.
Tom ev ödevini onun için Mary'ye yaptırmaya çalıştı.Tom tried to get Mary to do his homework for him.
Tom işlerini Mary'ye yaptırmaya çalıştı.Tom tried to get Mary to do his chores.
Tom ilk uçuşunu bu sabah yaptı.Tom took the first flight out this morning.
Tom dün gece banyo yaptı.Tom took a bath last night.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yaptığını düşündü.Tom thought he was doing what Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin yaptığı yemeklerin genellikle çok baharatlı olduğunu düşünüyor.Tom thinks the food Mary makes is usually too spicy.
Tom Mary'nin doğru seçim yaptığını düşünüyor.Tom thinks Mary made the right choice.
Tom Mary'nin büyük bir hata yaptığını düşünüyor.Tom thinks Mary made a big mistake.
Tom Mary'nin yaptığı her şey hakkında şikâyet ediyor gibi görünüyor.Tom seems to complain about everything Mary does.
Tom yaptığının yanlış olduğunu bilmiyormuş gibi davrandı.Tom pretended not to know that what he had done was wrong.