yaptığı ile cümle
yaptığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yaptığınla yaşamak zorunda kalacaksın.You're going to have to live with what you did.
Tom hata yaptığını kabul etti.Tom acknowledged making a mistake.
Tom aslında yaptığını söylediği şeyi yapmadı.Tom actually didn't do what he said he did.
Tom yanlış yaptığını itiraf etti.Tom admitted having done wrong.
Tom yaptığı her şeyde istediği kadar zaman harcar.Tom always takes his time in everything he does.
Tom bana ne yaptığımı sordu.Tom asked me what I had been doing.
Tom bana duvarımda asılı duran resmi kimin yaptığını sordu.Tom asked me who had painted the picture that was hanging on my wall.
Tom yaptıklarını yaptığına çok pişman oldu.Tom deeply regretted doing what he had done.
Tom yaptığını söylediği şeyi gerçekten yapmadı.Tom didn't actually do what he said he did.
Tom yaptığını söylediği şeyi yapmadı.Tom didn't do what he said he did.
Tom'a yaptığı tüm iş için ödeme yapılmadı.Tom didn't get paid for all the work he did.
Tom bir hata yaptığını fark etmedi.Tom didn't realize that he had made a mistake.
Tom ne yaptığını tam olarak biliyor.Tom knows precisely what he's doing.
Tom yaptığı tarz Mary'yi incittiği için kendini asla affetmedi.Tom never forgave himself for hurting Mary the way he did.
Tom Mary'nin ne yaptığını fark etti.Tom realized what Mary was doing.
Tom gelmeni ve ne yaptığımı görmeni söyledi, değil mi?Tom told you to come and see what I was doing, right?
Tom onu yaptığında muhtemelen sarhoştu.Tom was probably drunk when he did that.
Merak etmeyin. Biz yaptığımız hatayı düzeltebiliriz.Don't worry. We can remedy the mistake we've made.
Ona, ne yaptığını anlattım.I told him what you did.
Ne yaptığını ona anlattım.I told him what you did.
Yaptığını ona anlattım.I told him what you did.
Yaptığını Tom'a söyledim.I told Tom what you did.
Yaptığımla övünürüm.I take pride in what I do.
Ben bir konuşmadayken her zaman yaptığım gibi, kendimi kaybettim.I lost myself, as I usually do when I'm in a conversation.
Doğru şeyi yaptığıma inanıyorum.I believe in doing the right thing.
Yaptığım için çok üzgünüm.I'm very sorry for what I've done.
Tom yaptığının yanlış olduğunu biliyor.Tom knows that what he did was wrong.
Tom yaptığının bir hata olduğunu biliyor.Tom knows that what he did was a mistake.
Herkes Tom'un yaptığı hakkında konuşuyor.Everyone's talking about what Tom did.
Onun arkasından dedikodu yaptığımı düşünüyor.She thinks that I'm gossiping behind her back.
Bunu Tom'un yaptığını sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom did this?
Tom yaptığım herhangi bir şeyle neden hiç ilgilenmiyor?Why isn't Tom ever interested in anything I do?
Şimdi yaptığım şeyle ilgilenebilirsin.You might be interested in what I'm doing now.
Çalınan elmaslarla Tom'un ne yaptığını bulmakla ilgilenen tek kişi ben değilim.I'm not the only one interested in finding out what Tom did with the stolen diamonds.
Tom'un ne yaptığıyla neden bu kadar ilgileniyorsun?Why are you so interested in what Tom was doing?
Bu şimdiye kadar yaptığım en aptalca şeylerden biri.It's one of the stupidest things I've ever done.
Yaptığın şeyi seviyorum.I like what you're doing.
Bu açık farkla şimdiye kadar yaptığım en havalı şey.This is by far the coolest thing we've ever done.
Bu açık farkla şimdiye kadar yaptığımız en iyi şey.This is by far the best thing we've done so far.
Tom yaptığı şeyi babasının öğreneceğinden korkuyordu.Tom was afraid that his father would find out what he had done.
Tom onu yaptığına pişman olacak.Tom is going to regret doing that.
Tom öyle yaptığını itiraf etti.Tom has admitted doing so.
Tom için yaptığıma bak.Look what I made for Tom.
Boston'da geçen yaz ne yaptığımdan sana hiç bahsettim mi?Did I ever tell you about what I did last summer in Boston?
Herkes Tom'un ne yaptığı hakkında konuşuyor.Everybody's talking about what Tom did.
Tüm yaptığım bir kadının aşkı içindi.All I did was for the love of a woman.
İş yapıldığı sürece işi kimin yaptığı Tom'un umurunda değil.Tom doesn't care who does the job as long as the job gets done.
Burada ne yaptığımız görmelisin.You have to see what we're doing here.
O yaptığında ben onu seviyorum.I love it when he does that.
Mary'nin dün yaptığı şeyi Tom'a söylemesen iyi olur.It would be better if you didn't tell Tom what Mary did yesterday.
Tom ne yaptığını biliyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to know what he's doing.
Tom yaptığını yapmak için her hakka sahipti.Tom had every right to do what he did.
Tom, Mary'nin yaptığıyla tamamen aynı şeyi yaptı.Tom did the exact same thing Mary did.
Tom'un ne yaptığını duydunuz mu?Did you hear about what Tom did?
Benim için yaptığınız her şey için teşekkürler.Thanks for all you've done for me.
Ne yaptığının bir önemi yok.It doesn't matter what you do.
Ne yaptığınızın bir önemi yok.It doesn't matter what you do.
Ne yaptığımın bir önemi yok.It doesn't matter what I do.
Tom'un ne yaptığının bir önemi yok.It doesn't matter what Tom does.
Tom hata yaptığını fark etti.Tom realized he had made a mistake.