yapraklı ile cümle
yapraklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu başarıdan dolayı kendisine Meşe Yapraklı Şövalye Haçı madalyası verildi.Herfor fik han tildelt egeløv til sit ridderkors.
O 3 Haziran 1915 tarihinde Meşe Yapraklı Pour le Mérite ile ödüllendirildi.5. juni 1915 fikk han medaljen Pour le Merite.
Defne yapraklı söğüde (Salix pentandra) benzer, ancak sürgündeki tomurcuklardan ayırt edilir.Derfor er alle låtene etter «Crystal Clear (Beer)» forskjellig fra det som står på baksiden av coveret.
Kalanşo (Kalanchoe ) Crassulaceae familyasından etli yapraklı bitki türü.Larvene lever på planter i slekten Kalanchoe (familien Crassulaceae).
İğne yapraklı ve huş ormanlarında ürer.For bruk i løssnø og skogsterreng.
Çiçekleri 5 yapraklı mavi ya da beyazdır.Blomstene er femtallige og hvite.
Bu başarıdan dolayı kendisine Meşe Yapraklı Şövalye Haçı madalyası verildi.For denne innsatsen fikk han ridderkorset med eikeløv.
Bu basit bir yapraklı elektroskopu teşkil eder.Hal ini tentunya akan mempengaruhi pupulasi anggrek serat.
Kendisine Meşe yapraklı Demir Haç madalyası verildi.Dia diberikan penghargaan Iron Cross.
Bu ormanlar iğne yapraklı (Çam), Yayvan yapraklı (Meşe), ağaçlarından oluşmaktadır.Chi Vernicia: Vernicia fordii: trẩu trơn, trẩu lùn, tung.
Dört yapraklı beyaz çiçekleri vardır.Bốn cánh hoa màu trắng và có hình thìa.
Ayrıca yedi meşe yapraklı Air Medal da kazanmıştır.Ông cũng đã có tới 7 giải Quả cầu vàng.
Yükseldikçe iğne yapraklı köknar ağaçları hakimdir.大工は森賓で白木造りである。
Leprikon'ı alt etmenin yolu ona dört yapraklı yonca değirmektir.カルデラを構成するのは4層の楯状火山である。
Tekli çiçekleri beş taç yapraklıdır.花には5枚の花冠がある。
Ayrıca yedi meşe yapraklı Air Medal da kazanmıştır.また、パンパシフィック水泳選手権で12個、グッドウィル・ゲームズで7個の金メダルを獲得している。
Dört yapraklı beyaz çiçekleri vardır.白色の花弁を4枚もつ小さい花をつける。
Yapraklı deniz ejderi: Denizatı ile ilgili olan bir tuzlu su (deniz) balığıdır.搏魚(Betta)是鱸形目攀鱸亞目搏魚屬的淡水魚。
Bu nedenle kızılağaç yapraklı huş adı verilmiştir.他们必须找到名为怒的村庄。
Asimina tetramera Small - Dört yapraklı papav.父親販豆腐;4歲成孤兒。
Bu yüzden iğne yapraklılar denilmektedir.그래서 분화구를 이류구(泥流口)라고 부른다.
Kendisine Meşe yapraklı Demir Haç madalyası verildi.הוענק לו עיטור צלב הברזל על שרותיו.
Karelerin içlerinde, yıldız, biçiminde dört yapraklı bir çiçek nakışı görülür.בראש הסמל מופיעים 4 כוכבים ונבט של פרח.
Yapraklı deniz ejderi Güney Avustralya eyaletinin resmi deniz amblemidir.Рибата е официална морска емблема на Южна Австралия.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.Районът на селото в миналото е бил покрит от обширни широколистни гори.
Geniş yapraklı ağaçların hakim olduğu bu kısımda, iğne yapraklı ağaçlar oldukça azdır.Това отчасти обяснява защо растенията в Арктика са толкова дребни.
Geniş yapraklı ormanlarda yaşar, açık arazilerden kaçınır.Типична е за равнинните степни области, като избягва горите.
Tırtılları çeşitli geniş yapraklı ağaç ve çalılarla beslenir.Нимфите се хранят с много видове широколистни дървета и храсти.
Çiçekleri çoğunlukla 4 çanak yapraklı, 6 taç yapraklıdır.Cvjetovi većinom imaju po 6 latica i 6 prašnika.
Çizgili yapraklı ve pembe çiçeklileri de mevcuttur.Posjeduje debele i okrugle listove i ružičaste cvjetove.
Geniş yapraklı ağaçların hakim olduğu bu kısımda, iğne yapraklı ağaçlar oldukça azdır.Između starih stabala koja su dosta rijetka javlja se mlada mješovita šuma.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.V minulosti bolo celé územie zalesnené listnatými lesmi.
Bu başarıdan dolayı kendisine Meşe Yapraklı Şövalye Haçı madalyası verildi.Za to získal ku svojmu Rytierskemu krížu dubovú ratolesť.
Dört yapraklı yoncanın teması sonucu ölür.Keturių kirčiuočių kirčiavimo sistemos pamatai šiuo atveju yra sugriuvę.
İnsanlar tarafından tüketilen yapraklı bitkidir.Iš nedėkingų žmonių klojimų išnešdavę derlių.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.Minevikus oli kampo kaetud tiheda taimkattega.
İlk sürümü 12 sayfalık (dört yapraklı) broşürler halinde 5 Ocak 1665'te basılmıştır.Esimene number ilmus 12-leheküljelise kvartköites pamfletina esmaspäeval, 5. jaanuaril 1665.
Bana bak. Şans hakkında bana söylediklerine inandım. Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba.Ich hab' an Ihre Geschichten geglaubt, vom Glück, vom Kleeblatt, "alles ist einfach", Farah Diba.
Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba.A négylevelû lóherét. A mesét Farah Dibáról.
Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba.Čtyřlístky, snadný život a Farah Diba.
Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba.Klavertjes van vier, een gemakkelijk leven en Farah Diba.
Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba. Sana güvendim!В клевер с четырьмя листиками, в то, что все будет легко, я доверилась Вам!
Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba. Sana güvendim!Четирилистната детелина, лесния живот.
Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba.Τετράφυλλα τριφύλια, και χαλαρή ζωή.
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.a nastaväli si modlárskych stĺpov a hájov na každom vŕšku, jako-tak vysokom, a pod každým stromom zeleným
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.A nastavěli sobě obrazů i hájů na všelikém pahrbku vysokém, a pod každým stromem zeleným,
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.Avevano eretto stele e pali sacri su ogni alto colle e sotto ogni albero verde
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.De hade rest stoder och Aseror åt sig på alla höga kullar och under alla gröna träd.
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.de rejste sig Stenstøtter og Asjerastøtter på alle høje Steder og under alle grønne Træer
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.dựng lên những trụ thờ trên các nỗng cao và dưới những cây rậm .
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.dựng lên những trụ thờ trên các nỗng cao và dưới những cây rậm.
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.És emeltek magoknak faragott képeket és Aserákat minden magas halmokon és minden zöld fa alatt.
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.Ils se dressèrent des statues et des idoles sur toute colline élevée et sous tout arbre vert.
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.In postavljali so stebre s podobami in Ašere na vsakem visokem hribu in pod vsakim zelenim drevesom,
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.모든 산 위에와 모든 푸른 나무 아래에 목상과 아세라상을 세우고
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.Levantaram para si colunas e aserins em todos os altos outeiros, e debaixo de todas as árvores frondosas;
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.og de reiste støtter og Astarte-billeder på hver høi bakke og under hvert grønt tre,
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.Şi-au ridicat stîlpi idoleşti şi Astartee pe orice deal şi subt orice copac verde.
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.und richteten Säulen auf und Ascherabilder auf allen hohen Hügeln und unter allen grünen Bäumen,
Her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, Aşera putları diktiler.Zij hadden heilige stenen en afgodsbeelden op elke heuvel en onder elke groene boom neergezet.