yaprağı ile cümle

yaprağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
1876 ve 1901 yılları arasında akçaağaç yaprağı Kanada paralarının üzerine basıldı.Vuosina 1876–1901 se esiintyi peräti kaikissa Kanadan kolikoissa.
Yaprağı ise kitabın arasında saklar.Toukka piilottelee oksalla lehtien joukossa.
Yaprağın sapı ince ve oldukça uzundur.Runko on syvä ja melko pitkä.
Kışın yaprağını döken ağaçlardır.Bævergnavet træ om vinteren.
Daha sonra haşlanmış beyaz lahana yaprağı ile sarılır.Den krydser formentlig med Hvidmelet Gåsefod.
Tüm dışbükey (konveks) çokgenler gibi, dört yüzlü de tek bir kâğıt yaprağın katlanması ile meydana gelebilir.Et tetraeder kan som et hvert andet polyeder udfoldes af et enkelt stykke papir.
Ana yaprağın her iki ucu kıvrılarak yay bağlantı gözleri oluşturulur.På det øverste paret finnes øyne ute på spissen.
Uyarıcı olarak Koka yaprağı çiğniyorlardı.De fikk straks kallenavnene sotka (dykkand) på grunn av profilen.
Yaprağın sapı ince ve oldukça uzundur.Ekornya lurus dan cukup panjang.
Kışın yaprağını döken orman ağaçlarıdır.Ấu trùng ăn lá cây của rừng lá rụng mùa đông.
Yarım kilogram asma yaprağı haşlanır.Huyện có diện tích 4 kilômét vuông.
Defne yaprağı %1-3 esans yağlarından oluşur.Phí thông thường ở mức 1-3% đơn giá bán hàng.
Uyarıcı olarak Koka yaprağı çiğniyorlardı.遺勅により、陵上に松柏が植えられたという。
Başarılarından dolayı Meşe yaprağı, kılıç ve elmas ilaveli Şövalye Demir Haçı alan 27 kişiden biridir.27人の柏葉・剣・ダイヤモンド付騎士鉄十字章受章者の1人である。
Bitkinin arka taç yaprağı yukarı doğru kalkıktır ve böcekler için bir iniş düzlemi gibidir.後葉比龜殼的開口更窄,與龜板的闊度相若。
Uyarıcı olarak Koka yaprağı çiğniyorlardı.懸殊的賽果引起了球圈的震驚。
Pezik (pazı) yaprağından kavurma yapılır.可以從屁股中放出截氣神功。
Uyarıcı olarak Koka yaprağı çiğniyorlardı.이에 남인들은 송시열의 고묘를 주창하였다.
Taç yaprakları dünyanın en büyük taç yaprağıdır.골리앗개구리는 세상에서 제일 큰 개구리이다.
Etli ve yeşil 2-8 yaprağı vardır.오스트레일리아까치는 연한 파란색 또는 초록색의 알을 2 ~ 5개 낳는다.
1876 ve 1901 yılları arasında akçaağaç yaprağı Kanada paralarının üzerine basıldı.בין השנים 1876–1901 הופיע עלה האדר על כל המטבעות הקנדים, ומאז שנת 1901 מופיע העלה על מטבע הפני.
Yaprağın yönünü kendisi değil, rüzgâr belirler.Не самото изчервяване, а страхът от него.
Her yaprağın yanında üreme torbaları bulunur.Пред всеки има дървена тарелка.
Tam gelişmiş yaprağın alt yüzü hemen hemen tüysüzdür.Тилният гребен е слабо развит.
Tam gelişmiş yaprağın alt yüzü hemen hemen tüysüzdür.Žľaznatý výrastok pri bliznovom otvore je výrazne vyvinutý.
Devlet mühür sirkülerinin altında bir ıhlamur yaprağı bulunur.V dolnej časti kruhopisu štátnej pečate je lipový lístok.
Bu efsanenin kutlamasında, Apollon'a ait oyunlarda kazananlar Tempe'de toplanmış defne yaprağı taçı alır.V spomin na to legendo so zmagovalci na pitijskih igrah prejeli lovorjev venec, nabran v templju.
Çoğunun yaprağı beya tüylerle kaplıdır.Večina kač se levi v enem kosu.
Yaprağı ise kitabın arasında saklar.V pisavi ga zapišemo med narekovaji.
Her yaprağın 1-3 ay ömrü vardır.Kas treji metai atsivesdavo 1−3 lokiukus.
Yaprağın sapı ince ve oldukça uzundur.Šakniastiebis šliaužiantis, gana ilgas.
Daha sonra salamura asma yaprağıyla sarılır.Hiljem liideti kihelkond Torma kihelkonnaga.
Yaprağı ise kitabın arasında saklar.Ta võtab sule üles ja paneb selle raamatu vahele.
İçecek stevia yaprağı özü içermektedir.Kas joomine on eestlastele omane?
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanAl ben je het laatstje herfst blaadje dat aan de boom hangt
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanHvis du var det sidste efterårsblad der hang på træet
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanJeżeli będziesz, ostatnim jesiennym listkiem wiszącym na drzewie.
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanJika kau harus menjadi daun musim gugur terakhir yang tergantung di atas pohon
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsan만약 당신이 지난 가을의 나무에 매달린 마지막 잎새가 되어야 한다면
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanOm du skulle vara det sista höstlövet hängandes från trädet
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanSe fores a última folha do outono pendurada duma árvore
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanSelbst wenn du das letzte Herbstblatt bist, das vom Baum hängt
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanSi tu devez être la dernière feuille d'automne encore accrochée à l'arbre
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanЕсли б ты была последним осенним листом на веточке,
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanאם תהיי עלה הסתו האחרון התלוי על העץ
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsan僕はここで、風が君を僕の所に届けてくれるまで持っているよ
Akdeniz ülkelerinde zeytin yaprağı özü çeşitli sağlık sorunlarının tedavi edilmesinde kullanılmıştır.l'extrait de feuilles d'olivier a été utilisé dans les pays méditerranéens pour soigner diverses affections.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.Also im Bezug auf - falls man [unklar], würde sie es mit dem Palmenblatt tun.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.Beh, in termini di -- se si fosse [testo incomprensibile] si potrebbe anche usare la foglia di palmyra.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.Ei bine, - dacă ați fi în Andhra Pradesh, ați face asta dintr-o frunză de palmyra.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.Es decir, si está [confuso]. se hace esto con una hoja de palma.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.Ha andhra pradeshiak lennének ezt pálmalevélből csinálnák.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.안드라 프라데시에 있다고 하면 팔미라 나뭇잎을 가지고 이것을 만들겁니다
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.Samozrejme keby ste boli v Andhra Pradesh, použili by ste na to palmový list.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.Se vocês estivessem em Andhra Pradesh podiam fazer isto com uma folha de palmeira.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.Si vous vous trouviez dans l'Andhra Pradesh, vous feriez ce jouet avec une feuille de palmier.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.Với quan điểm -- nếu bạn (không rõ), cô ấy sẽ làm điều đó với chiếc lá thốt nốt.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.V případě -- kdybyste byli v Andra Pradesh, udělali byste to z listu palmyry.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.Wat betreft -- als je [onduidelijk], dan zou ze dit met een palmblad maken.
Andra Pradesh'de olsaydınız eğer, palmira yaprağıyla yapabilirdiniz.W stanie Andhra Pradesh robi się to z liścia winodani.

İlgili Sayfalar