yapmazsanız ile cümle
yapmazsanız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Pokud hydrant nepojmenujete, kdokoli vám ho může zabrat.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Se não o fizermos, outra pessoa pode roubá-la.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Si no lo haces, alguien puede robártela.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Si vous ne le faites pas, quelqu'un peut vous la voler.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Wenn du das nicht machst, kann ihn dir jemand wegnehmen.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Και αν δεν το κάνετε, κάποιος μπορεί να σας τον κλέψει.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.А если ты не откопаешь, то кто-нибудь его может забрать.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Ако не го изравяш, могат да ти го откраднат.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Якщо ви його не відкопаєте, то хто-небудь може його забрати.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.ואם אתם לא, מישהו יכול לגנוב לכם אותו.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.وإن لم تفعلوا، شخص آخر يمكن أن يسرقه منكم.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.という具合に 競わせるのでちょっと参加意欲が湧きます
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Es ist meine Absicht das Poster literarisch zu begleiten, sollten Sie es noch nicht verstanden haben.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Ik ben van plan een briefje met uitleg over de poster bij te voegen, voor het geval jullie het niet snappen.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Il mio intento è di avere un accompagnamento letterario che spieghi il poster, in caso non lo capiate.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Intenția e de-a avea un acompaniament literar care să explice posterul, în caz că nu te prinzi.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.저의 의도는 포스터를 설명하는 문구를 집어넣는 것인데, 이는 보는 사람이 이해하지 못할 경우를 대비하기 위한 것이죠.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Mi intención es que haya un acompañamiento literario que explica el cartel, en caso de que no lo entiendas.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Moim celem jest posiadać pisemnego odniesienia, które wyjaśnia plakat, w razie gdybyście go nie zrozumieli.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Намерението ми е да имам литературен съпровод, който обяснява плаката, в случай че не схващате.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.המטרה שלי היא שתהיה תוספת מילולית שמסבירה את הפוסטר, אם לא הבנתם את זה.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.وكانت نيتي ان اجد بصورة ما شيء يشرح البوستر بصورة خفية في حال لم يستطع القارىء فهمه مباشرة
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.みなさんが分からないといけないので (笑)
Yani sadece emir çok net değil, yaptırım da gayet net; benim size söylediğimi yapmazsanız ne olacağı.Deci nu doar instrucțiunea este clară ci și sancțiunea - ce se va întâmpla dacă nu faci ce îți spun eu.
Yani sadece emir çok net değil, yaptırım da gayet net; benim size söylediğimi yapmazsanız ne olacağı.Det är inte bara instruktionen som är tydlig, utan straffet också, vad som händer om du inte lyder.
Yani sadece emir çok net değil, yaptırım da gayet net; benim size söylediğimi yapmazsanız ne olacağı.Dus niet alleen zijn aanwijzing is duidelijk, ook de sanctie, wat er gebeurt als je niet doet wat ik zeg.
Yani sadece emir çok net değil, yaptırım da gayet net; benim size söylediğimi yapmazsanız ne olacağı.Insomma, non è chiara solo l'istruzione, ma anche la sanzione: cosa succede se non fai come ti dico!
Yani sadece emir çok net değil, yaptırım da gayet net; benim size söylediğimi yapmazsanız ne olacağı.그러니까 지시만 명확한 게 아니라 제재도 명확합니다. 시키는 대로 안하면 이렇게 된다는 거죠.
Yani sadece emir çok net değil, yaptırım da gayet net; benim size söylediğimi yapmazsanız ne olacağı.Takže je jasný nejen pokyn, ale i trest - co se stane, když neposlechneš, co ti říkám.
Yani sadece emir çok net değil, yaptırım da gayet net; benim size söylediğimi yapmazsanız ne olacağı.Tehát nem csak az utasítás egyértelmű, hanem a megtorlás is, hogy mi fog történni, ha nem engedelmeskedsz.
Yani sadece emir çok net değil, yaptırım da gayet net; benim size söylediğimi yapmazsanız ne olacağı.Więc nie tylko polecenie jest jasne, ale też skutek, co się stanie, jeśli nie zrobicie tego, co wam każę.
Yani sadece emir çok net değil, yaptırım da gayet net; benim size söylediğimi yapmazsanız ne olacağı.כך שלא רק שההוראה ברורה, אלא גם העונש, מה יקרה אם לא תעשה מה שאני אומר.
Yani sadece emir çok net değil, yaptırım da gayet net; benim size söylediğimi yapmazsanız ne olacağı.لذا ليس فقط أن التوجيهات واضحة ولكن العقاب أيضاً واضح. ما سيحدث ان لم تفعل ما اقوله لك
Yani sadece emir çok net değil, yaptırım da gayet net; benim size söylediğimi yapmazsanız ne olacağı.言うとおりにしないとどうなるか分ってるだろうな? (笑)
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.Ansonsten verderben sie sehr schnell.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.Chúng sẽ nhanh chóng hỏng nếu không được bảo quản.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.Estragam-se rapidamente se assim não for.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.Ils s'abiment très rapidement si vous ne le faites pas.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.그렇지 않으면 굉장히 빨리 상하게 되죠.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.Különben hamar megromlanak.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.Niechłodzone psują się niezwykle szybko.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.Si no se echan a perder muy rápidamente.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.Ze bederven erg snel als je dat niet doet.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.И те се развалят много бързо ако не са.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.הם מתקלקלים מהר מאוד אם לא שומרים עליהם כך.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.فبالتالي تفسد بسرعة إذا لم يتم حفظها.
Yapmazsanız çok çabuk bozuluyorlar.でもこれは安定した電力網がないと難しい話であり
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.Dacă nu, îţi poţi pierde viaţa.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.Doe je dat niet, dan schiet je het leven erbij in.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.Hvis man ikke gør det, ender man med at miste livet.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.Jeśli tego nie zrobisz, możesz stracić życie.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.만약 그렇지 않으면, 목숨을 잃게될 테니까요.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.Nếu anh không làm được điều đó, anh sẽ mất mạng.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.Ohne dem riskiert man sein Leben.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.Se o não fizermos, acabamos por perder a vida.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.Sinon, vous perdrez la vie.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.Sino, terminaría perdiendo la vida.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.Если этого не делать, вы попрощаетесь с жизнью.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.Якщо цього не зробите, то просто загинете.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.אם לא, אתה עלול למצוא את מותך.