yapmazsın ile cümle
yapmazsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Yavaş çalışırsan, hatalar yapmazsın.Work slowly, and you won't make mistakes.
Talimatları dikkatle okursanız, yanlış yapmazsınız.You can't go wrong if you read the instructions carefully.
Umarım onu yapmazsın.I hope you don't do that.
Sen asla böyle bir şey yapmazsın.You would never do such a thing.
Her zaman çöpü atacağını söylersin, ama asla yapmazsın.You always say that you'll take out the garbage, but you never do.
Umarım aptalca bir şey yapmazsın.I hope you don't say something stupid.
Sen neredeyse hiç hata yapmazsın.You make hardly any mistakes.
Bunu yapmazsın, değil mi?You don't do it, do you?
Asla yanlış bir şey yapmazsın, değil mi?You never do anything wrong, do you?
Nasıl orada sadece oturabilir ve hiçbir şey yapmazsın?How can you just sit there and do nothing?
Bunu bana yapmazsın.She wouldn't do that to me.
Asla yanlış bir şey yapmazsın.You never do anything wrong.
Umarım Tom'un yaptığına benzer hatalar yapmazsın.I hope you won't make the same mistakes as Tom did.
Belki sen yapmazsın ama ben yaparım.Maybe you don't, but I do.
Nasıl olur da onu yapmazsın?How come you don't do that?
Umarız bunu yapmazsınız.We hope that you won't do that.
Bunu çok sık yapmazsın, değil mi?You don't do that very often, do you?
Umarız bunu bir daha yapmazsınız.We hope that you don't do that again.
Bunu sık sık yapmazsın, değil mi?You don't often do that, do you?
Bunu artık yapmazsın.You don't do that anymore.
Böyle yaparsanız hata yapmazsınız.Let's see, 1/r.
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""You don't make peace with your friends, you make peace with your enemies."
IBM firmasının kendisiyle işlem yapmazsınız, ilk ihraç değilse. .You're not transacting with IBM the company
Ve verdiğiniz bu söz sonucunda o hatayı bir daha asla yapmazsınız.And you make amends and you never make that mistake again.
-Hadi ama, eski bir dosta yapmazsın bunu, değil mi? -Görürsün, hadi uza artık.You wouldn't do that to an old pal, would you, Monika?
Bunu bana yapmazsın.You can't do this to me, man
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineI said, "If you make, actually, 'Tell me my balance.'
Ama bunu yapmazsınız."But you don't do this."
Siz de benim yaptığım ibadeti yapmazsınız.Nor do you worship who I worship,
Sen yapmazsin, biliyorum.Ich weiß, das tust du nicht.
Yavaş çalışırsan, hatalar yapmazsın.Si trabajas despacio, no cometes errores.
32 veya 47 numaralı sorunu çözdüğünüzü öğrendiğinizde tabii kutlama yapmazsınız.32번째, 47번째 고충까지 파악한다고 했을 때
32 veya 47 numaralı sorunu çözdüğünüzü öğrendiğinizde tabii kutlama yapmazsınız.وعندما تجد أنك تحل المشكلة رقم 32 أو 47، لا تفرح كثيرًا.
32 veya 47 numaralı sorunu çözdüğünüzü öğrendiğinizde tabii kutlama yapmazsınız.ここで考えてほしいのは
Ama bunu yapmazsınız."Aber dies tut ihr nicht."
Ama bunu yapmazsınız."Ale neurobíte toto."
Ama bunu yapmazsınız.""Ale nie słowo i obraz jednocześnie."
Ama bunu yapmazsınız."Ale nikdy ne obojí najednou."
Ama bunu yapmazsınız."Chứ chúng ta không làm thế này."
Ama bunu yapmazsınız." Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.De semmiképp nem csinálják ezt!"
Ama bunu yapmazsınız."Dar nu faceţi asta."
Ama bunu yapmazsınız."둘 다 해서는 안 돼요." 라고 말했습니다
Ama bunu yapmazsınız."Maar dit doe je niet.
Ama bunu yapmazsınız."Mais vous ne faites pas ça. "
Ama bunu yapmazsınız."Ma non fate questo."
Ama bunu yapmazsınız."Mas não fazem isto."
Ama bunu yapmazsınız."Men gör inte så här."
Ama bunu yapmazsınız."Men I gør ikke dette."
Ama bunu yapmazsınız."Pero no hagan esto".
Ama bunu yapmazsınız."Tapi jangan lakukan ini."
Ama bunu yapmazsınız.""Αυτό όμως δεν το κάνετε".
Ama bunu yapmazsınız."Але ніколи не робите отак".
Ama bunu yapmazsınız."Но вот так делать нельзя".
Ama bunu yapmazsınız."Но не правите това."
Ama bunu yapmazsınız."אבל אתם לא עושים את זה."
Ama bunu yapmazsınız."ولكن لا تقوم بالأمرين سوية. "
Ama bunu yapmazsınız."なぜなら これは見る人をマヌケ扱いすることになるからです
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerine"Als je een 'Wat is mijn saldo' aanmaakt"
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineAnda tentunya tidak mau. Saya berkata, "Jika Anda membuat, kenyataannya, "beritahu saldo saya."
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineBien. Simplemente no lo harías. Dije, "si haces, de hecho, 'muéstrame mi balance'.