yapmayacağım ile cümle
yapmayacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Ben hastayım, muhtemelen onu yapmayacağım.I'm sick, so I probably won't do that.
Pazartesiye kadar onu yapmayacağım.I'm not going to do that until Monday.
Ben aslında onu yapmayacağım.I'm not actually going to do that.
Onu yarın yapmayacağım.I'm not going to do that tomorrow.
Muhtemelen onu asla yapmayacağım.I'm probably never going to do that.
Onu hemen yapmayacağım.I'm not going to do that right away.
Tom'u bunu yapmayacağıma inandırdım.I assured Tom that I wouldn't do that.
Ben kesinlikle bunu Tom'la yapmayacağım.I definitely won't do that with Tom.
Bunu yapmayacağıma karar verdim.I decided I wouldn't do that.
Bana onu bir daha asla yapmayacağım söylendi.I've been told to never do that again.
Onu yapmayacağımı zaten söyledim.I've already said that I won't do that.
Tom bana bunu yarın yapıp yapmayacağımı sordu.Tom asked me if I'd do that tomorrow.
Onu neden yapmayacağımı bilmek istiyor musun?Do you want to know why I'm not going to do that?
Aslında bir milyon yıl içinde bunu hiç yapmayacağım.I'd never in a million years actually do that.
Bunu yapmayacağıma sana söz veriyorum.I promise you I won't do that.
Muhtemelen bunu asla yapmayacağım.I'll probably never do that.
Büyük ihtimalle bunu artık yapmayacağım.I most likely won't do that anymore.
Ne yapmamı istediğini anlıyorum, ama bunu yapmayacağım.I understand what you're asking me to do, but I won't do that.
Bunu bir daha hiç yapmayacağım, söz veriyorum.I'll never do that again, I promise.
Bunu bir daha asla yapmayacağım, söz.I'll never do that again, I promise.
Bunu asla yapmayacağım.I will never do this.
Tom bunu bir daha yapmayacağıma dair bana söz verdirdi.Tom made me promise not to do that again.
Tom bunu tekrar yapmayacağım konusunda benden söz aldı.Tom made me promise not to do that again.
Gerçekten de sonuncusuna göre daha iyi olmazsa bunu yapmayacağım''.I'm genuinely at that point where unless it's better than the last one I'm not going to do it.
“Adlandırma eyleminin gerçekleşmesi ile devamında ne yapıp yapmayacağımız bize gösterilmiştir.We called him—though not to his face—the Chief.
Ben bunu yapmayacağım.I'm not going to do that.
Seni şu an öldürebilirim, ama yapmayacağım.Look, you pissed me off.
Bunun kanıtını yapmayacağım yalnızca nasıl yapıldığını göstereceğim.Well it actually turns out I'm not going to prove it here but I'll just show you how to do it.
Kanıtı yine yapmayacağım.And once again, I'm not going to prove it.
Ben çocuk yapmayacağım.I'm not having any children
Kapatmak zorundasın. ♪ Ancak onu yapmayacağım. ♪ Oh, hayır, yapmayacağım ♪You have to turn it off. ♪ But I won't do that ♪ Oh, no, I won't... ♪
Ben bunu yapmayacağım!I won't do it!
Fakat, hiçbir zaman size ödeme yapmayacağım dememiştir.So that is the value in 2 years.
Hayatım boyunca, asla Başkan'ı... ...mutlu edecek bir şey yapmayacağım.While I live my life... Whatever happens in my life... I will never do anything to make you happy.
"burada olup biteni anlıyormuş gibi yapmayacağım"I don't pretend to understand what's going on here."
Ben hiçbir şey yapmayacağım.I'm not going to do anything.
Bu, biliyorsunuz, bir iki çekim atık yapmayacağım. "It won't do, you know, to waste two shots on one."
Benden istediğin hiçbir şeyi yapmayacağımı söylemiştim.I said I was going to do anything you asked for.
Ailen seni çıldırtıyor mu, söz veriyorum ben yapmayacağım.Family driving you crazy, man, and I know I ain't do.
Ben... ...bir daha asla yapmayacağım.- I'll... Never do that again.
- Hayır, tabi ki yapmayacağım, yok artık!No, I'm not gonna do this. Come on.
Çünkü bugün yemin ederim hiçbir şey yapmayacağım"Cause today I swear I'm not doing anything
Çünkü yemin ederim bugün hiçbir şey yapmayacağım"Cause today I swear I'm not doing anything
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.And we pay people to do things to animals that none of us would engage in personally.
Sana söyledim ya Toddy, yapmayacağım.I told you Toddy, I'm not doing it.
Bunu burada yapmayacağım. Biraz uzun hesaplama gerekir.That would take a little bit of computation.
Bölme işlemini şimdilik yapmayacağım. .And you multiply 5 times 2.2.
Bunun henüz matematiksel kanıtını yapmayacağım, çünkü görebiliyorsunuz.And I'm not going to prove it just yet, but you can see that, look.
Her ebeveyn bilir ki, bizim çocuklarımızın zarar görmemeleri için yapmayacağımız şey yoktur.And every parent knows there is nothing we will not do to shield our children from harm.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.There are a lot of fun complexities that I'd love to spend the whole evening on, but I won't.
Ama ben birşey yapmayacağım.But I'm not going to do anything.
'Ben yapmayacağım' dedi Alice.'I won't!' said Alice.
Ben sadece daha basit olsun diye hepsini yapmayacağım.I'm just for simplicity not going to do all of them.
Hayır, yapmayacağım.No, I won't
Bir daha asla öğretmenlik yapmayacağım.I'll never teach again
İşbirliği yapmayacağım." diyorlar.I'm not going to cooperate."
Bu yüzden... ...şu andan itibaren... ...hata yapmayacağım.That is why from today, right now, I am going to fix it.
Bir daha yapmayacağım.I won't do it again.
"Bir daha asla yapmayacağım" (gülüşmeler)I'll never do it again."
Ama yapmayacağım.But I shan't.