yapmayın ile cümle

yapmayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:Nie ćwicz ze słownictwem które zostało użyte w:
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:Non esercitarti sui vocabolari che sono stati chiesti entro:
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:No practicar el vocabulario que se haya preguntado en:
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:Oefen geen woordenschat die aangeroepen wordt vanuit:
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:Öva inte på ordförråd som har frågats inne i:
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:Øv ikke ordforråd som er blevet spurgt indenfor:
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:Pas d'exercice avec le vocabulaire déjà demandé depuis & #160;:
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:Μη εξάσκηση λεξιλογίου που απαντήθηκε πριν από:
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:Не вправлятись у словнику, який вже використовувався протягом:
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:Убрать вопросы по словам, которые появлялись в последнее время:
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:この期間内に出題された語彙は練習しません:
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Af mange grunde, nej, nej, nej, gør ikke sådan.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Aus ganz vielen Gründen: Nein, tun Sie dies nicht!
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Av flera anledningar, nej, nej, nej, gör inte så.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Din numeroase motive, nu faceţi asta!"
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Egy csomó oka van annak, hogy nehogy ezt csinálják!"
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.많은 이유로 이런건 절대, 절대로 안되는 겁니다.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Monestakin syystä -- älä tee noin.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Ne, ne, ne nedělejte to, a to z několika důvodů.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Nie róbcie tak, z wielu powodów po prostu nie.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Om tal van redenen: nee, nee, nee, doe dat niet.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Per diverse ragioni, no, no, no, non lo fate.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın."Por inúmeras razões, não façam isso!"
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Por muchas razones, no, no, no. No vayan a hacer eso".
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Pour de nombreuses raisons, non, ne faites pas cela.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Untuk banyak alasan, jangan. Jangan. Jangan lakukan itu."
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Vì rất nhiều lý do, không không không, đừng làm vậy.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Zaradi večih razlogov, tega nikar ne počnite.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Z viacerých dôvodov, nie, nie, nie, nerobte to.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Για πολλούς λόγους, όχι, όχι, μην το κάνετε αυτό.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.З багатьох причин не робіть цього.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.Поради много причини, не, не, не, не правете това."
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.По разным причинам, пожалуйста, не делайте этого.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.לא ולא, בגלל כמה סיבות. אין לעשות זאת.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.لأسباب عظيمة، لا لا لا، لا تفعل ذلك
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.思い出してほしいのは これは 他の人へのメッセージというよりは
Bir dahaki sefere dev bir hamburger yerken bunu böyle yapmayınВ следующий раз, когда будете есть гамбургер Не ешьте его вот так
Bir devlet kurumu ve bir uçak operatörü, siz delisiniz, bunu yapmayın, adamı öldüreceksiniz dedi.Agencja rządowa oraz operator lotniczy powiedzili nam, że nam odbiło i zabijemy Hawkinga.
Bir devlet kurumu ve bir uçak operatörü, siz delisiniz, bunu yapmayın, adamı öldüreceksiniz dedi.한 정부기관과 한 회사의 비행기 조종사가 있었는데, 그사람들이 하는 말이, "당신 제정신이 아니군요, 그렇게 하다간 호킹 교수 죽을 수도 있습니다."
Bir devlet kurumu ve bir uçak operatörü, siz delisiniz, bunu yapmayın, adamı öldüreceksiniz dedi.O agenţie guvernamentalǎ şi un operator la o companie aerianǎ mi-au zis: Eşti nebun, nu fǎ asta, o sǎ-l omori.
Bir devlet kurumu ve bir uçak operatörü, siz delisiniz, bunu yapmayın, adamı öldüreceksiniz dedi.Vi hade en myndighet och ett flygbolag som sa, ni är galna, gör det inte, ni kommer döda killen.
Bir devlet kurumu ve bir uçak operatörü, siz delisiniz, bunu yapmayın, adamı öldüreceksiniz dedi.הייתה סוכנות ממשלתית אחת וגם מפעיל מטוס שאמרו, אתם משוגעים, אל תעשו את זה, אתם תהרגו את הבחור.
Bir devlet kurumu ve bir uçak operatörü, siz delisiniz, bunu yapmayın, adamı öldüreceksiniz dedi.وكانت هناك وكالة حكومية و مشغل طائرة لشركة يقولون لنا "أنتم مجانين، لا تفعلوا هذا، سوف تقتلون الرجل".
Bir devlet kurumu ve bir uçak operatörü, siz delisiniz, bunu yapmayın, adamı öldüreceksiniz dedi.「気が違ったのか やめるんだ! あいつを殺しちまうぞ!」 (笑)
- Birinci tavsiyem, yapmayın! ikinci tavsiyem sahte bir bıçakla pratik yapın!Deuxièmement - pratiquez avec un couteau faux.
Bizim tek iş. Eğer bana böyle konuşmak hiç yapmayın.유일한 일은, 당신입니다. 그런 나에게 아는 척하지 마십시오.
Bizim tek iş. Eğer bana böyle konuşmak hiç yapmayın.Singura noastră de locuri de muncă, este de tine.
Bizim tek iş. Eğer bana böyle konuşmak hiç yapmayın.התפקיד היחיד שלנו, הוא אתה. שלא תעז לדבר אלי ככה.
Bizim tek iş. Eğer bana böyle konuşmak hiç yapmayın.または何? 間違った人をいじっています。
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.하지만 우리는 이 무대에서 조차도 과학과 함께 합니다, 제가 말씀드리고 있는 것이 무엇인지 모르는 체 하지 마세요.
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.Maar dat hebben we hier nog gezien. Doe nou niet alsof jullie niet weten waar ik het over heb.
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.Słyszeliśmy to nawet z tej sceny, więc nie udawajcie, że nie wiecie, o czym mowa. (Śmiech)
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.Они далеки от мира. Но даже они были на этой сцене. Так что не делайте вид, что вы не знаете, о чем я говорю.
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.Това се случи дори тук, на сцената, така че не се дръжте, като че ли не знаете за какво говоря. (Смях)
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.אף היו לנו כאלה על הבמה, אז אל תתנהגו כאילו אתם לא יודעים על מה אני מדברת.
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.لكننا شهدنا ذلك حتى هنا على المسرح، لذا فلا تتظاهروا بأنكم لا تعلمون ما أتحدث عنه.(ضحك)
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.この舞台で出た話ですから 何の話だかわからない ふりをしないで下さい (笑)
Böyle yapmayın.Nu trebuie să facă asta.
‹‹Bugün burada yaptığımızı yapmayın; herkes kendi gözünde doğru olanı yapıyor.Älkää tehkö, niinkuin me tässä tänä päivänä teemme, jokainen sitä, mikä hänen omasta mielestään on oikein,
‹‹Bugün burada yaptığımızı yapmayın; herkes kendi gözünde doğru olanı yapıyor.Chớ làm như chúng ta làm ngày nay đây, là mỗi người làm tùy ý mình tưởng là phải;
İlgili Sayfalar