yapmayın ile cümle
yapmayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tamam, artık girişleri egzersiz yan ve bekleme yapmayın.-- the government has since had that them sealed -- but he says what is in there boggles the mind.
‹‹Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın›› dedi,He said, "Please, my brothers, don't act so wickedly.
‹‹ ‹Putlara tapmayın. Kendinize dökme ilahlar yapmayın. Tanrınız RAB benim."'Don't turn to idols, nor make molten gods for yourselves. I am Yahweh your God.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın."'You shall do no unrighteousness in judgment, in measures of length, of weight, or of quantity.
Kardeşlerim, yüce Rabbimiz İsa Mesihe iman edenler olarak insanlar arasında ayrım yapmayın.My brothers, don't hold the faith of our Lord Jesus Christ of glory with partiality.
Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın," dendiği zaman: "Biz sadece düzelticileriz," derler.When asked to desist from spreading corruption in the land they say: "Why, we are reformers."
Yeryüzü düzeltildikten sonra onda bozgunculuk yapmayın, korkarak ve umarak O'na du'a edin.And do not corrupt the land after it has been reformed; and pray to Him in awe and expectation.
Tartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Sakın mizanda 'haksızlık ve taşkınlık yapmayın.'So that none may err against the scales,
Düzeltilmişken, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a korkarak ve umutla yalvarın.And do not corrupt the land after it has been reformed; and pray to Him in awe and expectation.
Ölçüyü titizlikle, adaletle koruyun ve hüsrana araç yapmayın mizanı.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görüyorum.So do not give in short measure nor underweigh.
Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na, korkarak ve rahmetini umarak dua edin.And do not corrupt the land after it has been reformed; and pray to Him in awe and expectation.
Bu sebeple bunlar hakkında nefislerinize haksızlık yapmayınız.This is the straight reckoning.
Kendilerine, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın," denildiğinde "Bizler sadece düzeltenleriz," derler.When asked to desist from spreading corruption in the land they say: "Why, we are reformers."
Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na korku ve umutla yalvarın.And do not corrupt the land after it has been reformed; and pray to Him in awe and expectation.
Sizin için ondan başka tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın.And to Madyan their fellow man Shuaib; he said, “O my people!
Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın.And give not short measure and weight.
Bu da doğru olan dinin hükmüdür. Bu sebeple bunlar hakkında nefislerinize haksızlık yapmayınız.Wherefore wrong not yourselves in respect thereof.
Savurganlık yapmayın; O, savurganları sevmez.Verily, He likes not Al-Musrifun (those who waste by extravagance),
Allah'ın ayetlerini eğlence aracı yapmayın.And do not take God’s revelations for a joke.
Bunu yapan, öz benliğine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence aracı yapmayın.Do not play with Allah's Commandments, and remember that Allah has blessed you with a great favour.
Düzeltilmişken, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.Do not make mischief in the earth after it has been put right.
Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.Do not make mischief in the earth after it has been put right.
Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.Do not make mischief in the earth after it has been put right.
Yiyiniz içiniz; ancak oburluk ve savurganlık yapmayınız.Eat and drink, and do not waste.
Halkın hakkını yemeyin. Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.Do not cause any deficiency in people's property or destroy the land after it has been reformed.
Onlara şunu da söyledik: "Cumartesi gününde azgınlık yapmayın.""Enter the gate humbly," and We also commanded them, "Transgress not in the matter of the Sabbath."
Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.Do not corrupt the land after it has been set in order.
Aşağıdaki içinde sorulmuş bulunan sözcük dağarcıklarıyla ilgili alıştırma yapmayın:Do not practice vocabulary that has been asked within:
Yazı tipi oluşturma işlemini iptal eder. Bunu yapmayın.Aborts the font generation. Do not do this.
"Zorla hiçbir şey yapmayın.""Do nothing by force."
Bugün genç yönetmenlere söyleyeceğim bir şey varsa, filmi yapmış olmak için yapmayın.If I have anything to say to young directors today it's don't make a film for the sake of making it.
Yani, yapmayın, şov müzik hakkında değil ki.Es handelt sich also nicht um Programmmusik.
Hiç gürültü yapmayın.Ne faites pas le moindre bruit.
Sutraları okumayın, tören yapmayın.Entretenez-moi donc, et sans cérémonie.
Lütfen onu yapmayın.No haga eso, por favor.
Sutraları okumayın, tören yapmayın.CÉSAR. — Proseguid, y no olvidéis ninguna ceremonia.
Yani, yapmayın, şov müzik hakkında değil ki.Quiero decir, vamos, ese espectáculo no tiene nada que ver con la música.
Gürültü yapmayın.Не шумите.
Zor olduğunu biliyoruz, ama lütfen çeviriyi kelimesi kelimesine yapmayın.Мы знаем, что это трудно, но, пожалуйста, не переводите буквально.
Pireyi deve yapmayın.Не делай из мухи слона.
Evladınıza yapamayacağınız hiçbir şeyi onlara da yapmayın." diyerek projeye katkıda bulundu.ومَن احتجتَ إليه في حصارك فاحتبسه، وليكن فيمن يُحتبس خالدٌ بنُ الوليد فإنه لا غنى بك عنه».
Kadın, "Hayır, bir daha yapmayın." der.فأجاب: "نعم، هل هناك شىءٌ آخر لفعله؟".
Yiyip için, ama savurganlık yapmayın. Tanrı savurganlık yapanları sevmez.وكلوا واشربوا ولا تسرفوا ان الله لا يحب المسرفين.
Yani, yapmayın, şov müzik hakkında değil ki.Em outras palavras, a música não era surfar música.
İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine çeviri yapmayın.Não traduza inglês para japonês palavra por palavra.
Kadın, "Hayır, bir daha yapmayın." der.Waarop hij zegt: 'Nou, doe dat dan niet.'
Lütfen bunu yapmayın.Doet u dat alstublieft niet.
Yani, yapmayın, şov müzik hakkında değil ki.Ej att förväxla med Marschmusik.
Gürültü yapmayın.Не шуміть.
Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!Ну шуміть у класі, будь ласка, бо вчитель дуже злий!
Hatalar yapmayın!Не робіть помилок!
Yani, yapmayın, şov müzik hakkında değil ki.Μουσική για το θέατρο Νο.
Kadın, "Hayır, bir daha yapmayın." der.Μία γυναίκα φώναξε "Όχι, Θεέ μου, όχι πάλι τα ίδια".
Bebek uyuyor. Gürültü yapmayın.Το μωρό κοιμάται. Μην κάνετε θόρυβο.
Kadın, "Hayır, bir daha yapmayın." der.Oh no, not you again” (Åh nej, ikke dig igen).
Yani, yapmayın, şov müzik hakkında değil ki.Men han satser på skuespillet og ikke musikkarrieren.
Evladınıza yapamayacağınız hiçbir şeyi onlara da yapmayın." diyerek projeye katkıda bulundu.Der lærte han «If Not For You» og deltok i en til nå uutgitt (men bootlegget) innspilling.
Kadın, "Hayır, bir daha yapmayın." der.Ia berkata, 'Jangan melakukannya lagi.'"
İlgili Sayfalar