yapmayın ile cümle
yapmayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
- Yapmayın, hükümetinizin... ...Amerikan hükümetinin, daha iyi bir planı olmalı.¿Este es el mejor plan que el gobierno de EE.UU. pudo idear? Uds. son la NASA.
- Yapmayın, hükümetinizin... ...Amerikan hükümetinin, daha iyi bir planı olmalı.Et c'est tout ce que vous, l'État, vous avez trouvé ? Vous êtes la NASA !
- Yapmayın, hükümetinizin... ...Amerikan hükümetinin, daha iyi bir planı olmalı.Iets beters kan de Verenigde Staten niet bedenken?
- Yapmayın, hükümetinizin... ...Amerikan hükümetinin, daha iyi bir planı olmalı.- In to je najboljše, kar znajo ZD A?
- Yapmayın, hükümetinizin... ...Amerikan hükümetinin, daha iyi bir planı olmalı.Isto é o melhor que o Governo dos EUA conseguiu arranjar? Vocês são da NASA.
- Yapmayın, hükümetinizin... ...Amerikan hükümetinin, daha iyi bir planı olmalı.- Jest tylko to. Jesteście z NASA na miłość boską.
- Yapmayın, hükümetinizin... ...Amerikan hükümetinin, daha iyi bir planı olmalı.To je vše...
- Yapmayın, hükümetinizin... ...Amerikan hükümetinin, daha iyi bir planı olmalı.Правителството на САЩ не може да предложи нищо по-добро?
- Yapmayın, hükümetinizin... ...Amerikan hükümetinin, daha iyi bir planı olmalı.Правителството на САЩ не може да предложи нищо по-добро? Та вие сте НАСА.
- Yapmayın, hükümetinizin... ...Amerikan hükümetinin, daha iyi bir planı olmalı..גב' קורלין, מדבר הרי סטמפר
- Yapmayın, hükümetinizin... ...Amerikan hükümetinin, daha iyi bir planı olmalı.هذا هل هذا أفضل ما يمكنك الحكومة الحكومة الأمريكية لديها هذا فقط
Yapmayın! Kesin şunu!Lopettakaa!
Yapmayın! Kesin şunu!¡Parad!
Yapmayın! Kesin şunu!Przestańcie.
- Yapmayın!Ne le jouez pas.
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.Ahh, ainda é uma jovem.
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.-Dajte no, niste še stari.
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.Haideţi, sunteţi încă tânără...
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.Kom op, u bent nog jong.
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.Mais oui, vous êtes encore jeune.
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.Non dica cosė, č ancora giovane.
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.Vamos, es todavía joven.
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.Ελάτε τώρα, είστε ακόμα νέα.
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.Ну, вы еще совсем молодая.
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.بالله عليك ، لازلت شابة
- Yapmayın! - Size söyleyecek hiç bir şeyimiz yok!Non... noi non abbiamo nulla da dirvi
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Älkää tehkö vääryyttä tuomitessanne älkääkä käyttäessänne pituus-, paino- tai astiamittaa.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Các ngươi chớ phạm sự bất nghĩa trong việc xét đoán, hoặc sự đo, sự cân, hay là sự lường.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Các ngươi chớ phạm sự bất_nghĩa trong việc xét_đoán , hoặc sự đo , sự cân , hay_là sự lường .
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Ihr sollt nicht unrecht handeln im Gericht mit der Elle, mit Gewicht, mit Maß.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.I skal ikke gjøre urett i dom, i lengdemål, i vekt eller i hulmål.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.I skolen icke göra orätt i domen, icke i fråga om mått, vikt eller mål.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Jangan menipu orang lain dengan memakai ukuran, timbangan atau takaran palsu
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.너희는 재판에든지 도량형에든지 불의를 행치 말고
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Não cometereis injustiça no juízo, nem na vara, nem no peso, nem na medida.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Når I holder Rettergang, må I ikke øve Uret ved Længdemål, Vægt eller Rummål;
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Nečiňte neprávě v soudu, v rozměřování, v váze a v míře.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Ne delajte nič krivičnega v sodbi, pri dolgostni meri, pri tehtnici in votli meri;
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Ne kövessetek el igazságtalanságot az ítéletben, a hosszmértékben, súlymértékben és ürmértékben.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Neučiníte neprávosti v súde, v dĺžkovej miere, vo váhe ani v dutej miere.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın."'No haréis injusticia en el juicio, ni en la medida de longitud, ni en la de peso, ni en la de capacidad
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Non commetterete ingiustizie nei giudizi, nelle misure di lunghezza, nei pesi o nelle misure di capacità
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Δεν θελετε πραξει αδικιαν εις κρισιν, εις μετρα, εις σταθμα και εις ζυγια
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Да не извършите неправда в съд, в мярка, във везни, или в мерило.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Не делайте неправды в суде, в мере, в весе и в измерении:
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.לא תעשו עול במשפט במדה במשקל ובמשורה׃
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.لا ترتكبوا جورا في القضاء لا في القياس ولا في الوزن ولا في الكيل.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.你 們 施 行 審 判 、 不 可 行 不 義 . 在 尺 、 秤 、 升 、 斗 上 、 也 是 如 此
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.你 們 施行 審判 、 不可行 不 義 . 在 尺 、 秤 、 升 、 斗上 、 也是 如此
Yaşadığımız gezegen bu, öyle değilmiş gibi yapmayın.Asta e planeta pe care trăim. Să nu ne prefacem că nu e aşa.
Yaşadığımız gezegen bu, öyle değilmiş gibi yapmayın.C'est la planète sur laquelle on vit. Ne dites pas le contraire.
Yaşadığımız gezegen bu, öyle değilmiş gibi yapmayın.Das ist der Planet, auf dem wir leben. Tun Sie nicht so, als ob er das nicht ist.
Yaşadığımız gezegen bu, öyle değilmiş gibi yapmayın.Dat is de planeet waarop wij leven. Daar helpt geen lievemoederen aan.
Yaşadığımız gezegen bu, öyle değilmiş gibi yapmayın.É este o planeta em que vivemos. Não finjam que não é.
Yaşadığımız gezegen bu, öyle değilmiş gibi yapmayın.Este es el planeta en el que vivimos. No hagamos como que no.
Yaşadığımız gezegen bu, öyle değilmiş gibi yapmayın.Ez a bolygó, amin élünk. Ne tegyünk úgy, mintha nem így lenne.
Yaşadığımız gezegen bu, öyle değilmiş gibi yapmayın.그게 바로 우리가 사는 이 지구입니다. 아닌 척은 맙시다.
Yaşadığımız gezegen bu, öyle değilmiş gibi yapmayın.Na takové planetě žijeme. Nepokoušete se předstírat, že tomu tak není.
Yaşadığımız gezegen bu, öyle değilmiş gibi yapmayın.Oto planeta, na której żyjemy. Nie udawajmy, że jest inaczej.
Yaşadığımız gezegen bu, öyle değilmiş gibi yapmayın.Questo è il pianeta in cui viviamo. Non facciamo finta che non sia così.