yapmayı ile cümle

yapmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Artık onu yapmayı erteleyemezsin.You can't put off doing that any longer.
Bunu yapmayı bitirinceye kadar dinlenemeyiz.We can't rest until we finish doing this.
Tom'un bunu yapmayı reddettiğini düşündüm.I thought Tom refused to do that.
Ben Boston'a hareket ettiğim zaman yeni arkadaşlar yapmayı umdum.I expected to make new friends when I moved to Boston.
Cuma günü ne yapmayı planlıyorsun?What do you plan to do on Friday?
Onun sadece tablo yapmayı sevmesi onun tablo yapmada iyi olduğu anlamına gelmez.Just because he likes painting doesn't mean he's good at painting.
Onun sadece tablo yapmayı sevmesi onun bunda iyi olduğu anlamına gelmez.Just because he likes painting doesn't mean he's good at it.
Yapmayın! Bu aptalca ve tehlikeli.Don't do it! It's stupid and dangerous.
Onu yapmayı hak ettin.You owe it to yourself to do it.
Artık bunu yapmayı istemiyorum.I don't want to do it anymore.
Onu yapmayı sana ne istetti?What made you want to do that?
Onu yapmayı isteyeceğimi sanmıyorum.I don't think I'd want to do that.
Tom açıkça bunu yapmayı istemiyor.Tom clearly doesn't want to be doing this.
Onu şimdiye kadar tekrar yapmayı isteyip istemediğimi bilmiyorum.I don't know if I want to ever do that again.
Bunu yapmayı isteyeceğinden emin değilim.I'm not sure you're going to want to do that.
Tom'un onu yapmayı ne zaman bitirmeyi planladığın öğrenmek istiyorum.I want to find out when Tom is planning to finish doing that.
Yapmayı planladığım şeyi yapmak istemiyorum ama başka seçeneğim yok.I don't want to do what I'm planning to do, but I have no choice.
Sanırım yapmayı isteyebileceğin ilk şey arabana biraz benzin koymaktır.I think the first thing you might want to do is put some gasoline in your car.
Onu yapmayı hayal etmezdim.I wouldn't dream of doing that.
Onu yapmayı nerede öğrendin?Where did you learn to do that?
Pişman olacağınız bir şey yapmayın.Don't do something you'll regret.
Ne yapmayı planlıyor?What does he plan to do?
Kimseye ödeme yapmayı göze alamam.I can't afford to pay anyone.
Alışveriş yapmayı seviyorum.I love shopping!
O parti yapmayı seviyor.She loves to party.
Sadece bunu tek başına yapmayı deneme.Just don't try to do this alone.
Yerel çiftçiler pazarında alışveriş yapmayı seviyorum.I like shopping at the local farmers' market.
Bana şantaj yapmayın.Do not blackmail me.
Tom'a baskı yapmayın.Don't pressure Tom.
Tom kayıt yapmayı durdurdu.Tom stopped recording.
O, yemek yapmayı sever.She loves to cook.
Reklam yapmayız.We don't advertise.
Müzakere yapmayız.We don't negotiate.
Kamp yapmayı seviyorum.I love camping.
Şaka yapmayı bırak. Bu ciddi bir konu.Stop joking. It's a serious matter.
Ben onu yapmayı reddediyorum.I refuse to do it.
Şimdi, panik yapmayın.Now, don't panic.
Çılgınca bir şey yapmayın.Don't do anything crazy.
Özel bir şey yapmayın.Don't do anything special.
Karmaşa yapmayın.Don't make a mess.
Onu yapmayız.We don't do that.
Bir şey yapmayız.We don't do anything.
Bana herhangi bir iyilik yapmayın.Don't do me any favors.
Akşam yemeği için plan yapmayın.Don't make any dinner plans.
Ani hareketler yapmayın.Don't make any sudden moves.
Kamp yapmayı sever misin?Do you like camping?
Ev ödevini yapmayı unutmayı sürdürmeye devam et.You keep forgetting to do your homework.
Ben onu yapmayı amaçlamadım.I didn't mean to do it.
Ne yapmayı planladığını kesinlikle bilmek zorundayım.I absolutely must know what you're planning to do.
Onu yapmayı düşündüğüne inanamıyorum.I can't believe you're considering doing that.
Tom'un bunu yapmayı sürdürmesine izin veremem.I can't let Tom keep doing that.
O zamandan beri spor yapmayı bıraktılar ve kilo aldılar.Since then, they've stopped doing sports and gained weight.
Kesinlikle bunu yapmayı planlamadım.I certainly didn't plan to do that.
Tom'un ne yapmayı planladığını bilmiyorum.I don't know what Tom is planning to do.
Ödevimi yapmayı unuttum.I forgot to do my homework.
Bir şey yapmayı unuttum.I forgot to do something.
O röportaj yapmayı reddetti.He declined to be interviewed.
Onu yapmayı durdurmak zorundaydım.I had to stop doing that.
Onu yapmayı planlamamıştım fakat gerçekten yapmamı istiyorsan yapabilirim.I hadn't planned to do that, but I can if you really want me to.
Ev ödevimi yapmayı planlıyordum ama uyuyakalmışım.I was planning to do my homework, but I fell asleep.
İlgili Sayfalar