yapmayı ile cümle
yapmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Belki Tom bunu yapmayı unuttu.Maybe Tom forgot to do that.
Sanırım bunu yapmayı bırakmalıyız.I think we should stop doing this.
Tom'un ne yapmayı planladığını biliyorum.I know what Tom intends to do.
Tom onu yarın yapmayı planlıyordu.Tom was planning on doing that tomorrow.
Keşke Tom'un onu yapmayı bırakmasını sağlayabilseydim.I wish I could get Tom to quit doing that.
Tom'u onu yapmayı bırakmaya ikna edebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can convince Tom to stop doing that.
Tom'un neden onu yapmayı planladığımı bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows why I'm planning to do that.
Onu yapmayı ne zaman öğrendin?When did you learn to do that?
Tom'un neden onu yapmayı durdurmamı istediği hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea why Tom wanted me to stop doing that.
Tom ona kayak yapmayı öğretmemi istedi.Tom asked me to teach him how to ski.
Tom onu bugün yapmayı planlıyor.Tom is planning to do that today.
Tom onu bugün yapmayı tasarlıyor.Tom is planning to do that today.
Onu yapmayı terk edeceğim.I'm going to quit doing that.
Bunu yapmayı özleyeceğim.I'm going to miss doing this.
Onu yapmayı özleyeceğim.I'm going to miss doing that.
Onu yapmayı denemeye korkuyorum.I'm afraid to try doing that.
Konuşma yapmayı sevmem.I don't like giving speeches.
Bunu yapmayı öneren kişi Tom'du.Tom was the one who suggested doing that.
Ne yapmayı planladığını bana anlat.Tell me what you plan to do.
Yapmayı planladığın şeyi bana anlat.Tell me what you plan to do.
Onu yapmayı deneyeceğim.I'm going to try doing that.
Tom burada onu yapmayı planlayan tek kişidir.Tom is the only one here planning to do that.
Onu yapmayı reddedemem.I can't refuse to do that.
Tom saat 2.30'da onu yapmayı bitirmedi ama Mary bitirdi.Tom wasn't finished doing that by 2:30, but Mary was.
Onu yapmayı dilemiyorum.I don't wish to do that.
Ben onu yapmayı kabul ettim.I've agreed to do that.
Tom'un onu gerçekten bu hafta yapmayı planladığını düşünmüyorum.I don't believe Tom really plans to do that this week.
Tom'un Mary'nin bunu yapmayı bırakmasını neden istediğini bilmiyorum.I have no idea why Tom wanted Mary to stop doing that.
Tom ve Mary bana ne yapmayı planladıklarını söylemezlerdi.Tom and Mary wouldn't tell me what they planned to do.
Tom ve Mary'nin bunu yapmayı bitirdiğinden şüpheleniyorum.I suspect that Tom and Mary have finished doing that.
Tom ve Mary'nin bunu birlikte yapmayı planladıklarından şüpheliyim.I suspect Tom and Mary are planning on doing that together.
Tom ve Mary'nin bunu birlikte yapmayı planladıklarından şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary are planning to do that together.
Tom ve Mary'nin ikisinin de bunu yapmayı kabul ettiğinden şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary have both agreed to do that.
Tom'un bunu yapmayı kabul edeceğinden şüpheleniyorum.I suspect Tom would agree to do that.
Tom'un bunu yapmayı kabul ettiğinden şüpheleniyorum.I suspect that Tom has agreed to do that.
Tom'un bunu yapmayı planladığından şüpheliyim.I suspected Tom was planning to do that.
Tom'un yanısıra bunu yapmayı seven tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know besides Tom who likes to do that.
Pazartesi öğleden önce bunu yapmayı bitirmeyi başaramayacağım gibi görünmüyor.It doesn't look like I'm going to be able to finish doing that before Monday afternoon.
Tom onu yapmayı dün bitirmiş olmalıydı.Tom must've finished doing that yesterday.
Muhtemelen öğle yemeğinden önce bunu yapmayı bitirmiş olacağım.I'm likely going to be finished doing this before lunch.
Umarım Tom onu yapmayı kabul edecek.I'm hoping Tom will agree to do that.
Tom onu yapmayı kabul edeceğini ümit ediyorum.I'm hoping Tom will agree to do that.
Şimdi onu yapmayı öğreniyorum.I'm learning to do that now.
Onu yapmayı öğreniyorum.I'm learning to do that.
Onu yapmayı ümit ediyorum.I'm hoping to do that.
Onu yapmayı reddetmeyi planlıyorum.I plan to refuse to do that.
Onu yapmayı reddetmeyi tasarlıyorum.I plan on refusing to do that.
Sanırım onu yapmayı reddetmemiz gerekir.I think we should refuse to do that.
Onu yapmayı reddetmemiz gerektiğini düşünüyorum.I think that we should refuse to do that.
Bunu yapmayı neden planladığını Tom'a anlat.Tell Tom why you plan to do that.
Neden bunu yapmayı planladığını Tom'a söyle.Tell Tom why you plan to do that.
Sanırım bunu yapmayı reddedeceğim.I think I'll refuse to do that.
Hâlâ bunu yapmayı öğreniyorum.I'm still learning to do that.
Muhtemelen onu yapmayı bırakmayacağım.I'm not likely to stop doing that.
Onu yapmayı bırakmam olası değil.I'm unlikely to stop doing that.
Onu tek başına yapmayı planlamıyorum.I'm not planning on doing that by myself.
Onu kendi başıma yapmayı planlamıyorum.I'm not planning to do that by myself.
Sami onu yapmayı çok seviyordu.Sami loved doing that.
Bunu tekrar yapmayı denemeye istekli değilim.I'm not willing to try doing that again.
Sanırım bunu pazartesi gününden önce yapmayı bitirmemiz önemlidir.I think it's important that we finish doing this before Monday.
İlgili Sayfalar