yapmayı ile cümle
yapmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin bunu yapmayı tercih etmediğini biliyor.Tom knows Mary would rather not do that.
Bunu şimdi yapmayı bıraksan iyi olur.You'd better stop doing that right now.
Bunu yapmayı unutmayacaksın, değil mi?You won't forget to do that, will you?
Artık bunu yapmayı canım istemiyor.I don't feel like doing that anymore.
Sanırım bunu yapmayı bırakmanız gerekiyor.I think you need to stop doing that.
Sanırım bunu yapmayı durdurmanız gerekiyor.I think you need to stop doing that.
Bence bunu yapmayı bırakmalısın.I think you should stop doing that.
Gerçekten bunu yapmayı bırakmalısın.You should really stop doing that.
Tom aylar önce bunu yapmayı bıraktı.Tom stopped doing that months ago.
Tom bunu yapmayı bırakmak zorunda kalacak.Tom will have to stop doing that.
Tom bunu yapmayı kabul edecektir.Tom is going to agree to do that.
Tom bunu yapmayı planlıyor.Tom has been planning to do that.
Tom'un bunu yapmayı bırakacağını duydum.I heard Tom will quit doing that.
Bunu Pazartesi günü yapmayı tercih ederim.I'd prefer to do that on Monday.
Bunu bugün yapmayı deneyebilirsiniz.You might try doing that today.
Tom da kayak yapmayı sevdiğini söyledi.Tom said he likes to ski, too.
Umarım bunu yapmayı unutmazsın.I hope you remember to do that.
Tom bunu yapmayı hiç düşünmemişti.Tom never intended to do that.
Bunu yapmayı bırakmanı öneririm.I suggest you stop doing that.
Bunu yapmayı asla unutmayacağım.I'll never forget doing that.
Gerçekten bunu yapmayı istiyorum.I'd really like doing that.
Tom bunu yapmayı sevecek.Tom will love doing that.
Tom bunu yapmayı deneyecek.Tom will try doing that.
Tom pazarlık yapmayı biliyor.Tom knows how to bargain.
Uyuzluk yapmayı bırak.Stop being such a jerk.
Daha sonra pişman olabileceğiniz bir şey yapmayın.Don't do anything you might regret afterward.
Tom sadece bunu yapmayı planlıyor.Tom is planning to do just that.
Tom'un bunu yapmayı gerçekten isteyip istemediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom really intended to do that.
Sanırım hem Tom hem de Mary daha önce bunu yapmayı kabul etti.I think both Tom and Mary have already agreed to do that.
Bunu ne zaman yapmayı planladığınızı bilmem gerekiyor.I need to know when you're planning to do that.
Tom ve Mary'nin bunu birlikte yapmayı planladıklarını biliyorum.I know that Tom and Mary are planning to do that together.
Hem Tom'un hem de Mary'nin bunu yapmayı bitirdiklerini biliyorum.I know that both Tom and Mary have finished doing that.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de bunu yapmayı bitirdiklerini biliyorum.I know that Tom and Mary have both finished doing that.
Hem Tom'un hem de Mary'nin bunu yapmayı kabul ettiklerini biliyorum.I know both Tom and Mary have agreed to do that.
Tom ve Mary'nin her ikisini de bunu yapmayı kabul ettiklerini biliyorum.I know Tom and Mary have both agreed to do that.
Tom, Mary'nin bunu nerede yapmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know where Mary was planning to do that.
Tom'un bunu yapmayı bitirmek için birkaç saate daha ihtiyacı olacak.Tom is going to need a few more hours to finish doing that.
Tom, Mary'nin bu hafta bunu gerçekten yapmayı planladığına inanmıyor.Tom doesn't believe Mary really plans to do that this week.
Tom, Mary'nin ne zaman bunu yapmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know when Mary was planning to do that.
Tom, Mary'nin bunu gerçekten yapmayı planladığına inanmadığını söyledi.Tom said he didn't believe Mary really planned to do that.
Tom, bunu yapmayı düşünmemiz gerektiğini düşünmüyor.Tom doesn't think that we should even consider doing that.
Tom, Mary'nin neden bunu yapmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary was planning to do that.
Tom Mary'nin bunu kiminle yapmayı planladığını bilmiyor.Tom doesn't know who Mary is planning on doing that with.
Tom bize yapacağı sözünü verdiği şeyi yapmayı unutmuş olmalı.Tom must've forgotten to do what he promised us he'd do.
Tom'dan bunu yapmayı bırakmasını isteyen tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who asked Tom to stop doing that.
Tom muhtemelen Mary'ye bunu yapmayı istemediğini söylemeli.Tom should probably tell Mary he doesn't want do that.
Tom, Mary'nin bunu kiminle yapmayı planladığını bilmiyor.Tom doesn't know who Mary is planning to do that with.
Tom, Mary'nin bunu nerede yapmayı planladığını bilmiyor.Tom doesn't know where Mary is planning on doing that.
Tom, Mary'nin gerçekten bunu kendi başına yapmayı isteyip istemediğini sordu.Tom asked if Mary really wanted to do that by herself.
Tom gerçekten çok iyi sörf yapmayı bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how to surf very well.
Tom, Mary'nin ne zaman bunu yapmayı planladığını bilmiyor.Tom doesn't know when Mary is planning on doing that.
Tom gerçekten çok iyi kayak yapmayı bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how to ski very well.
Tom Mary'nin bunu gerçekten yapmayı isteyeceğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary would really want to do that.
Tom, Mary'nin gerçekten bunu yapmayı planladığına inanmıyor.Tom doesn't believe Mary really plans on doing that.
Tom'a bunu yapmayı durdurmasını tavsiye eden ben değildim.I wasn't the one who advised Tom to stop doing that.
Tom, bunu tek başına yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on doing that by himself.
Tom, Mary'nin bunu yapmayı gerçekten sevdiğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary really enjoyed doing that.
Tom, ne yapmayı planladığımızı bilmek istiyordu.Tom wanted to know what we're planning on doing.
Tom bu hafta bunu yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on doing that this week.
Tom Mary'nin onun bunu yapmayı istemediğini bildiğinden emin.Tom is sure Mary knew he didn't want to do that.
İlgili Sayfalar