yapmasın ile cümle

yapmasın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un onu senin için yapmasını isteyeceğim.I'll ask Tom to do that for you.
Gerçekten Tom'un bunu yapmasını istiyor musun?Do you really want Tom to do that?
Tom gerçekten Mary'nin onu yapmasını istedi mi?Did Tom really want Mary to do that?
Tom'un onu yapmasını istemeyeceğim.I'm not going to ask Tom to do that.
Tom'dan bir şey yapmasını asla istemedim.I've never asked Tom to do anything.
Tom yapmasını söylediğimiz şeyi tam olarak yaptı.Tom did exactly what we told him to do.
Tom bütün pelotonun kaza yapmasına neden oldu.Tom caused the whole peloton to crash.
Tom bütün ana grubun kaza yapmasına neden oldu.Tom caused the whole peloton to crash.
Bisikletçi tüm pelotonun kaza yapmasına neden oldu.The cyclist caused the whole peloton to crash.
Neden Tom Mary'nin onu yapmasını istedi?Why did Tom ask Mary to do that?
Tom'a onu yapmasını söyleyen kişi ben değildim.I wasn't the one who told Tom to do that.
Tom'un sana yiyecek bir şey yapmasını isteyeceğim.I'll ask Tom to make you something to eat.
Tom'u onu yapmasını isteyecek kadar iyi tanımıyorum.I don't know Tom well enough to ask him to do that.
Tom'un ona yapmasını söylediğimiz şeyi neden yapmadığını hala bilmiyoruz.We still don't know why Tom didn't do what we asked him to do.
Tom'un, onun yapmasını istediğimiz şeyi yapmayı bitirmesini bekliyoruz.We're waiting for Tom to finish doing what we asked him to do.
Tom yapmasını istediğimiz şeyi yapmaya isteksizdi.Tom was unwilling to do what we asked him to do.
Tom muhtemelen yapmasını istediğimiz şeyi yapmayacak.Tom probably won't do what we want him to do.
Tom'a onu yapmasını söyleyen bendim.It was me who told Tom to do that.
Tom'un onu yapmasına izin vermeyeceğiz.We're not going to let Tom do that.
Tom'un yapmasını istediğimiz şeyi yapacağını umuyoruz.We hope Tom will do what we've asked him to do.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapamadı.Tom couldn't do what Mary asked him to do.
Biz Tom'un iyi yapmasını istiyoruz.We want Tom to do well.
Tom, Mary'nin ona yapmasını söylediği şeyi yapmalıydı.Tom should've done what Mary told him to do.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapmazdı.Tom wouldn't do what Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi yapmazdı.Tom wouldn't do what Mary asked him to do.
Tom'un onu yapmasına izin verilmedi.Tom wasn't allowed to do that.
Yemek yapmasını öğrenirsen seninle evlenirim dediğimde ciddiyim.I'm serious when I say if you'll learn how to cook, I'll marry you.
Sen onun bunu yapamayacağını bilirken neden Tom'un onu yapmasını istedin?Why did you ask Tom to do that when you knew he couldn't do it?
Tom'un çay yapmasını istedim.I asked Tom to make tea.
Tom'un onu yapmasına yardım etmek zorundayım.I have to help Tom do that.
Tom'un onu yapmasını istemiyordum.I didn't want Tom to do that.
Tom'dan onu benim için yapmasını istedim.I asked Tom to do that for me.
Tom'un onu bizim için yapmasını istedim.I asked Tom to do that for us.
Tom Mary'ye onu yapmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to do that.
Ben Tom'un onu yapmasına biraz şaşırmıştım.I was kind of surprised that Tom did that.
Tom'a Mary'nin onun yapmasını istediği her şeyi yapması gerektiğini söyle.Tell Tom he has to do everything Mary asks him to do.
Tom, Mary'nin onun ne yapmasını istediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary wants him to do.
Tom, Mary'nin onun ne yapmasını istediğini bilmiyordu.Tom didn't know what Mary wanted him to do.
Tom'un onu yapmasına izin vermemelisiniz.You shouldn't allow Tom to do that.
Tom onun yapmasını beklediğimiz şeyi yaptı.Tom has done what we expected him to do.
Tom'un onu yapmasına izin verilmemeli.Tom shouldn't be allowed to do that.
Tom, Mary'nin onun ne yapmasını istediğini biliyordu.Tom knew what Mary wanted him to do.
Umut, birinin gerekli olanı yapmasını engellemediği sürece iyi bir şeydir.Hope is a good thing as long as it doesn't stop someone from doing what's necessary.
Tom Mary'nin kendisine bir iyilik yapmasını istedi.Tom asked Mary to do him a favor.
Tom yapmasını istediğimiz şeyi yapamayacağını söyledi.Tom said he wouldn't be able to do what we asked him to do.
Tom onun yapmasını istediğimiz şeyi yapamadığını söyledi.Tom said he couldn't do what we asked him to do.
Tom'un onu yapmasına izin veremeyiz.We can't let Tom do that.
Tom'un faydalı bir şey yapmasını hayal edebiliyor musun?Can you imagine Tom doing anything useful?
Diğerlerinin de aynı şeyi yapmasını umuyoruz.We hope others will do the same.
Tom'un öyle yapmasına gerek yoktur.Tom isn't required to do so.
İnsanların onu yapmasını istiyorum.I want people to do that.
Tom'un bir şey yapmasına yardım etmeye niyetim yok.I don't intend to help Tom do anything.
Tom'un onu yapmasına kaç kez yardım ettin.How many times did you help Tom do that?
Tom'un onu yapmasına kaç defa yardım ettin?How many times did you help Tom do that?
Tom'un ondan yapmasını istediğimiz şeyi yapmayacağını biliyordum.I knew Tom wouldn't do what we asked him to do.
Tom'un bunu yapmasına yardım etmem gerektiğini bilmiyordum.I didn't know that I was supposed to help Tom do that.
Tom'un istediği her şeyi yapmasına izin vermemiz gerektiğini düşünmüyor musun?Don't you think we should let Tom do whatever he wants?
Neden Tom'un onu yapmasına izin verdin?Why did you let Tom do that?
Tom'un onu yapmasına neden izin verdin?Why did you let Tom do that?
Tom'un yapmak istediği şeyi yapmasına izin vermezdim.I wouldn't let Tom do what he wanted to do.

İlgili Sayfalar