yapmasın ile cümle
yapmasın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onların bunu yapmasına izin vermeyeceğim.I won't let them do it.
Onun bunu yapmasına izin vermeyeceğim.I won't let him do it.
Onların onu yapmasına izin veremem.I can't let them do that.
Onun onu yapmasına izin veremem.I can't let him do that.
Onların bunu tekrar yapmasına izin vermeyin.Don't let them do that again.
Onun bunu tekrar yapmasına izin verme.Don't let him do that again.
Onun bunu tekrar yapmasına izin vermeyin.Don't let her do that again.
Onun bunu yapmasına izin verme.Don't let him do it.
Onun bunu yapmasına izin vermeyin.Don't let her do it.
Onu yapmasına izin verelim.Let's let him do it.
Onların bunu yapmasına izin verdim.I let them do it.
Onun bunu yapmasına izin verdim.I let him do it.
Onun bazı ev işlerini yapmasına yardım ettim.I helped him do some chores.
Onların onu yapmasına yardım edemedim.I couldn't help them do that.
Onun onu yapmasına yardım edemedim.I couldn't help him do that.
Bunu benim için yapmasını istedim.I asked him to do it for me.
Ben ondan bunu benim için yapmasını istedim.I asked her to do it for me.
Neden bunu onların yapmasını istemiyorsun?Why don't you ask them to do it?
Neden bunu onun yapmasını istemiyorsun?Why don't you ask him to do it?
Neden bunu onun yapmasını rica etmiyorsun?Why don't you ask her to do it?
Onların onu yapmasını isteyemem.I can't ask them to do that.
Bunu yapmasını isteyemem.I can't ask him to do that.
Onun bunu yapmasını isteyemem.I can't ask her to do that.
Tom onun yapmasını istediğimiz her şeyi yapacak.Tom will do anything we want him to do.
Tom yapmasını istediğimiz şeyi yapmayı reddetti.Tom refused to do what we asked him to do.
Tom'un onu kendinin yapmasının imkanı yok.There's no way Tom did that himself.
Tom Mary'ye onu yapmasını söylemedi.Tom didn't tell Mary to do that.
Tom, Mary'ye karısı numarasını yapmasını istedi.Tom asked Mary to pretend to be his wife.
Gerçekten Tom'un bizimle işbirliği yapmasını bekleyebilir miyiz?Can we really expect Tom to cooperate with us?
Tom sana onu yapmasının ne kadar sürdüğünü söyledi mi?Did Tom tell you how long it took him to do that?
Gerçekten Tom'un onu yapmasına izin verecek misin?Are you really going to let Tom do that?
Tom'un bunu yapmasının imkanı yok.There's no way Tom would ever do that.
Tom'un onu yapmasını istemedim.I didn't ask Tom to do that.
Tom Mary'nin onu yapmasını isteyeceğini biliyordu.Tom knew Mary would ask him to do that.
Tom onun ev ödevini yapmasına yardım etmeni istiyor.Tom wants you to help him do his homework.
Tom'un ne yapmasını bekliyordun?What did you expect Tom to do?
Tom'un ne yapmasını bekliyorsun?What are you expecting Tom to do?
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapamadığını biliyordu.Tom knew that he couldn't do what Mary was asking him to do.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyden emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't sure what Mary wanted him to do.
Tom onun yapmasını istediğim şeyi yapmadı.Tom wouldn't do what I asked him to do.
Tom onun yapmasını istediğim şeyi yapmadığını söyledi.Tom said he wouldn't do what I asked him to do.
Tom Mary'ye artık onu yapmasını istemediğini söyledi.Tom told Mary he didn't want her to do that anymore.
Tom, Meryem'in canı ne isterse yapmasına müsaade etti.Tom let Mary do whatever she wanted to do.
Tom, Meryem'in canı ne isterse yapmasına müsaade ediyor.Tom lets Mary do whatever she wants to do.
Tom, Meryem'in kendisinden ne yapmasını istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know what Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin onu yapmasına izin vermedi.Tom wouldn't let Mary do that.
Tom Mary'nin onu yapmasına izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to do that.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi yapmaya istekli değildi.Tom wasn't willing to do what Mary asked him to do.
Tom Mary'nin bütün konuşmayı yapmasına izin verdi.Tom let Mary do all the talking.
Benden kahve yapmamı istiyorsun, değil mi? En azından onu yapmasını biliyorum.You wan't me to make some coffee, right? I know how to do at least that.
Benden kahve yapmamı istiyorsunuz, değil mi? En azından onu yapmasını biliyorum.You wan't me to make some coffee, right? I know how to do at least that.
Tom'un onun yapmasını istediğin şeyi yapmayacağını umuyorum.I expect that Tom won't do what you want him to do.
Onun utancı onu yapmasını engelledi.His shame prevented him from doing that.
Tom'un ondan yapmasını istediğimizi yapmayacağını bilmeliydim.I should've known Tom wouldn't do what we wanted him to do.
Cuma günü ben anneme Şabat için çalla yapmasına yardım ederim.On Friday I help Mother make Challa for Sabbath.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapabileceğini düşündü.Tom thought he would be able to do what Mary asked him to do.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi isteksizce yaptı.Tom grudgingly did what Mary asked him to do.
Tom asla bizim ona yapmasını söylediğimiz şeyi yapmadı.Tom never did what we asked him to do.
Tom'un bunu yapmasının önüne geçemedik.We couldn't keep Tom from doing that.
Tom'un bunu yapmasına engel olamadık.We couldn't keep Tom from doing that.