yapmasın ile cümle
yapmasın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
KGet uygulamasının yansı motorlarında arama yapmasını sağlarNameSallii KGetin etsiä tiedostoja peilihakukoneillaName
KGet uygulamasının yansı motorlarında arama yapmasını sağlarNameStaat KGet toe om bestanden te zoeken met mirrorzoekmachinesName
KGet uygulamasının yansı motorlarında arama yapmasını sağlarNameUmožňuje KGetu vyhľadávanie súborov pomocou zrkadielName
KGet uygulamasının yansı motorlarında arama yapmasını sağlarNameWłącza wyszukiwanie plików w KGet za pomocą zwierciadlanych wyszukiwarekName
KGet uygulamasının yansı motorlarında arama yapmasını sağlarNameΕπιτρέπει στο KGet την αναζήτηση του αρχείου σε μηχανές αναζήτησης αντίγραφαName
KGet uygulamasının yansı motorlarında arama yapmasını sağlarNameВмикає у KGet можливість пошуку за допомогою рушіїв пошуку дзеркалName
KGet uygulamasının yansı motorlarında arama yapmasını sağlarNameПоиск зеркал для файлов через поисковые системыName
KGet uygulamasının yansı motorlarında arama yapmasını sağlarNameفعل KGet ليبحث عن الملفات من خلال محرك بحث المرآةName
Kimden süpriz yapmasını beklersin?¿A quién quieres sorprender?
Kimse onlara bunu yapmasını söylememişti veya bu işten kanazaç sağlamayı beklemiyorlardı.누가 시켜서도 아니고 돈 좀 만져보려는 기대 때문도 아닙니다.
Kimse onlara bunu yapmasını söylememişti veya bu işten kanazaç sağlamayı beklemiyorlardı.ולא בגלל שאמרו להם לעשות כך, או בגלל שהם ציפו לעשות מזה רווח.
Kimse onlara bunu yapmasını söylememişti veya bu işten kanazaç sağlamayı beklemiyorlardı.عوضاً عن أن أحد ما أمرهم بذلك، أو بسبب أنهم يتوقعون أن يُقدم لهم النعناع في المقابل.
Kimse onlara bunu yapmasını söylememişti veya bu işten kanazaç sağlamayı beklemiyorlardı.聞いたわけでも 考えたわけでもありません その精神は ネットワークアーキテクチャを
Küçük bir çocuğun spor yapmasının rehber eşliğinde olması şart değildir.El ejercicio físico de los niños pequeños no tiene que ser forzosamente guiado;
Küçük bir çocuğun spor yapmasının rehber eşliğinde olması şart değildir.Les jeunes enfants n’ont pas nécessairement besoin de cours.
Küçük bir çocuğun spor yapmasının rehber eşliğinde olması şart değildir.Маленькому ребёнку не обязательно заниматься физкультурой с тренером.
Küçük bir çocuğun spor yapmasının rehber eşliğinde olması şart değildir.幼儿的运动并无需教练指导,他们通常在户外玩耍。
Let 'Bu bacak seçim ve seçim yapmasına olanak dönme ekseni keyfi.נבחר את הרגל הזאת, ונבחר ציר סיבוב שרירותי.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Azt várnánk, hogy amint a tét növekszik, az emberek többet csalnak, de nem így történt.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Bạn sẽ nghĩ rằng khi số tiền trên bàn tăng lên mọi người sẽ gian lận nhiều hơn, nhưng thực tế không phải vậy
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Joku saattaisi uskoa, että rahan lisääntyessä ihmiset huijaisivat enemmän, mutta niin ei itse asiassa käynyt.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.일반적인 예상으로는 받을 수 있는 금액이 커질수록 사람들이 많이 속일거라고 생각하는데 결과는 달랐습니다.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Man könnte annehmen, daß, sobald die Summen höher wurden auch mehr betrogen wurde - aber dem war nicht so.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Można by sądzić, że ze wzrostem stawki, ludzie będą oszukiwać więcej, ale nie.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Očakávali by ste, že s rastúcou odmenou, budú ľudia podvádzať viac, ale v skutočnosti to tak nebolo.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Te-ai aştepta ca pe masură ce suma de bani disponibilă creşte oamenii vor trişa mai mult, dar nu a fost aşa.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Можно было бы ожидать, что с ростом ставки обмана станет больше, но в действительности этого не произошло.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.ניתן לצפות שככל שהסכום "על השולחן" עולה, אנשים ירמו יותר. אבל למעשה, לא כך היה.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.يمكنك توقع أن كلما تزداد كمية المال على الطاولة، سيغش الناس أكثر، لكن في الواقع لم تكن تلك الحالة.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.と思うでしょうが 実際は違いました 多くの人がわずかだけ盗んだのです
Meryem'e adanmış çok büyük boyutlarda bir resim yapmasını istiyorlar.Miało sięznajdować dokładnie na ołtarzu katedry zaraz pod kopułą
Meryem'e adanmış çok büyük boyutlarda bir resim yapmasını istiyorlar.Вона мала стояти на вівтарі собору, точно під куполом.
Minnet ziyareti. Şimdi benimle birlikte hepinizin yapmasını istiyorum, eğer yapabilirseniz.감사 방문. 여러분 모두 지금 저와 함께 한번 해보도록 하죠.
Minnet ziyareti. Şimdi benimle birlikte hepinizin yapmasını istiyorum, eğer yapabilirseniz.Most köszönetmondó látogatásra készülünk fel.
Minnet ziyareti. Şimdi benimle birlikte hepinizin yapmasını istiyorum, eğer yapabilirseniz.ביקור הכרת התודה. אני רוצה שכולכם תצטרפו אלי כעת.
Minnet ziyareti. Şimdi benimle birlikte hepinizin yapmasını istiyorum, eğer yapabilirseniz.زيارة إمتنان. أريد منكم جميعا أن تقوموا بهذا معي الآن لو تسمحوا لي.
Minnet ziyareti. Şimdi benimle birlikte hepinizin yapmasını istiyorum, eğer yapabilirseniz.目を閉じて
Moto'da herkesin lezzet yolculuğu yapmasını sağlayın."e façam toda a gente delirar com isso no Moto.
Moto'da herkesin lezzet yolculuğu yapmasını sağlayın.laat dan iedereen in Moto proeven.
Moto'da herkesin lezzet yolculuğu yapmasını sağlayın.làm mọi người bị "lừa lưỡi" ở Moto.
Moto'da herkesin lezzet yolculuğu yapmasını sağlayın.Moto 손님들에게 맛의 여행을
Moto'da herkesin lezzet yolculuğu yapmasını sağlayın.קחו אותם, ערבבו אותם, בשלו אותם ואז
Moto'da herkesin lezzet yolculuğu yapmasını sağlayın.ودعونا ندخل الزبائن في جولة من النكهات
Moto'da herkesin lezzet yolculuğu yapmasını sağlayın.お客さんに高額を請求して
Ona birşeyler yapmasını söyleyebiliriz.On peut lui demander de faire des trucs.
Ona birşeyler yapmasını söyleyebiliriz.Podemos pedirle hacer cosas.
Ona birşeyler yapmasını söyleyebiliriz.Putem să-i spunem să facă lucruri.
Ona birşeyler yapmasını söyleyebiliriz.Vi kan be honom göra saker.
Ona birşeyler yapmasını söyleyebiliriz.We kunnen hem vragen om dingen te doen.
Ona birşeyler yapmasını söyleyebiliriz.Wir können ihm befehlen, Dinge zu tun.
Ona birşeyler yapmasını söyleyebiliriz.Μπορούμε να το πούμε να κάνει πράγματα.
Ona birşeyler yapmasını söyleyebiliriz.Можем да му кажем да прави неща.
Ona birşeyler yapmasını söyleyebiliriz.Мы можем говорить ему, что делать.
Ona bunu yapmasını söyleyemem.Ich kann ihm nicht sagen, dass er das tun soll.
Ona bunu yapmasını söyleyemem.Je ne peux pas lui dire de faire ça.
Ona bunu yapmasını söyleyemem.Nemôžem mu povedať aby to urobil.
Ona bunu yapmasını söyleyemem.No le puedo decir eso.
Ona bunu yapmasını söyleyemem.Non posso chiedergli di farlo.
Ona bunu yapmasını söyleyemem.Nu pot să-i spun să facă asta.
Ona bunu yapmasını söyleyemem.Δεν μπορώ να του πω να κάνει κάτι τέτοιο.