yapmasın ile cümle

yapmasın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Als je wil dat iemand iets minder vaak doet, voeg er dan een straf aan toe en ze zullen het minder vaak doen.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Dacă vrei ca cineva să facă mai puțin din ceva, adaugă o pedeapsă și ei vor face mai puțin din el.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Jeśli chcesz, by ludzie czegoś nie robili, nałóż karę, a przestaną.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.만약 누군가로 하여금 무언가를 덜 하도록 하고 싶으면, 처벌을 도입하세요. 그러면 덜 하게 됩니다.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Nếu muốn ai bớt làm việc gì, hãy bổ sung khung hình phạt và họ sẽ bớt làm điều đó.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Pokud chcete po někom, aby něco dělal méně, potrestejte ho a budou toho dělat méně.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Se queremos que alguém faça menos de alguma coisa adicionamos um castigo e a pessoa irá fazer menos disso.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Se volete che qualcuno faccia meno di qualche cosa, aggiungete una punizione e ne farà di meno.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Si quiere que alguien haga menos de algo, agregue un castigo y ellos harán menos de eso.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Si vous voulez que quelqu'un se retienne de faire quelque chose, ajoutez une punition et il se restreindra.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Wenn du möchtest, dass Leute etwas seltener tun, bestrafe sie dafür, und sie werden es seltener tun.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Αν θέλετε κάποιος να κάνει λιγότερο κάτι που κάνει, επιβάλλετε μια τιμωρία και πράγματι θα το κάνει λιγότερο.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Ако искате някой да свърши по-малко от дадена работа, прибавете някакво наказание, и те ще свършат по-малко.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.Якщо ви хочете, щоб людина робила щось менше, ніж раніше, назначте їй покарання, і вона робитиме менше.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.אם רוצים שמישהו יעשה משהו כמה שפחות, יש לקבוע עונש ואז הוא יבצע את זה פחות.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.إن أردت أن تجعل شخص ما يفعل شيئًا ما بشكل أقل، فلتفرض عقوبة وسيفعله بشكل أقل.
Birisinin bir şeyi daha az yapmasını istiyorsanız ona ceza verin, o şeyi daha az yapacaklardır.したときに罰を与えれば良いというものです シンプルで 直接的で 常識的であり
Birkaç yıl sonra, Bill Gates'in de aynı şeyi yapmasına yardım ettim.몇년후, 빌 게이츠가 같은 일을 하도록 도왔습니다.
Birkaç yıl sonra, Bill Gates'in de aynı şeyi yapmasına yardım ettim.אבל כמה שנים מאוחר יותר, עזרתי לביל גייטס לעשות את אותו הדבר.
Birkaç yıl sonra, Bill Gates'in de aynı şeyi yapmasına yardım ettim.بل وبعد سنوات قليلة ساهمت في جعل بيل جيت ، يكرر الخطأ نفسه.
Bir polis memurunu iktidarsız yapmak, onun görevini doğru dürüst yapmasını engellemektir.Einen Polizisten impotent zu machen, ist Behinderung seiner Dienstpflicht.
Bir polis memurunu iktidarsız yapmak, onun görevini doğru dürüst yapmasını engellemektir.Rendre un policier impuissant, c'est une entrave à son travail.
Bir polis memurunu iktidarsız yapmak, onun görevini doğru dürüst yapmasını engellemektir.Sã faci dintr-un ofiþer de poliþie un impotent e o obstrucþionare a obligaþiilor acestuia.
Bir polis memurunu iktidarsız yapmak, onun görevini doğru dürüst yapmasını engellemektir.Zrobienie impotenta z policjanta jest zakłócaniem jego służby.
Bir polis memurunu iktidarsız yapmak, onun görevini doğru dürüst yapmasını engellemektir.Το να κάνεις έναν αστυνομικό ανίσχυρο είναι παρεμπόδιση των καθηκόντων του.
Bir tavşan tuzağına sahip olması onun daha çok tuzak yapmasını önleyecekEntão o maximo de armadilhas para coelhos que ele pudesse fazer em um dia seria 3.
Bir tavşan tuzağına sahip olması onun daha çok tuzak yapmasını önleyecekMaar misschien, kan hij nu 6 konijnen per dag vangen
Bir tavşan tuzağına sahip olması onun daha çok tuzak yapmasını önleyecekPosiadanie 1 pułapki na króliki da mu czas na zrobienie kolejnych.
Bir tavşan tuzağına sahip olması onun daha çok tuzak yapmasını önleyecekTo že má past na králíky mu nedovolí vyrobit více pastí na králíky za den.
Biz de zaten bunu yapmasını bekliyorduk.Ce qui exactement ce que nous espérions.
Biz de zaten bunu yapmasını bekliyorduk.Che e' esattamente cio' che ci aspettavamo.
Biz de zaten bunu yapmasını bekliyorduk.Což jsme čekali.
Biz de zaten bunu yapmasını bekliyorduk.Det er det, vi forventede.
Biz de zaten bunu yapmasını bekliyorduk.이는 예상했던 것과 같습니다
Biz de zaten bunu yapmasını bekliyorduk.QUE É EXATAMENTE O QUE ESPERÁVAMOS.
Biz de zaten bunu yapmasını bekliyorduk.Que es exactamente lo que esperábamos.
Biz de zaten bunu yapmasını bekliyorduk.Vilket är precis vad vi förväntade oss.
Biz de zaten bunu yapmasını bekliyorduk.Което е точно това, което очаквахме.
Biz de zaten bunu yapmasını bekliyorduk.وهو ما نتوقعه بالضبط
Biz de zaten bunu yapmasını bekliyorduk.関数は、xをyに移行する場合、
Boeun o koca duvarı tek başına nasıl boyar? Doğru! Tek başına yapmasını söyledim!Ý em là sao? muốn anh giúp hả? không thể được, anh lo mọi người sẽ bàn tán..
Bol bol pratik yapın, ailenizden size quiz yapmasını isteyin. mutlaka kartlara yazıp okuyun.Aleměl bys to procvičovat. Měl bys požádat rodiže, aby tě vyzkoušeli. Měl bys mít kartičky s poznámkami.
Bol bol pratik yapın, ailenizden size quiz yapmasını isteyin. mutlaka kartlara yazıp okuyun.A lényeg, hogy gyakorolj. A szüleiddel együtt csinálhatjátok, ők kérdeznek, te meg válaszolsz.
Bol bol pratik yapın, ailenizden size quiz yapmasını isteyin. mutlaka kartlara yazıp okuyun.Ale treba to precvičovať. Mali by ste poprosiť rodičov, aby vás vyskúšali.
Bol bol pratik yapın, ailenizden size quiz yapmasını isteyin. mutlaka kartlara yazıp okuyun.연습을 하셔야만 합니다. 여러분의 부모님이 질문을 하게 하십시요. 노트 카드를 가져야 합니다.
Bol bol pratik yapın, ailenizden size quiz yapmasını isteyin. mutlaka kartlara yazıp okuyun.Maar je zou werkelijk moeten oefenen. Vraag je ouders of ze je willen quizen.
Bol bol pratik yapın, ailenizden size quiz yapmasını isteyin. mutlaka kartlara yazıp okuyun.Ma dovresti fare pratica. Dovresti farti fare le domande dai tuoi genitori. Dovresti scriverti delle note.
Bol bol pratik yapın, ailenizden size quiz yapmasını isteyin. mutlaka kartlara yazıp okuyun.Mais vous devez vous entraîner. Demandez a vos parents. Ou écrivez des cartes.
Bol bol pratik yapın, ailenizden size quiz yapmasını isteyin. mutlaka kartlara yazıp okuyun.Pero si deberías practicar. Haz que tus padres te hagan preguntas. Haz tarjetas con las tablas.
Bol bol pratik yapın, ailenizden size quiz yapmasını isteyin. mutlaka kartlara yazıp okuyun.Αλλά θα πρέπει να εξασκηθείτε. Βάλτε τους γονείς σας να σας ρωτάνε. Φτιάξτε κάρτες.
Bol bol pratik yapın, ailenizden size quiz yapmasını isteyin. mutlaka kartlara yazıp okuyun.لكن عليك ممارسة هذا ويمكنك ان تطلب من احد والديك ان يختبر قدراتك ويجب ان يكون لديك بطاقات ملاحظات
Bol bol pratik yapın, ailenizden size quiz yapmasını isteyin. mutlaka kartlara yazıp okuyun.あなたの両親にクイズを出してもらうべきです. カードを使うべきです. 学校に歩いて行く時に,口の中でつぶやいていくべきです.
Böylece, etkileri uzun sürede ortaya çıkıyor diye başkalarının bir şeyler yapmasını beklemeyeceklerdi.사람들이 그 지역 환경에서 어떤 일을 하기를 기다리고 있는 것이 아닙니다. 그 효과는 오랜 시간이 지나야 나타나기 때문이죠.
Böylece, etkileri uzun sürede ortaya çıkıyor diye başkalarının bir şeyler yapmasını beklemeyeceklerdi.מאז הציפיה שאנשים יעשו דברים בסביבה הקרובה בגלל ההשפעה שיש להם על הטווח הרחוק.
Böylece, etkileri uzun sürede ortaya çıkıyor diye başkalarının bir şeyler yapmasını beklemeyeceklerdi.أفضل من أن يفعل ذلك أناس أخرون في محيطك بسبب التأثير الطويل المدى.
Böylece, etkileri uzun sürede ortaya çıkıyor diye başkalarının bir şeyler yapmasını beklemeyeceklerdi.身の回りを気持ちよく保つほうが 行動してもらえるのです そして 農場の経験を思い出すと
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.A preto mediálne odvetvie prosilo, požadovalo, naliehalo, aby s tým Kongres niečo urobil.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Aşa că industriile media au cerşit, au insistat, au cerut Congresului să facă ceva.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.A tak mediální průmysl žebral, vyžadoval a domáhal se, aby s tím Kongres něco udělal.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Così l'industria dei media implorò, insistette, richiese che il Congresso facesse qualcosa.

İlgili Sayfalar